1 Eylül 2008

Alman Sevdası

Dünden devreden soru şuydu: "Avrupa'da Bundesliga dışında çalışan Alman teknik adam var mı? Bir çırpıda söylenebilecek Schuster'den başka." Bunu sorgularken Bundesliga'nın kalitesi, Alman futbolunu tartışmak mevzubahis bile değil! Jupp Derwall'ın ve Sepp Piontek'in bu ülke futboluna verdiklerini elbette unutmadan Türkiye'deki Alman teknik direktör sevdasının sorgulamanın vakti gelmedi? Başarının anahtarıymış gibi sunulan ve artık bıktıran klişe "Alman disiplini" nedir, kime ne faydası vardır? Güncelden başlayalım. Evet pasaportunda Alman yazıyor ama bu adam 30 yıldır tortilla yiyor. Real Madrid'in teknik direktörü Bernd Schuster dışında büyük liglerde çalışan Alman teknik adam var mı? Geçen sezon Galatasaray'ın oynadığı Panionios'un hocası Lienen'i de ekleyelim hadi. Milli takımları da dahil edelim. Yunanistan'ın başındaki Otto Rehhagel ve Gürcistan'dan ayrılan Klaus Toppmöller. Otistik değilim, aktif kariyeri devam eden Alman teknik adamların bir listesini ihtiyacım vardı elbette. Ne İspanya ne İngiltere ne İtalya ne de Fransa'dan bir takım çalıştırmak üzere transfer spekülasyonlarında adlarının geçtiğini bile hatırlamıyorum. Kendi ligleri Bundesliga'da 3 Hollandalı Martin Jol, Rutten ve Luhukay, 2 İsviçreli Favre, Marcel Koller; Slovenya'dan Prasnikar çalışıyor. 6 yabancı teknik direktör ve biz Avrupa'da -Türkiye bir kenara- çalışan 6 Alman teknik adamın adını bir çırpıda sayamıyoruz! Derwall, Daum, Rausch, Abramczik, Briegel, Feldkamp, Hollman, Saftig, Held, Piontek, Löw, Lorant, Stumpf, Skibbe ... Türkiye'den yolları geçen Alman teknik adamlar. Eksiği vardır elbet listenin. Aralarında dünya futbolunda 20 yıl ve öncesinde devrim yaratan akıllar da var elbette. Saftig, Held, Lorant, Briegel, Stumpf gibi enkazlar da... Peki genç kuşakları? Bayern Munih'in kulübesine paraşütle inen Klinsmann dahil Avrupa futbolunda son 15 yılda devrim yaratan Alman teknik adam kim? Büyük liglerin takımları neden Alman teknik adam tercih etmiyor? Derwall hatırasından, referansından doğan Alman teknik adam sempatisine saygı duyarım elbette de; Alman futbolcunun kenarından geçmediği Türkiye liginde sadece kadroda Almancı futbolcular var sebebine sırtına yaslayıp Alman teknik adam tercih etmek hangi akla sığar? Inter, 3 Almanla oynarken teknik direktörü kimdi? Trapattoni. "Kadroda Almanya kökenli futbolcular var, Almanca biliyorlar" diye Alman teknik adam göreve getirilir mi? Ümit Karan, Aykut, Barış, Hakan Balta Türkçe, İngilizce bilmiyor mu(!) Üstelik Alman teknik adam Skibbe, Türkiye'de İngilizce konuşurken!... Kalli, Rehhagel başta olmak üzere Alman teknik adamlar ülkelerinin eski stadları gibiler. Ne Allianz Arena; ne Commerzbank Arena ne de Veltins Arena gibi yeni stadları kalibresinde, futbolda devrim yaratacak bir teknik adam kuşağı -Magath'ı ayrı tutalım- yetiştiremediler ne yazık ki. Efsane yıldızları Lothar Matthaus şimdi İsrail'de çalışıyor. Devir Hollandalı (Rijkaard, Hiddink, Van Gaal, Ten Cate, Martin Jol, Advocaat) ve İspanyol teknik adamların (Juande Ramos, Emery, Rafael Benitez) devridir... Ve Alman disiplini? Yalandır, varsa da kampa çocuk getirmeyi yasaklar ancak! Futbol mu konuşuyoruz yoksa Ford fabrikasında iş verimliliği mi? Ferguson disiplini, Aragones disiplini, Mourinho disiplini, Prandelli disiplini; olmadı Alp disiplini...

