13 Nisan 2012

Hafta Sonu Futbol


21:30 Stuttgart - Werder Bremen @Trt HD

14 Nisan Cumartesi
14:30 Liverpool - Everton @NTV Spor
14:30 İstanbul BB - Eskişehirspor @Lig TV
16:30 Schalke 04 - Dortmund @Trt Haber
19:00 Beşiktaş - Galatasaray @Lig TV
19:30 Bayern Münih - Mainz @Trt HD
21:00 Real Madrid - S. Gijon @NTV Spor
23:00 Levante - Barcelona @NTV Spor

15 Nisan Pazar
13:00 Espanyol - Valencia @NTV Spor
14:00 Kasımpaşa - Elazığspor @Trt 1
14:00 Rizespor - Sakaryaspor @Trt 3
14:30 Sivasspor - Bursaspor @Lig TV
16:30 M.Gladbach - Köln @Trt Haber
18:30 Freiburg - Hoffenheim @Trt HD
19:00 Fenerbahçe - Trabzonspor @Lig TV
20:00 Tottenham - Chelsea @NTV Spor
22:30 Rayo Vallecano - A. Madrid @NTV Spor

10 Nisan 2012

Celladını Kendin Seç

Seksenyedi yazıydı. Son model Mercedes’inde Napoli tabelasını gördüğünde güldü ve yanındaki karısına “Hatırlıyor musun?” dedi. “Neyi?” dedi Giovanna... “20 yıl önceyi... Fiat 600 ile gelmiştik Napoli’ye. 60 bin liret taksitlerini ödüyorduk.” 20 yılda onca şey yaşamışlardı, Luciano onca araba değiştirmişti. Kafa sallamakla yetindi Giovanna Moggi...

Siena yakınlarında Monticiano’da doğdu Luciano... Her İtalyan erkeğinin çocukluğundaki gibi o da futbola aşıktı, ona ilk topu hediye eden Graziano Galletti’yi hiç unutmadı, yıllar sonra basamakları tırmandığında onu yanından eksik etmedi. Futbolcu olmak istiyordu Luciano ama ufak bir problem vardı. Yeteneksizdi... Top kontrolu zayıftı ve mahalle arasında kalmaya mahkum tekniğiyle nereye gidebilirdi ki! İyi bir öğrenci de olmayı başaramadı. Liseyi zor bitirdi. Artık yola çıkma zamanıydı, ama nereden? İtalyan demiryollarında rayları kontrol eden memur olmak istiyor muydu? Elbette ki hayır ama fakir ailesinden destek gelmeyince Civitacecchia’nın yolunu tuttu. Tamam futbol yeteneği yoktu, iyi bir öğrenci değildi ama akıllı adamdı Luciano. Bir zaman sonra bilet sorumlusu oldu. Gün gelecek başka biletleri; milli takımın maç biletlerini karaborsaya vermekle de suçlanacaktı... 20’leri dördüncü lig takımlarında futbol oynayarak geçti. Üç kuruş parayı veren uzak kasaba takımlarına “Evet” diyordu yeteneksiz Luciano; çünkü o kasabalara giden trenler ona bedavaydı...


1967’de Büyük Inter’i yaratan Helenio Herreira, şampiyonluğu Juventus’a kaptırdığında 30 yaşındaydı Luciano Moggi ve taraftarı olduğu kulübün zaferini kutlarken; bir yandan da “Benim yerim futbol dünyası” dedi. İşten kalan vakitlerinde, hafta sonlarında durmadan maç izliyordu ufak stadyumlarda. Futbolcularla arkadaş olmayı başarmıştı. Onların sevdiği üç şeyden iyi anlıyordu: Kadınlar, arabalar ve futbol dünyasının dedikoduları... Yıllar sonra “Futbolcularla arkadaş olmak istiyorsanız, bir yemekte susup onları dinleyin. Onlar yalnız adamlardır ve konuşmak isterler” dedi. Bir spor gazetecisi Pini Zahavi’nin varlığından elbette haberdar değildi. İsrailli gazeteci o yıllarda Moggi ile aynı taktiği kullanıyor ve futbolculara yakın olmak için muhabbet adamı rolüne soyunuyordu. Zahavi yıllar sonra dünyanın bir numaralı menajeri olacak ve Moggi ile aynı transfer masasında onlarca futbolcu için pazarlık yapacaktı...

Avrupa’nın en muteber gençler turnuvası İtalya’da oynanıyordu ve Viareggio Cup’un müdavimi olan Moggi, 20 yaş altındaki genç yetenekler hakkında detaylı dosyalar tutmaya başladı. Ailelerine araştırdı, evlerine kadar gitti ve menajerleri olmak için saatlerce dil döktü... Başardı da... 1968 yazında hayatı değişti. Dönemin bir numaralı menajeri İtalo Allodi elinden tuttu Moggi’nin. Inter’i Inter yapan transferlerin baş sorumlusunu Torino’da Angelli Ailesi çağırıyordu ve Moggi, taraftarı olduğu kulübün kapısından Allodi ile birlikte girdi. Dosyalardan ilk çıkan isim Moggi’nin Floransa’da ufak bir kulüp olan Catolica Virtus’ta keşfettiği Paolo Rossi idi! Kimsenin tanımadığı Rossi ile birlikte Claudio Gentile’yi de bulup çıkartan Moggi idi. İki genç de İtalya’nın efsaneleri olacaktı bir zaman sonra...

