28 Ağustos 2007

Batman ve Robin: Kezman ve Robben

Adam Türkiye'ye geldiğinde Haşmet Babaoğlu'nun başını çektiği grup, "bu adam şimdi gol atınca çetnik selamı verir" deyip suyu bulandırmıştı kafadan. Aslında en son tartışılacak mevzuydu. Önce bir gol atsın sonra bakardık selamına. Mateja Kezman, Fenerbahçe'de 2. sezonunda. Bizim ligi leblebi gibi gol atacağı bir lig sandığını ancak kazın ayağının öyle olmadığını söylemişti geçen sezon. Onun üzerinden bir Hollanda Ligi golcüleri değerlendirmesi yapmak lazım, fazla uzağa değil son 10 sezon bazı tüyolar veriyor bize. Romario ve Ronaldo'nun ısınma turlarını attığı, Van Basten, Van Nistelrooy, Bergkamp gibi golcüler yetiştirmiş Hollanda Ligi öncelikle UEFA kriterlerinde 2. sınıf lig ve gol krallığı hesaplarında da katsayıları 5 büyük ligden düşük. Kısacası büyük golcüysen rüştünü 5 büyük ligde ispat edeceksin. Kezman'a gelmeden 10 yıl öncesine gidelim. Litmanen Ajax'da kraldı, Barcelona ve Liverpool'da bir baltaya sap olamadı. Belçikalı Nilis PSV'de 2 sezon 21 golle-ortalamanın altında- gol kralı oldu. Aston Villa'ya gitti ve ayağı kırıldı bu yüzden Hollanda sonrası kariyeri kötüydü demek haksızlık olur. 98'de Yunan Mahlas, Vitesse'de 34 gol attı ve Ajax'a gitti. Hollanda'dan Sevilla'ya uçtu ve orada çakıldı. Papaz pilav yememişti. PSV'de Van Nistelrooy 2 sezon kral oldu, 31 ve 29 gol attı. Ağır sakatlığı sonrasında Man. United'de tavan yaptı. Premier Lig'de 120'ye yakın golün hiçbirini ceza sahası dışından atmadı. Van Hoojdonk, 2001'de yüksekten uçan Feyenoord'da 24 gol attı. Son 5 yılda Kezman ile Fenerbahçe'ye gelen 2. gol kralı. Celtic, Benfica ve N.Forrest'de oynadı ama İtalyan ve İspanyollar hiçbir zaman yüz vermedi ona. Burada Jardel'i hatırlamak lazım. Portekiz ligi dandik ondan her sezon 35-40 gol atıyor deniliyordu. Ona da Serie A ve La Liga kapısı açılmadı. Kezman ile bitirmeden 3 adamın daha adını anayım: Dirk Kuijt gol kralı olup Liverpool'a transfer oldu ancak 2. sezonunda o da yedek kulübesini boyladı. Ajax'lı Huntelaar ise gelecek sezon muhtemelen 30 milyon euro üstüne satılacak. Son gol kralı Heerenveen'li Afonso Alves'in ise 34 gol atmasına rağmen yine büyük liglerde suratına bakan yok.
"Aykut, Aykut yapan Oğuz'dur" önermesine katılırım. Kezman'ı Kezman yapanın da Robben olduğu gibi. Mourinho da sırf bu yüzden ikisi bir arada transfere imza atmıştı 2004'de. Hollanda Ligi 3 büyük takım dışında antrenman vermekten öteye gitmeyen takımlarla doluydu PSV'nin Gerets ve Hiddink ile şampiyon olduğu sezonlarda. Kezman gole giderken asistler Robben, Rommedahl, Van Bommel'den geliyor, Van Nistelrooy, Hesselink gibi adamlar rakip defansın kafasını şişiriyordu. Chelsea'nin ipini koparan geldi kadrosundaki başarısızlığı Mahlas'ınkinden farklı değil. A. Madrid gibi transfer ishali olmuş bir takıma gitmesi de normal orada Torres'in gölgesinde kalması da. Onca isim arasında konu dağıldı mı nedir? Bağlayayım o zaman. Kezman'ın problemi Hollanda Ligi'nin yanıltan istatistikleri. PSV gibi her maçta rakiplerine 4-5 atmıyor Fenerbahçe. Kadrosunda ne bir Robben ne de bir Rommedahl var. Kezman, 2 yıl içinde dibe vuran şöhreti ve 5 milyon euro barajının altına inen bonservisiyle-gelecekte alacağı yıllık ücreti etkileyecek- hazmedemeyen bir adam. Bu klasik bir çöküş hikayesi. Batman'ı Batman yapan Robin'di bu hikayede. O da şimdi Real Madrid'de Van Nistelrooy'a kesecek ortaları...