Yıllar boyunca elinde kavalı, çoban kıyafetiyle fotoğrafı yayınlanan ve 1000 kez Galatasaray ve Fenerbahçe ile adı geçen ancak bir türlü Türkiye'ye gelemeyen Winfried Schafer'e selam olsun...

37 yorum:

Anonim dedi ki...

yazıya ait foto göremedim koysana en guncel örneği skibbeyi :)

Alman sevdası işte...offf ki ne offf

Eline saglık...

aşkın dedi ki...

İttihat ve Terakki mirası desek?
Sanırım düz mantıkla disiplinsiz Türk futbolcusunu yola getirecekleri düşünülüyor.
Yalnız Daum'un Fener'inin kondüsyonu düşünüldüğünde kötü bir düşünce de değil.Bu ülkeden Tigana da geçti, ''yarışmacı değil yetiştirici antrenör'' diye etiket yapıştırılıp gönderildi. Ne yapalım abi kimseyi beğenmiyorlar.
Üstün Alman Teknolojisi.

del piero dedi ki...

osieck'ide unutmayalım lütfen, büyük emekleri var ligimize :)

Anonim dedi ki...

tebrikler dun aksamdan bu yana 2.guzel yazi
bu arada fotomac bugun beni cok guldurdu,manset
buyrun
http://d95.com/94dc

ERKUT dedi ki...

Bizimkişsi Üstün AlmanTeknolojisi hayranlığı .ASlman olsun çamurdan olsun misali....

Ku.Ba dedi ki...

Iste bu!!! Ekleyecek bir sey bulamiyorum :)

Umarim Türk futbol otoriteleri de artik bu gerçegin farkina varir.

Anonim dedi ki...

birde trabzonspor a werner bhiskup isimli bir hoca gelmişti 20 yıl kadar önce.adam resmen ayyaşdı.zaten kısa zamanda yollamışdı trabzon.

cisco dedi ki...

dediklerini dogru kabul edebilmek için en bastan skibbe'nin bu takımın basına alman oldugu için gectigini, ya da alman olmasaydı gecemeyecegini kabul etmek lazım. ben boyle oldugunu sanmıyorum.

gs'nin genel olarak alman hocaları, fb'nin brezilyalıları tercih ettigi gibi bir istatistik olabilir onumuzde. ama bu bundan sonra alman ya da brezilyalı seilmemesi gerektigi anlamına gelmez.

aynı mantıkla dusunursek abdullah avcı da gelmesin, cevat hoca falan da. turkiye dısında iş yapan turk antrenor yok cunku.

atrıca bu ulkeye ispanyol da geldi, nasıl gittigini hepimiz gorduk. ya da mesela, reijkard barca'ya geldigi sene gs'ye gelseydi ne kadar kalırdı takımın basında?

bir adamı alman oldugu için takımın basına getirmekle, alman oldugu için getirmemek arasında fark yoktur bence. zaten skibbe'nin sorunuda alman olması degil bence.

bence sorunu kendimizde aramalıyız. cunku bu ulkeye gelen hiçbir antrenor iyi degildi. ya stajerdi, ya bunaktı, ya korkaktı, ya deliydi. her antrenor tartısmasının badem gozlusu lucescu bile burda calısırken korun onde gideniydi.

Anonim dedi ki...

Aceto,

Piontek Danimarkalıydı. Düzeltme yapmakta fayda var.

MİYOZZY

BT dedi ki...

@miyozzy
Danimarka milli takımını çalıştırmış Alman desek..

Anonim dedi ki...