Juventus alt yapısında tonla genç vardı ve A Takım’a çıkamayacağı belli olan isimleri allayıp pullayıp satma görevi Moggi’nindi. “Gelecekte milli takımın sol beki olacak” diye sağa sola haber saldığı Cheula’yı iyi paraya sattı. Cheula’dan bir daha haber alınamadı! Patronu Allodi, Juventus yönetimiyle ters düşüp ayrıldığında Moggi “Ben kalıyorum” dedi ama büyüyen egosu bir zaman sonra Juventus’ta efsane Boniperti’ye çarptı. 1976’da valizini toplayıp Roma’nın yolunu tuttu. AS Roma kulübünde çalışmak kadar başkentin etkili politikacıları ve gazetecilerini tanımak birinci hedefiydi. Yıllar sonra Hristiyan demokratlarla kurduğu dostluklar futbol arenasında çok işine yarayacaktı.Geldiği gibi eski kulübü Juventus’a ilk darbeyi vurdu ve Pruzzo’ya imza attırıp, oyuncuyu isteyen zengin Juventus’u medya karşısında zor durumda bıraktı. İtalya, yaptığı transferlerle kuzey ve güney takımları arasında dengeyi bozan Moggi’yi konuşuyordu artık…Gazeteciler her zaman baştacı oldu Moggi için. Onlarla arasını hep iyi tuttu ve yarım kilo prosciutto, parmesan ve bir şişe şarap ile başlayan minik hediye sepetleri bir zaman sonra yerini kaşmir paltolar ve pahalı saatlere bıraktı. 20 yıl sonra da o pahalı saatleri vermeye devam edecekti ve futbol dünyası 2006 yılında İtalya’daki Calciopoli skandalıyla tanışacaktı... AS Roma’da işleri yolunda gitmedi, kulübü satın alan patron ile yıldızı barışmadı ve Moggi altın kuralı devreye soktu. Roma’dan kim nefret ediyorsa, oraya gitti. 1980 kışında çantayı topladı ve Lazio’nun kapısından içeriye girdi ve girdiğine de pişman oldu. İki ay sonra “Totonero” skandalı patlak verdi. İtalya’nın ilk büyük şike skandalını ihbar eden bir manavdı. Massimo Cruciani ve “La Lampara” adlı restorantın sahibi Alvaro Trinca, bahis tutkunuydu ve restoranta gelen Lazio yönetimi ve futbolculara onlara kaybedecekleri maçları “söylüyorlardı”. Problem maçların o skorlarla bitmemesiydi. 23 Mart 1980’da İtalya Serie A’da maçların oynandığı yedi stadı polis ve savcılar bastı... Lazio ve Milan kısa sürede küme düşürüldü. Moggi “Ben yeni geldim. Hiçbir şeyden haberim yok” dedi ve kendini kurtardı.

Başkent ona uğursuz gelmişti. Lazio düştüğü ikinci ligden dönemeyince Moggi yine valizi topladı. 82 baharında Lazio çırpınırken o altın kuralı ikinci kez devreye soktu. Bu kez eski kulübü Juventus’un ezeli rakibi Torino ile el sıkışmıştı. Saffet Susiç’i keşfeden de Moggi idi. Onu evinden alıp italya’ya getiren de... Ama İnter’in parası daha çoktu. İki kulüp birbirine girdi ve federasyon Torino ve Inter’e “İkiniz de alamazsınız” deyince Paris Saint Germain’li Saffet Susiç efsanesi doğdu. Moggi’nin olduğu kulüp daha şampiyonluk yüzü görmemişti ama adamda şeytan tüyü vardı. Ertesi sezon Torino küme düşmekten zor kurtuldu ve ardından Moggi transferlerle takımı toparladı.
Torino taraftarı tribünlere döndü ve takım 80’lerin ortasında zirve yarışı verir hale geldi. Juventus yönetimi Moggi’den intikamını Aldo Serena transferiyle aldı. Torino’ya gelmesi beklenen forvet, öteki tarafa gidince şehirde kıyamet koptu. Torino taraftarı “Angelli’nin casusu Moggi” pankartları açtı ve İtalyan tribün tarihinin unutulmaz pankartlarından biri tribüne asıldı: “Almayın, hep satın. Biz de Pazar günleri kayak yapmaya gidelim.” “Lucky Luciano” o kafiyeli “Moggi Moggi, Quanti soldi rubi oggi? (Moggi bugün ne kadar çaldın?) tezahüratını duyduğunda bir yıl sonra bitecek olan kontratını çöpe attı ve sağlığı için kuzeyden yine güneye bir yolculuğa çıktı. İtalya’da herkes onun sadece bir transfer sihirbazı olmadığını biliyordu. Hakemlere en yakın isimdi ve kurulları da etkisi altına almıştı. Sahaya bir bozuk para atıldı diye kaybettikleri maçı, masada 2-0 kazanan Moggi’nin bu hünerlerine hayran kalan Napoli’nin efsane başkanı Corrado Ferlaino’ydu...