9 yorum:

Anıl dedi ki...

Fenerbahçeliler'e göre Batman artık Badman :)

Anonim dedi ki...

http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=14247

Anonim dedi ki...

kusura bakmada ben bu yazıdan hiçbişey anlamadım..sadece 'batman ve robin' yazsanda olurmuş yani..

ısmarlama gezgin dedi ki...

Mükemmel bi yazı olmuş, ak lig kara lig ortaya çıkmış ellerine sağlık üstad..son zamanlarda aklımda kalan bi enstantaneyi de hatırlatmayı borç bilirim: kezman orta carlos uçan kafa, bilmem anlatabildim mi (:

Prometheus dedi ki...

Tamamıyla mantık hataları ile dolu bir yazı...

Mantık hataları deyince de hemen açıklamam lazım...

1.Kezman ve Robben ikilisinden bahsedilmiş... Yazıda ismi geçen her golcünün bir Robben´i vardı... Ronaldo‚ Romario‚ Van Nistelrooy ve diğerlerinin "tek başına gol kralı" olduklarını söylemek herhalde imkansız... Eh‚ doğal olarak Kezman´ın da gol kralı olurken iyi anlaştığı bir asistörü olması kadar mantıklı bir şey olamaz... Yazı taraflı bir bakış açısıyla futbolun en basit gerçeğini sanki Kezman´ın eksikliği gibi vermiş... Kısacası zaten her Batman´ın bir Robin´e ihtiyacı vardır... Bu futbolun en basit gerçeklerinden biridir... Bunu biraz dramatik ve ağdalı bir dille vererek gerçekler çarpıtılmış...

2.Nilis‚ Mahlas gibi kötü örnekler ortaya konulmuş... Ancak Ronaldo‚ Romario‚ Van Nistelrooy‚ Van Basten (bunlara ekleme yapmak gerekirse Gullit‚ Kluivert‚ Roy Makaay‚ Dennis Bergkamp -ki bunlar sadece golcüler‚ orta sahaları ve defansları da sayarsak rakam 50´yi bulur) gibi Hollanda Ligi´nde "yetişen" birçok oyuncu atlanmış... Kezman´ı yermek için Cruyff´ların‚ Laudrup´ların‚ Koeman´ların‚ Davids´lerin ligi aşağılanmış... Her yıl dünya futboluna en az bir süper yıldız veren dünyanın en iyi altyapıları yok sayılmış...

Her ligde Nilis ve Mahlas gibi parlayıp yok olan yıldızlar vardır... Bu ligin değerini düşürmez... Hollanda Ligi gol katsayısında düşük bir sırada da olabilir... Ancak biraz futbol tarihine bakıldığında ve "yetenek yetiştirme sıralaması" yapıldığında brezilya´ya yakın bir değerde olduğu görülecektir...

3.Futbol bir "taktik" oyunudur... PSV´nin ve Chelsea´nin sistemleri tartışılmadan‚ sadece attıkları gol olarak incelemek en hafif deyimiyle "SKOR" yazarlığının ötesine gitmez... Skor yazarlığı yaparak olaylara bakarsak da ilginç sonuçlara ulaşabiliriz... Mesela Kezman Chelsea´de ligde 25 maçta 4 gol attı‚ çok kötü bir golcü diyebilirsiniz... Ancak Shevchenko´nun da aynı takımda bu sefer 30 maçta 4 gol attığı gerçeği skora dayalı kurduğunuz bu mantığı yerle bir eder... Kezman´ın da‚ Shevchenko´nun da Crespo´nun da sorunu Chelsea´nin "4-5-1" oynamasıdır... Sheva daha yetenekli olmasına rağmen Drogba´nın bu sisteme daha iyi uyum sağlaması aradaki gol farkını doğurmuştur...

4.Dünyada en kötü transfer yapan takım diye bir sıralama yapsanız herhalde Atletico Madrid ilk üç sıradan birini alır... Bu yılki transferleri üzerine İspanyol Gazetesi AS´ın yaptığı bir yorumu aktarayım ki durum daha net anlaşılsın...
"Atletico´nun vücudu Frankenstein gibi... En güçlü kol‚ en iyi bacak‚ en iri gövde bir araya getirilmiş... Ama beyni ne yazık ki bilgisayar oyunlarındaki Lemming´ler gibi... Bu yüzden teknik direktörler ne yaparsa yapsın bu kocaman ve sağlıklı vücut‚ ne yapıp edip kendini bir uçurumdan aşağı atmanın yolunu buluyor"

Kısacası Kezman´ı Chelsea´de sistem (ne yazık ki biz de 4-5-1 uyguluyoruz)‚ Atletico Madrid´de de kötü bir takımın önünde oynamak zor durumda bıraktı...