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/9795804.asp?gid=229&sz=4443

Hocam nedir oalyin detayi. Bilgilendirirsen sevinirim.

Canto dedi ki...

Ottmar Hitzfeld var sanirim atlanmis olan.... Gozden kacmamasi gerekirdi diye dusunuyorum. Ha, cok mu onemli basarilari var uluslar arası arenada, belki yok ama gene de cok ust seviye bir antrenör olduğu ve burada adı geçen bir çok italyan - hollandalı'dan daha kariyerli olduğunu söyleyebiliriz.

Canto dedi ki...

Ottmar Hitzfeld'in hiç lafı geçmemiş. Oldu mu şimdi yani... :) Alman Tekn. Direktör deyince akla gelen ilk isimdir...

Anonim dedi ki...

tigana gerçekten önemli bir teknik adamdı.bir ikincilik, 2 türkiye kupası,bobo,serdar kurtuluş,mehmet sedef,burak daha adını sayamadığım genç oyuncu listesi.o liste nerdedir acaba şimdi.
ercü

Anonim dedi ki...

Euro 2004 ten sonra iğrenç bir defans ve alan daraltma ekolü oluşturmuştu.Otto Rehhagel e burdan selamlar.Şimdiyse Euro 2008 den sonra devir İspanya,Hollanda,Rusya,Türkiye gibi göze hoş gelen futbol oynayan ekiplerin devri.Artık Alman ekolüne ve disiplinine ihtiyaç yok zaten kimse de stadyuma dsipilin görmek için gitmiyor.


Bu arada Joachim Löw,Alman ekolüne biraz ters futbol oynatıyor,en azından Almanya yı.Ona da burdan selamlar :)

Nazmi Hasdemir dedi ki...

Heldkamphollsaftigibbe

Alman anterönerleri dışında dünyanın her milletini severim. Alman hocalardan nefret ediyorum. Şu son gelen hoca saftigten ve Heldden sonra gelen en kötü hocadır. Galatasarayı taşıyamaz.

Anonim dedi ki...

Ali şen in arkadaşı Franz Beckenbauer atlanmış galiba.Her seçimde fenere getireyim derdi ama bişey göremezdik.Gs yi ilk kez şampiyonlar ligine çıkaran Reiner Hollmann da vardı hatırladığım.

Anonim dedi ki...

Ali şen in arkadaşı Franz Beckenbauer atlanmış galiba.Her seçimde fenere getireyim derdi ama bişey göremezdik.Gs yi ilk kez şampiyonlar ligine çıkaran Reiner Hollmann da vardı hatırladığım.

Borges dedi ki...

Komik olan Hitzfeld'in Avrupa basarisi yok diyen arkadas idi. Eklemeden gecemiyorum malasef, dünya üzerinde iki baska takimla Sampiyonlar Ligini alan dünyadaki aktif biricik teknik adamdir. Bu pek basari degil gibi duruyor, Sampiyonlar Ligi sampiyonlugu ve Baska baska takimlarla.. Arkadasa sormak isterim uluslararasi basari nedir ?

Toplamda söylenilecek muhakkak ki cok sey var ama konu skibbe üzerinde devam ediyor ve ne olursa olsun basarisiz "görüntünün" üzerine ne söylense alkis-kiyamet kopar sanirim.

Isvicre'nin italya maci Hitzfeld ve yurt disinda teknik adamlik yapan almanya icin önemli bir "ayrinti"dir. Bunun disinda sunu da sorabiliriz: Yurt disinda oynayan kac tane alman futbolcu var.. Diyelim ki yok ya da elle sayilacak ölcüde az. Alman futbolcu alinmasin'a mi gelir konu.. Bu alman futbolunu ve Alman Milli takimini, daha da önemlisi alman futbolculari degersiz mi kilar ? Keza italya da disariya fazla futbolcu ihrac eden bir ülke olmadi, son yillardaki artis haric.. bu nedir ki? Ingiliz kac teknik adam vardir disarida ?ya da premiere lig'de kac ingiliz teknik adam var..