Moggi bu kez büyük oynuyordu çünkü geldiği kulüpte dünyanın en iyisi forma giyiyordu: Maradona... Ya da italyan medyasına göre ön adıyla “Problem” Maradona... Kuzey’e diz çöktüren ve 1986-87 sezonunda şampiyonluğu Napoli’ye kazandıran Maradona’nın yanına o yaz Careca’yı aldı Moggi. Takım şampiyondu ama soyunma odası kaynıyordu. Maradona kafasının estiği gün idmana çıkıyor ve kokain partilerinden fırsat buldukça tesislere geliyordu. Şampiyon Kulüpler’de ilk turda çekilmeyecek takımı çektiler: Real Madrid... Ve elendiler.. Son şampiyonun bu kez başına bela olan bir takım ve başkan vardı. Silvio Berlusconi ve Arrigo Sacchi yönetimindeki Milan!

Moggi, Maradona ile arasını hep sıcak tuttu. Medyada her seferinde ona destek çıktı ve Totonere skandalında olduğu gibi Arjantinli efsanenin sabahlara kadar süren kokain partilerden de haberinin olmadığını söyledi. Moggi her şeyi bilir ama medyanın önünde bilmezden gelirdi.
88 baharına 2 puanlı sistemde Napoli, 4 puan önünde girdi Milan’ın... Sonra garip şeyler olmaya başladı. 3 Pazar arka arkaya kazanamayan Napoli, 1 Mayıs 1988’de taraftarının önüne o unutulmaz maça çıktı: Napoli-Milan... Bir puan geride olan Sacchi’nin takımı maçı 3-2 kazandı, Napolili futbolcular sahada ağlarken, şehirde cam çerçeve iniyordu... O şampiyonluk için yıllar sonra ortaya çıkan tanıklar, Napoli’deki mafya örgütü Camarro’nun devrede olduğunu ve kokain partilerinden çıkmayan futbolcuların sezonun son üç ayında kasıtlı olarak çalıştırılmadığını iddia ettiler. Bugün Napoli şehrinde insanlar o şampiyonluğun satıldığına inanırlar...
Barcelona’nın alemci diye kovduğu Maradona bildiğinden şaşmadı.

Eşsiz yeteneğini Moggi’nin hünerleriyle birleştirdi ve ertesi sezon UEFA Kupası’nı alan takım, final öncesi Juventus ile eşleşti.. Sonucu Alman hakem Kirschen belirledi ve UEFA bir daha Kirschen’e maç vermedi. Moggi finalde de iyi çalıştı. Arie Haan yönetimindeki Stuttgart’ı Napoli’de devirdikleri gecenin devamında Excelsior Hotel’e hakem Germanakos ve iki yardımcısı için üç kadının yollandığı La Gazzetta dello Sport tarafından sabahın dördünde belgelendi...

Maradona’yı kaybederse koltuğunu da kaybedeceğine iyi bilen Moggi, onun tüm kaprislerine boyun eğdi; ta ki bir gün Napoli, Moskova deplasmanına gitmek için havalanına geldiğinde Maradona evinden “Canım istemiyor, gelmiyorum” diyene kadar... Moggi’nin yolladığı 4 takım arkadaşı da Arjantinliyi ikna edemeyince uçak onsuz Moskova’ya uçtu. Maradona oynuyordu ama bu kez saha dışında. Ertesi gün uçağa atlayıp Moskova’ya geldi ve tam işler düzeldi derken “Moskova’da turistim. Sahaya çıkmayacağım” dedi. Moggi için tek yol vardı, umutsuz ve sonu olmayan bir yol. “Ya ben; ya Maradona” dedi. Napoli elbette ki “Maradona”dedi ama ne tesadüftür ki (!) birkaç gün sonra Arjantinli’nin doping testinde kanında kokaine rastlandı.
Torino ve Roma bile bile lades oldular. 90’ların başında yine Moggi ile çalıştılar. 1994 yazında Angelli Ailesi ve kulübü Juventus çok ama çok yakından tanıdığı Luciano Moggi’ye “Gel” dedi. İtalya’nın “Yaşlı Kadın”ı celladını kendi seçti. Juventus’a Moggi 12 yılda büyük yıldız adayları ve yıldızlar (Zidane,İbrahimoviç, Nedved...) getirdi, takım şampiyonluklar, Şampiyonlar Ligi kazandı, doping iddialarının arkası kesilmedi. Moggi’ye göre İtalya’da kimse Juventus’un başarılarını çekemiyordu...
Juventus, iki yıl arka arkaya şampiyon olmuş, İtalya Milli Takımı, 2006’da Almanya’daki Dünya Kupası’na hazırlanıyordu. İktidardan giden Berlusconi’den koltuğu alan Prodi döneminde savcılar kilitli dolapları açtılar. “Lucy Luciano” hep şanslıydı, hep kurtulmuştu ama bu kez değil! Berlin’de Cannavaro kupayı kaldırırken, Juventus ecelini bekliyordu ve savcılığın kapısında çıkan Moggi, gazetecilere sadece bir cümle söyledi o gün. İtalya’da herkesin 30 yıldır bildiği ama söyle-ye-mediğini: “Ne yaptıysam Juventus için yaptım...” Roma, Lazio, Torino Napoli için yaptığı gibi...

4 Nisan 2012

...

"Sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum: Ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze bile düşünmeden..."

30 Mart 2012

Hafta Sonu Futbol

30 Mart Cuma
20:00 Gaziantepspor - Ankaragücü @Lig TV
20:00 Mersin İY - Karabükspor @Lig TV 2
21:30 Dortmund - Stuttgart @Trt HD

31 Mart Cumartesi
14:00 Tavşanlı Linyit- Akhisarspor @Trt 3
15:30 Sivasspor - İstanbul Belediye @Lig TV
15:30 Gençlerbirliği - Manisaspor @Lig TV 3
15:30 Kayserispor - Eskişehirspor @Lig TV 2
16:30 Konyaspor - Giresunspor @Trt 3
16:30 Nürnberg - B. Münih @Trt Haber
19:00 Denizlispor - Rizespor @Trt 3
19:00 Galatasaray - Orduspor @Lig TV
19:00 Catania - Milan @Euro Futbol
19:30 Hertha Berlin - Wolfsburg @Trt HD
20:00 Bordeaux - Dijon @Lig TV 3
21:00 Osasuna - Real Madrid @Ntv Spor
21:45 Parma - Lazio @Euro Futbol
22:00 Nancy - PSG @Lig TV 3
23:00 Barcelona - A. Bilbao @Ntv Spor

1 Nisan Pazar
13:00 Atletico Madrid - Getafe @Ntv Spor
14:00 Elazığspor - Göztepe @Trt 1
15:00 Beşiktaş - Samsunspor @Lig TV
15:00 Antalyaspor - Bursaspor @Lig TV 2
15:30 Newcastle United - Liverpool @Lig TV 3
16:00 Inter - Genoa @Euro Futbol
16:30 Kasımpaşa - Adanaspor @Trt 3
16:30 Hannover 96 - M.Gladbach @Trt Haber
18:00 Lille - Toulouse @Lig TV 2
18:00 Tottenham - Swansea @Lig TV 3
18:30 Hoffenheim - Schalke 04 @Trt HD
19:00 Bucaspor - Boluspor @Trt 3
19:00 Trabzonspor - Fenerbahçe @Lig TV
21:45 Juventus - Napoli @Euro Futbol
22:00 Rennes - Lyon @Lig TV 3

2 Nisan Pazartesi
20:00 Karşıyaka - Sakaryaspor @Trt 3
22:00 Blackburn - Man. United @Lig TV 2

26 Mart 2012

Sponsorluk Top 10

Deloitte Football Money Lig’de zirveyi geride kalan 10 yılda Real Madrid’e kaptıran Manchester United’ın 2002 yılında Nike ile yaptığı sponsorluk anlaşması futbol tarihinin en parlak imzası. Amerikan devi, 13 yıllık anlaşma için İngiliz kulübüne 468 milyon dolar ödeyeceğini açıklamıştı. Manchester United, 2009 yılında son göğüs reklamı anlaşmasını ABD’lin sigorta devi AON Corp. İle yaptı ve kasasına 4 yılda 128 milyon dolar koyacağını açıkladı.

Futbol tarihinin en parlak sponsorluk anlaşması listesinde iki numaradaki Juventus’a Tamoil reklamı uğurlu gelmedi. Libya merkezli petrol şirketi, İtalyan kulübüne 2005 yılında 10 yıllık anlaşma karşılığında 265 milyon dolar ödeyeceğini açıkladı ama bir yıl sonra Juventus’un dünyası karardı. 2006 yılında patlak veren Calciopoli skandalı sonrasında küme düşme cezasına çarptırılan Torino kulübüne Tamoil’den gelen mesaj sadece iki kelimeydi: “Anlaşma iptal!”

Formasındaki UNICEF reklamı için bırakın para kazanmayı üstüne bağış yapan Barcelona, borcu 400 milyonun üstüne çıkınca geleneğine son noktayı koydu ve 2010 yılında ilk forma reklamını göğsüne taktı. 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak olan Katar’ın futbol dünyasındaki ısınma turlarından biri olan proje kapsamında Katar Foundation, Katalan kulübüne 5 yıllığına 150 milyon Euro ödeyeceğini açıkladı.

Son 10 yılın en popüler kulübü Barcelona göğüs reklamını iki yıldır taşıyor ama uzun yıllardır formasındaki Nike logosu büyük bir gelir kapısı. Barcelona’nın Nike’dan malzeme sponsorluğu karşılığında 10 yılda alacağı toplam 210 milyon dolar, Avrupa’da birçok dev kulübün göğüs reklamına fark atıyor.

Futbol endüstrisinin parmakla gösterilen dahisi Peter Kenyon’un kulübün sponsorluk anlaşmaları için sıkı pazarlık yaptığı dönemde Chelsea-Adidas evliliği gerçekleşmişti. İngiliz malzeme devi Umbro’yu küllerinden doğuran adam olarak bilinen Kenyon, Chelsea’nın malzeme sponsorluğu karşılığında Adidas’tan 10 yıllığına 160 milyon dolar almıştı.