Kezman´ın "yetenek sorunu" olduğunu söylemek de "balık hafızalı" olmakla eş anlamlı sanırım... Bırakın PSV´yi Chelsea´yi‚ geçtiğimiz yıl Konya´ya attığı "yeteneksiz bir futbolcu" nasıl atar... Akıl var‚ mantık var...

Peki Kezman´ın kötü yönü hiç mi yok‚ hep mi başkası suçlu diyebilirsiniz... Senelerdir takip ettiğim kadarıyla çok kötü bir yanı var evet... ÇOK DUYGUSAL... taraftardan çabuk etkilenen morali çok çabuk bozulan bir oyuncudur...

Ama "taraftar onu iyi motive ettiğinde de" tutulması imkansızdır...

PSV´de neden başarılı olduğu sorusuna da gelince... Bırakalım kendi anlatsın:

For four years PSV was my home. Van Basten was my idol when I was a kid. I had his stickers when I was a young boy. Holland was good to me. I **** respect there. Respect I haven´t had everywhere I´ve been."

Respect yani "saygı" sözcüğü bence anahtar bir kelime... Ama mabette şu anda en az olan şey ne yazık ki "saygı"...

Noone dedi ki...

Çok ilginç bir yazı. Hayretler içinde kaldım desem yeridir.

Zaten seçkin anlatılacak her şeyi anlatmış yukarıda, ancak benim eklemek istediğim birşey daha var.

"Hollanda ligi kötü" demişsiniz. Afedersiniz ama Fenerbahçe kulübü İngiltere Premmier Liginde mi?

Türkiye Ligi ve kalitesini hepimiz biliriz. Böyle çok sürpriz olmazsa ilk dört sepetinin pek de değişmediğini biliriz.

Siz şimdi çıkıp Hollanda liglerini ve gol atmanın kolaylığını söylüyorsunuz.

Afedersiniz ama sizin liginiz sıralamalarda kaçıncı, başarılarınız neler, futbol mentalitesi Türkiye'de hiçbir zaman anlaşılabildi mi?

Yok, yok. Biz Türkler herzamanki gibi her şeyi en iyi bilir ve yoruumlarız.

Şunu size söyleyeyim, bizler bu işten anlamıyoruz. Bizler herkesi çabucak patlayan bir dinamit sanıyor ve bu yıldızları bir robocop sanıyor. Ama değil, onlar da bir insan ve Türk kültürüne ısınmaları, ligi tanımaları en az bir yıllarını alıyor. Ve bugün Kezman'ın son röportajına göre anladığı tek şey var "sizler yıldız söndürücü bir ülkesiniz, Ortega, Hooijdonk, Anelka ve bilimum kişiye de bunları yapmışsınız. Üzgünüm ama böyle devam ederseniz bir kişiyi daha kaybedeceksiniz."

Üzülüyorum ben de bu yorumu işittiğime, futbolun F sinden anlamayanlar yüzünden bunca adamın heba olmasına...

Sadece Anelka'ya bakın nasıl oynuyor artık, Mant. peşinde. Bizler bu şansı tanımadıkça, onlara yardım etmedikçe daha çoook kaybedeceğiz.

Sevgiler.

Anonim dedi ki...

Ustad yazını daha yeni okudum.Jardel Serie A oynadı Ancona formasıyla.Gözünden kaçtı herhalde.

Anonim dedi ki...

Bu yazıya güzel diyen hayatı boyunca güzel yazı görmemiştir, ne bu yahu siz hayatınızda yazı yazmadığınız için bilmiyorsunuz. Şimdi bu yorumumu siler bu kardeş :) Boşgeçin googleda aratıp bulduklarını yazmış. Yorumunu sdöyle kardeş ne anlatıyorsun. Mehmet demirkol gibi boş boş konuşuyorsun. Bir iki yalaka da çıkmış güzel yazı diyor allah bilir o yorumları da kendin yazıyorsundur

pclion dedi ki...

Ahahaha! Ali Kemal, efsane olacak bir yorum yazmışsın ama gözden kaçmış. :)

Bülent "kardeş", çok güzel yazıyorsun, devam.