Bence Türkiye Süper liginden giden ve burada "yetersiz" bundan bir bok olmaz, getire getire bunu mu getirdiler denilen teknik adamlarin bugunku durumuna bir göz atmak gerek.. Misal Avrupa Sampiyonasinin yari finaline kalan dört teknik adamin türkiyedeki konumuna bir bakalim. Löw,Arogenes, Terim, Hiddink.. Abramovic'in rusyanin basina getirmek icin deli caba harcadigi Hiddink'in türkiyedeki konumuna göz atalim. Ya da kariyeri iyi olan Toschak'in besiktas icin yaptiklarina..

Kariyeri iyi olan adamin Türkiye Süper Ligi macerasi -almanlar ve disiplinleri haric- pek bir önemli olmuyor. Burada dikis tutturamasi hali hazirdan elde etmis oldugu kariyerine zarar veremiyor. Bize gereken nedir ? KAriyeri yüksek olan mi yoksa bizimle beraber cikisa ihtiyaci olan teknik adamlar midir ?

Konu karissa da temelde problemin teknik adamdan ziyade ona olan yaklasiminda oldugunu dusunurum.. ve belirtmek gerekir ki Klinsmann'a Liverpool 8 milyon euro vermistir, Hitzfeld'e bugun dünya devi olarak anilan butun buyuk takimlar teklif sunmuslardir. Aynen Kahn'in yillar yili iceride kaldigi gibi almanyada futbol yasamini sürdürmesi tercih edilmistir..

Uluslararasi basari yakalayan takimlara baktiginiz zaman teknik adamdan ziyade onda israr eden yönetimleri görürsünüz.. Zico degil onda israr edip bir düzenin kurulmasini saglayan fenerbahce yönetimidir basarinin mimari.. Daum'u Sampiyonalr Ligine sokamadigi icin o yil kovup eski gelenegi devam ettirebilirdi fenerbahce gibi..

Velhasil, su zaman icerisinde basari saglayacak olan teknik adamin milliyeti degil sansi olmasi gerekiyor.. Bu ülke icin mutlak süretle hangi kimlige sahip olursa olsun ilk yilinda muazzam basari saglamasi gerekir, baska türlü Hiddink gelse diyecegim o da geldi gönderildi zaten, mourinho gelse fayda etmez..

jose dedi ki...

Isvicre federasyonu Hıtzfeldı bıze versın aramızda para toplayalım başa getırmek ıcın.

edebivurgu dedi ki...

Aragones'in geleceğini merakla beklerken, Löw'ün oynattığı takımı izleyememiş-hatırlayamayan- olan ben; net olarak söyleyebilirim ki Daum'un Fenerbahçe'ye oynattığı futbolun tadını bir Nazım'ın şiirlerinden bir de 2006'nın Barçasından almışımdır :) ...

Othello dedi ki...

Yurt disinda takim calistiran kac Ingiliz var? Ottmar Hitzfeld ayarinda kac tane Italyan ya da Ispanyol sayabiliriz?

Dahi (ya da digerlerinden daha kismetli) teknik adamlari zannedersem irk-milletten bagimsiz olarak yetisiyor.

Yazinin hedefini pek kestiremedim.

Julien Dekosta dedi ki...

@othello

yazinin hedefi kanimca sirf takimda almanci oyuncular var diye alman olmasa normalde ilgilenmiyecegin hocalara takimi teslim etmenin yanlisligi.

Anonim dedi ki...

Ottmar Hiztfeld'in atlanması inanılmaz bir gaf olmuş bence.. Dünyanın en iyi 3-4 hocasından biridir..

Anonim dedi ki...

hg32: http://de.wikipedia.org/wiki/Liste_deutscher_Auslandsprofitrainer_(Fu%C3%9Fball)

Anonim dedi ki...