Yeni stadının isim hakkını sattığı Emirates ile forma reklamı için 2006 yılında masaya oturan Arsenal yöneticilerinin odadan çıkarken dosyalarında 160 milyon dolarlık bir anlaşma vardı. Emirates, 6 yıl önce Londra kulübüne 15 yılda bu rakamı ödeyeceğini tahaddüt etmişti.
Son yıllarda iki kez sahip değiştiren Liverpool, Danimarkalı bira devi Carlsberg ile özdeşleşmişti. Formanın üzerinde bir önceki reklamı hatırlayamayan genç Liverpoollular için Standart Chartered Bank alışmadık bir isimdi. Londra ve Hong Kong borsalarına kota olan banka, Manchester United’ın kapısından döndü ama Liverpool’u 4 yıllığına 130 milyon dolar karşılığında ikna etmeyi başardı.
Alman futbolunun bir numarası Bayern Münih’in aldığı rakam futbol sahasında alt ettiği birçok rakibinin kasasına koyduğundan düşük kaldı. Deutsche Telekom, Bayern Münih’i 2010 yılında 3 yıllığına 115 milyon dolar karşılığında ikna etmeyi başardı. Real Madrid, geçen 10 yılda iki yüklü ancak uzun soluklu olmayan forma reklamı anlaşmasına iğmza attı. Tayvan’da mobil telefon devi BenQ, 2006 yılında İspanyol kulübünün formasında göründü ancak ertesi yıl girdiği finansal krizin faturası ödedi ve yerini Avusturyalı bahis şirketi Bwin’e bıraktı. Bwin, 2007 yılında Real Madrid’e 3 yıllığına 88 milyon dolar ödemişti.
Top 10 listesinin son sırasında Milan var. Real Madrid gibi Bwin ile yaptığı anlaşma uzun soluklu olmayan İtalyan kulübü, uzun yıllar Opel ile özdeşleşmişti. 2010 yılında kapıyı Arsenal ile yaptığı evlilikten memnun olan Emirates çaldı kapdı. Dubai merkezli havayolu şirketi, Milan’a 5 yılda 83 milyon dolar ödeyeceğini açıkladı.

Esquire 4/2012

Okan Can Yantır, Esquire Türkiye'nin genel yayın yönetmeni.. Nisan sayısını, özel spor sayısı yapmaya karar verip beni aradığında çorbada tuzumuz Luciano Moggi olsun dedim. Moggi'nin Juventus yılları ve Calciopoli değil... Moggi'nin çıkış hikayesi ve çokça Maradona'lı Napoli dönemi.. Milan'a giden garip şampiyonluk... Derginin kapağında Messi var. Spor adına da dolu dolu yazılar...

Emirates Yolu

Artık siz mi katılırsınız, ya da bizim için çok geç deyip kardeş ve çocuklarınıza ya da mahallenin genç yeteneklerine mi haber verirsiniz? 3 dakikalık bir video ile futbol yeteneklerini sergileyen ve bunu yetenek yarışmasına gönderenler, Arsenal'in stadında Lugano, Boateng Srna ve Walcott ile bir araya gelecek. Indesit Futbol Yetenek Yarışması için son katılım tarihi 13 Nisan... Ayrıntılı bilgi bu adreste

23 Mart 2012

Hafta Sonu Futbol

23 Mart Cuma
21:30 Wolfsburg - Hamburg @Trt HD

24 Mart Cumartesi
14:15 CSKA Moskova - L. Moskova @Lig TV
14:45 Chelsea - Tottenham @Lig TV 2
16:30 Bayern Münih - Hannover 96 @Trt Haber
17:00 Liverpool - Wigan @Lig TV 2
19:00 Mallorca - Barcelona @NTV Spor
19:00 Fenerbahçe - Bursaspor @Lig TV
19:30 Schalke 04 - Leverkusen @Trt HD
19:30 Stoke City - Manchester City @Lig TV 3
20:00 Montpellier - St.Etienne @Lig TV 2
21:00 Real Madrid - Real Sociedad @NTV Spor
22:00 Valenciennes - Rennes @Lig TV 2

25 Mart Pazar
13:00 Zaragoza - A Madrid @NTV Spor
13:30 Sakaryaspor - Göztepe @Trt 1
15:30 Stuttgart - Nürnberg @Trt Haber
15:30 Eskişehirspor - Gaziantepspor @Lig TV
15:30 Karabükspor - Kayserispor @Lig TV 2
15:30 Manisaspor - Sivasspor @Lig TV 3
15:30 Ankaragücü - Antalyaspor @Discovery
15:30 Samsunspor - Mersin İdman Yurdu @ İZ Tv
15:30 Orduspor - Gençlerbirliği @National Geo
18:00 Toulouse - Auxerre @Lig TV 2
18:00 WBA - Newcastle United @Lig TV 3
19:00 Adanaspor - Elazığspor @Trt 3
19:00 Galatasaray - Trabzonspor @Lig TV
22:00 Corinthians - Palmerias @Lig TV 2
22:00 PSG - Bordeaux @Lig TV 3

26 Mart Pazartesi
20:00 İstanbul BŞB - Beşiktaş @Lig TV
22:00 Man. United - Fulham @Lig TV 3

21 Mart 2012

Suya Yazılan İstatistikler

Dün gece itibariyle doğru rakamlar bunlar. Hafta sonunda geçerliliği kalmayacak. Albacete'ye attığı ilk golle Granada'ya attığı 234. gol arasında pek fark yok. Soldan ceza sahasına sız ve kalecinin üstünden bırak...

La Liga
2004/2005 7 1
2005/2006 17 6
2006/2007 26 14
2007/2008 28 10
2008/2009 31 23
2009/2010 35 34
2010/2011 32 31
2011/2012 25 34

Lig Toplam: 197 maç 153 gol

Kral Kupası
2004/2005 1 0
2005/2006 2 1
2006/2007 2 2
2007/2008 3 0
2008/2009 8 6
2009/2010 3 1
2010/2011 11 7
2011/2012 3 2

Kral Kupası Toplam: 33 maç 19 gol

Şampiyonlar Ligi
2004/2005 1 0
2005/2006 6 1
2006/2007 5 1
2007/2008 9 6
2008/2009 12 9
2009/2010 11 8
2010/2011 13 12
2011/2012 6 12

Şampiyonlar Ligi Toplam: 63 maç 49 gol

İspanya Süper Kupa
2006 2 0
2009 1 2
2010 2 3
2011 2 3

İspanya Süper Kupa. 7 maç 8 gol

Avrupa Süper Kupa
2006 1 0
2009 1 0
2011 1 1

Avrupa Süper Kupa: 3 maç 1 gol

Kıtalararası Kupa
2009 2 2
2011 2 2
Kıtalararası Toplam: 4 maç 4 gol

Barcelona'da 314 resmi maçta 234 gol
Hazırlık maçları: 13 maç 6 gol

19 Mart 2012

La Liga'da Son 11 Hafta

Rutine bağlayan ve artık heyecan vermeyen şampiyonluk yarışı Real Madrid'in son dakikada iki puan yaktığı Malaga maçı sonrasında bir "Acaba" yarattı. Ortada 33 puan var. Fark 8. Barcelona bu farkı kapatabilir mi? 8 yıl önce Valencia'ya +8'den yakalanıp geçilen Real Madrid sollanır mı? Camp Nou'daki maçı Barça'nın kazandığını varsayalım, eder 5 puan... El Clasico'ya kadar Barça'yı zorlayacak takım göremiyorum. Belki Mallorca belki Levante ama düşük ihtimal... El Clasico sonrasında da en zor maç son hafta Betis ile görünüyor. Real Madrid, Osasuna ve Atletico Madrid deplasmanlarına gidiyor El Clasico öncesinde... El Clasico sonrasında ise Bilbao deplasmanı var, Bielsa-Guardiola kardeşliği arıza çıkartır... Barcelona-Real Madrid maçına kadar puan farkı 6'ya düşürse lig Camp Nou'da yeniden başlar..

18 Mart 2012

Fenerbahçe 2 - Galatasaray 2

98 Eylül’ü.. Derbi Kadıköy’de. Son 25 yılda izlemediğim tek Fenerbahçe-Galatasaray maçı. Askerde iki arkadaş radyodan dinliyoruz maçı.. Yok öyle pozisyon tekrarı falan, kim anlatıyor hatırlamıyorum da zaten. 10 dakika oldu maç başlayalı Vedat atıldı Galatasaray'dan, ardından Moldovan ve Baliç ile 20 olmadan 2-0’ı buldu Fenerbahçe... Rakip 10 kişi, kendi sahanda 2-0 öndesin. Erol Bulut’un bittiği gündü, o gün... Penaltıyı yaptı, oyundan atıldı; Galatasaray, Hagi’nin penaltısı ve Hakan Şükür’ün son dakikalardaki golüyle 2-2 ile gitti soyunma odasına...

Bu akşamki 14 yıl öncesini hatırlattı. İyi başladı Fenerbahçe.. Kadıköy’deki derbilerde gol şansının yanında olduğu akşamlarda rahat kazandığı 90 dakikaları hatırlatan bir golle... O dakikaya kadar esnek duran savunmasını Galatasaray iki defa yoklamıştı, final paslarını atamadılar. Auta çizgisine parelel giden ve canı auta çıkmak istemeyen top, son ayların en iyi Ziegler’i, iyi orta ve göğsünde bile yumuştmadan röveşatayı vuran Sow... Sonra, Simao’nun ilk yarı Fenerbahçe’ye attığı golden daha güzeli ya da o kadarı... Alex inanılmaz vurdu. Başka maçlarda direği sıyırır, ya da direkte patlardı ama doksandan içeriye gitti top. O dakikadan sonra Fenerbahçe için maçın kader anı, Stoch’un ceza sahasına sızıp kötü vurduğu pozisyondur. Orada üçü bulsa ikili averajını da lehine çevirip, maça son noktayı koyacaktı ev sahibi...

Galatasaray’ın uzun yıllardır Fenerbahçe derbilerindeki basiretsizliği, kötü oyunu, yenilgilerinin altında yatan birinci sebep, kadrosunun dengesiz kurulmuş olmasıydı. İyi hücumcular ama her seferinde ezeli rakibinden daha kötü bir orta saha ve daha kötü bir kaleci. Ligin ilk yarısındaki galibiyetin anahtarı da oydu. Selçuk ve Melo ile Galatasaray uzun yıllar sonra Fenerbahçe’den daha iyi bir göbeğe sahip oldu. Muslera ise sezon performansıyla, Volkan kadar, Volkan’dan iyi tartışmalarının öznesi olmayı başardı.