Bu arada sevgili Aceto, devir Hollandalıların devri demişsin de o listede Hiddink dışında şu anda başarılı biri yok.. Rijkaard'ın 2 yılda Barca'yı ne hale getirdiğini gördük, keza o efsane üçlünün diğer 2 elemanı Van Basten ve Gullit'de son derece başarısız hocalık kariyerleri geçirmekteler. Martin Jol'e değinmek bile istemiyorum.

Rafa Benitez kağıt üstünde başarılıdır ama Liverpool'a geldiğinden beri takıma uyuz edici, kabız bir futbol oynatmaktadır.. Premier Ligi izleyen kime sorarsanız sorun önce Arsenal, Chelsea ve ManU (O da Ronaldo varsa, o olmadı mı ManU'dan eser kalmıyor'yu izler sonra Liverpool maçını açar ve 25. dakikada sıkıntıdan uyuyakalır..

Unai Emery'nin devri konusunda henüz yorum yapmak çok erken.. Valencia macerasının neticesini bilmiyoruz ama ilk izlenim kıytırık Malaga maçındansa 9 kişilik Real'den 4 golü yeme başarısı gösteren bir takımın hocası olduğu yönünde..

Bir ülkeye mensup hoca veya oyuncuların o ülke dışına çıkmaması çok önemli bir kıstas olarak alınmamalı bence.. İtalyanlar uzun süre barınamıyordu La Liga'da, yeni yeni Almanya'ya açılıyorlar ve orda da Luca Toni dışında kendini ortaya koyabilen bir adam yok.. İngiltere'de zamanında Chelsea'nin İtalyanları ses getirmişti (Zola, Vialli) ama takım somut bir başarı kazanmamıştı.. Buna rağmen İtalyanların nasıl bir futbol ekolü olduğunu biliyoruz..

Şu an devir herhangi bir teknik direktör ekolünün devri değil bence.. Sadece anlık sıçramalar yapan bazı hocalar var; Laurent Blanc, Claude Puel gibi.. Bir de anlık sıçramalar yapıp balon olduğu ortaya çıkanlar var; Rijkaard, van Basten, Fatih Terim gibi; bir de her zaman gittiği takımlara başarı getirmesi muhtemel olan ekoller var; Mourinho, Capello, Hiddink, Lippi, Daum, Hitzfeld gibi; bir de hiçbir zaman bir şey yapamayacak olanlar var; Domenech, Ranieri gibi..

Anonim dedi ki...

Pardon Aceto.

MİYOZZY

aşkın dedi ki...

Ya bir Rainald Doneuix vardı, Nantes - Sociedad hani.Demek bu hayatta biraz da şans lazım, çıkışsa çıkışın tillahını yaptı hem de 2 farklı takımla ve muhteşem pas düzeniyle.

Anonim dedi ki...

aslında hollandalı teknik adamlar dememekte fayda var.johan cruyff desek daha doğru olacak galiba.barca'nın altyapı sistemini kuran ,teknik direktörünü belirleyen ,hollanda milli takımının antrenörünü seçen vs vs çoğu iş onun kafasından çıkıyor gibi geliyor bana.fazla mı abartım bilemiyorum.
ercü

Anonim dedi ki...

Kariyerinin son demlerini yasayan Hitzfeld, kariyerinin olgunluk döneminde olan Magath, kulüp takimlarinda ne yapacagi merak konusu olan Klinsmann, Bundesliga'nin bence iki iyi antrenörlerinden Armin Veh ve Ralf Rangnick ve son olarak Alman Futbolu'nun TD olarak en büyük umudu olan, ve Dortmund'da simdi kendini ispat etmesi gereken ve bu gidisle edecek olan Jürgen Klopp hic de yabana atilacak hoca degiller.

Bu listeye Skibbe su anda Galatasaray'da zor durumda olmasaydi ekleyebilirdik, ama simdilik yedekte bekletelim. Löw ve Daum'un adini anmadik bile henüz.

Anonim dedi ki...

yani bilmiyorum teknik direktörlük mesleği altında ülke genellemesi ne kadar doğru olur ama hollandalıların tartışmasız üstünlüğünü bir kenara bırakırsak demin sayılan yeni nesil genç hocaların, yeni stadlardaki yeni bundesliga gibi parlayacaklarını düşünmekteyim. skibbe de bunlardan biridir.