Fatih Terim’i 30 yıldır takip edip hala beraberliğe gider diyenleri anlayabilmek mümkün değildi hafta içinde. Terim’in sözlüğünde olmayan bu saatten sonra da olmayacak bir kelime: Kaybetmemek. Teknik adamları büyük yapan galibiyet sayıları, kimse 3 istatiğin ortasında yer alan çift haneli rakamlara bakmaz bu oyunda. Terim kariyeri boyunca berabere kalabileceği çok maçı kaybetmiştir. Onu da büyük teknik adamlar listesine yazdıran çalıştırdığı takımlara kazanmayı bir kere öğretti mi bir daha soyunma odasına "Önce yenilmiyoruz beyler" diyerek gelmemesidir.

Oyunun 25’den sonra dönüşü de Terim felsefesinin bir sonucu işte. Geçen hafta ayağa pası bu sezon en iyi yaptığı maçlardan birinde, Gençlerbirliği karşısında ilk 45 dakika golü bulamayan Galatasaray, 10 dakika sonra farkı bire indirmeyi başardı Kadıköy’de. İki farkı bulduktan sonra geri çekilen ve oyunu sahasında kabul eden Fenerbahçe’de Engin’in geri dönmediği kanatta Stoch’un etkisiz kalması, kendisinin de nerede oynadığını uzun zamandır idrak edemeyen Mehmet Topuz’un etkisiz futbolu, Gönül’ün artık unutturduğu bindirmeleri de olmayınca, topu rakibe bıraktı Fenerbahçe...

Galatasaray, ikinci yarının ilk 10’unundan sonra ilk yarıda kaldığı yerden devam etti . Selçuk İnan ligin uzak ara iyi orta saha oyuncusu... Takımın omurgasında o olmazsa beli doğrulmaz duruyor Galatasaray. Aldı verdi, aldı verdi... Bir şutunu da Volkan nefis çıkardı. Engin ve Emre’nin final paslarındaki basiretsizlikleri, yerini bulmayan alçak kalan ortalarla net pozisyon sayısını düşürdüler.

Fenerbahçe, Beşiktaş derbisinde de ikinci yarı zorlanmıştı. Yine aynısı oldu. Aykut Kocaman’ın Alex karmaşası sürüyor. Stoch’u oyundan aldığında orta saha artı bir oldu ama Galatasaray da sağ kanadından rahat çıkmaya başladı. 5 dakikada 50 bin taraftarın önünde 2-0 öne geçilen derbide oyunun her an beraberliğe gelebilme ihtimaline bir çare bulamayan hocanın ismi isterseniz Aykut; isterseniz Fabio olsun, eleştirilirsiniz...

Galatasaray, beraberlik sayısını çok daha erken bulabilirdi. Galibiyet sayısı da uzatmanın son saniyelerinde direkte patlayan top olmayabilirdi. Cristian’ın şutu dışında pozisyon üretemeyen Fenerbahçe için de, 9 puan önde geldiği derbide 2-0’dan 2-2’yi bulan Galatasaray için de beraberlik iyi sonuç... Maçın adamı, geçen sezon 16 mağlubiyet almış Galatasaray'a bu sezon bu kadar kısa sürede karakterli futbol oynatan Fatih Terim'dir...

Hakem Bülent Yıldırım, Cüneyt Çakır, Bilbao-Man .United maçını verilince alelacele bu derbiye atandı. 3. dakikada Mehmet Topuz-Melo dalaşında ikisine de kart çıkarmak yerine ben bu oyunu az kartlı götüreceğim kafasıyla devam etti. Emre’nin sarı kart sonrasında temiz iki kartlık pozisyonunda da eli cebine gitmedi. İkinci yarının sonundaki 4 dakika uzatma da başıma daha fazla bela almadan bitireyim tercihiydi..

Beyoğlu’na kravat ile çıkılırdı gibi olmasın ama, derbilerde tribünler de bir başkaydı eskiden! Yarı yarıya kapalı, bilet için sabahlamalar, 10 saat önce dolan tribünler, kapalının ortasından ikiye bölünüp saatlerce karşılıklı atışmalar, tezahüratlar. Kavga gürültü isteyenler için de mekan, yer saat belliydi... Şimdi twitter’da trend olan küfürler, ezeli rakibin tesisinin önüne gidip meşale yakmak buna da karşılıklı “baskın” demek moda... Ekranda Barcelona izleyip tribüne geldiğinde takımı top tutamayıp pas yapamayınca homurdanmak moda... Neyse... Lakerda da eskiden torikten yapılırdı ya... O da şimdi palamuttan...

17 Mart 2012

Şampiyonlar Ligi Tahminleri

Şampiyonlar Ligi için tahmin zamanı. Her yıl olduğu gibi... Yarı final, final ve şampiyon sırasıyla tahmininizi yorum bölümüne bırakın... ilk bilen 3'e istediği futbol kitabı... İlk bilene bir de evdeki atkılardan biri...