Anonim dedi ki...

askin gibi bende soruyorum, Rainald Doneuix nerde???süper hocaydi adam sonra birden yok oldu

Anonim dedi ki...

sahi skibbe neden ingilizce konuşuyor yauv??

Anonim dedi ki...

Aslında bu ülke insanı olarak "Almanya" ile olan ilişkilerimizden kaynaklanıyor. Yıllarıdır "alaman çikolatası , alaman şöyle yapıyor , alamanın sokakları pırıl pırıl" geyikleriyle büyümüş kitlelere en güzel pskolojik güven verecek isimlerdir alaman hocalar.

Biz askeriyeden , demiryoluna , futboldan , pornoya her alanda etkilenmişizdir almanlardan. Hatta "eyalet sistemi" konusunda politikada bile. Derin mevzular.

Anonim dedi ki...

Alman daha rahat geliyor bu memlekete, önemli bir faktör de bu. Alman için Türkiye o kadar büyük bir bilinmez değil. Hep Türkiye'deki talep açısından bakmışsınız oysa fazla bir alternatifi de yok bu ülkenin spor adamı getirtmek açısından.

O saydığınız Hollandalılardan birini getirmek için şimdiki kulüplerinden kazandıklarının kaç katını teklif etmek gerek acaba?

Futbolcu açısından düşünürsek, balkanlar hariç Avrupa ülkelerinden gelme kaç oyuncumuz oldu bugüne kadar? Aceto, kusura bakma sen hiç sevmiyorsun bu lafları ama sonuçta gerçekten de "Futbol sadece futbol değil" Bunu gözardı eder de istatistiklere kuru kuruya bakarsan, "Alman disiplini-Türklerin anlamsız Alman saplantısı, vs" gibi geyiklerden başka bir açıklama kalmıyor.

Anonim dedi ki...

Ne yazık ki tek taraflı bir yazı. İtalya, İngiltere ve İspanya'nın teknik direktörleri pek ünlü de biz mi bilmiyoruz? İngiltere'den ve İspanya'dan zaten yok.

İspanya'dan Benitez mi? Hadi onu sayalım.

İtalya'dan Capello ile Lippi mi?

İngiltere'den zaten kimse yok da.

Hollanda'nın torpillileri mi başarılı? Rijkaard, Gullit, Van Basten mi? Yoksa AZ Alkmaar'da sıkışıp kalan Louis Van Gaal mi? Koeman mı?

Almanya'yı eleştirmeden önce yurt dışına leblebi gibi teknik direktör ihraç eden ülkeleri yazmanız gerekirdi önce.

Bu yazınıza pek katıldığımı söyleyemeyeceğim ne yazık ki Aceto Bey.

Bolat dedi ki...

Ben Aceto'dan Hitzfeld ismini nasil atladigi konusunda bir cevap bekliyorum acikcasi.

Bunca yorum yapilmis Hitzfeld ile ilgili haksizlik yapildigina isaret eden ama Aceto kulaginin üzerine yatmaya devam etmis tabiri caizse.

Bir ülkenin hocalarinin baska ülkelerde calismiyor olmasi aslinda o ülkenin futbol kalitesiyle ilgili cok ciddi ipuclari vermez. Bu noktaya cok dalmadan yeniden Hitzfeld konusuna dönersek, Hitzfeld isteseydi Capello'dan önce Real'in Mourinho'dan önce Chelsea'nin basina gecerdi, iki traraftandan da gelen korkunc yüklü teklifi reddetmis ve Almanya'da kalmayi tercih etmistir. Sebebi: futbolculariyla en iyi iletisimi kendi diliyle kuracagina inanmasidir.

Ayrica, Rangnick, Kloop, Labadia, Klinsmann gibi genc ve basarili olmaya namzet cok iyi bir kusak yetisip geliyor.