Hafta Sonu Futbol

17 Mart Cumartesi
13.30 Kartalspor - Karşıyaka @Trt 3
14:45 Everton - Sunderland @Ntv Spor
15:00 Antalya - Eskişehir @Lig Tv 3
15:00 Sivasspor - Orduspor @Lig Tv 2
16:30 B.Dortmund - Werder Bremen @Trt Haber
17:00 Fulham - Swansea @Lig Tv 3
17:30 Bursaspor - MKE Ankaragücü @Lig Tv 2
19:30 Hertha Berlin - Bayern Münih @Trt HD
19:30 Tottenham - Bolton @Ntv Spor
20:00 Caen - PSG @Lig Tv 3
20:00 Fenerbahçe - Galatasaray @Lig Tv
21:00 Sevilla - Barcelona @Ntv Spor
22:00 St.Etienne - O. Lyon @Lig Tv 3
18 Mart Pazar
13.30 Konyaspor - Çaykur Rizespor @Trt 1
13.30 Kasımpaşa - Akhisarspor @Trt 3
15:00 Mersin İY - İstanbul BŞB @Lig Tv
15:30 Wolves - Man. United @Lig Tv 2
16.00 Göztepe - Adanaspor @Trt Anadolu
16:05 Chelsea - Leicester City @Ntv Spor
16:30 Kaiserslautern - Schalke 04 @Trt Haber
17:00 Mallorca - Atletico Madrid @NTV
18:00 Liverpool - Stoke City @Ntv Spor
19.00 Denizlispor - Sakaryaspor @Trt 3
19:00 Kayserispor - Samsunspor @Lig Tv 2
19:00 Gaziantepspor -Karabükspor @Lig Tv
22:30 Real Madrid - Malaga @Ntv Spor
19 Mart Pazartesi
20:00 Beşiktaş - Manisaspor @Lig Tv

9 Mart 2012

Hafta Sonu Futbol

9 Mart Cuma
20:00 Ankaragücü - Fenerbahçe @Lig TV
21:30 Stuttgart - Kaiserslautern @Trt HD
21:45 Chievo - İnter @Euro Futbol

10 Mart Cumartesi
14:45 Bolton - QPR @Lig TV 2
16:00 İstanbul BŞB - Kayserispor @Lig TV
16:30 Bayern Münih - Hoffenheim @Trt Haber
17:00 Sunderland - Liverpool @Lig TV 2
19:00 Galatasaray - Gençlerbirliği @Lig TV
19:00 Karşıyaka - Konyaspor @Trt Anadolu
19:30 Everton - Tottenham @Lig TV 3
21:45 Palermo - Roma @Euro Futbol
22:00 O.Lyon - Lille @Lig TV 3
23:00 Real Betis - Real Madrid @Ntv Spor

11 Mart Pazar
13:00 Samsunspor - Gaziantepspor @Lig TV
13:00 Manisaspor - Mersin İY @Lig TV 2
13:00 Karabükspor - Antalyaspor @Lig TV 3
13:00 Atletico Madrid - Granada @Ntv Spor
13:30 Akhisar - Elazığspor @Trt 1
13:30 Sakaryaspor - Adanaspor @Trt Anadolu
16:00 Orduspor - Beşiktaş @Lig TV
16:00 Manchester United - WBA @Lig TV 2
16:00 Genoa - Juventus @Euro Futbol
16:00 Milan - Lecce @Smart Spor
16:30 W. Bremen - Hannover 96 @Trt Haber
17:00 Valencia - Mallorca @Ntv Spor
18:00 Norwich - Wigan @Lig TV 2
18:30 Schalke 04 - Hamburg @Trt HD
19:00 Eskişehirspor - Bursaspor @Lig TV
19:00 Rizespor - Bucaspor @Trt 3
19:00 R. Santander - Barcelona @Ntv Spor
22:00 Montpellier - Caen @Lig TV 3

12 Mart Pazartesi
17:00 Anzhi - Spartak Moskova @Lig TV 3
20:00 Denizlispor - Kartalspor @Trt 3
20:00 Trabzonspor - Sivasspor @Lig TV
22:00 Arsenal - Newcastle United @Lig TV 3

5 Mart 2012

Cambiasso

Şampiyonluklar, Şampiyonlar Ligi, bir sezonda üç kupa... Alkışlar, sevinçler... Hepsi bitti. Hepsi arşivlerde, kupalar müzede... Dünleri, dün hatırlayan yok. Sadece Milano'da değil, her yerde... Sezon başında onu isteyenlerden biri de Fatih Terim'di.. O kalmayı tercih etti. Dün Milano'da Inter tribünleri çıldırtırken, oyundan çıkan Cambiasso yuhalanmış.... O dakikadan 3 kare... Sonuncusunda yanılmıyorsam o bakış Curva Nord'a doğru... 5 dakikadır bakıyorum fotoğraflara ve dedim ki: "Adamsın Esteban kardeş"

Dolce Vita

"Tarabya'da Dolce Vita denilen bir gece kulübü vardı. Bizde her akşam oraya takılıyoruz, orada içiyoruz eğleniyoruz. Mekan zula yerde‚ gazeteciler falan kimse bilmiyor‚ önceleri haftada bir gün gitmeye başladık sonra hemen hemen her gece takıldık... Ben‚ Yaşar‚ Erdoğan Arıca falan... Keyfimiz kıyaktı. Bir gece yine sabahladık Dolce Vita'da, ertesi sabah antrenmana gittik‚ Tabii biz zomuz‚ birkaç saatlik uyku‚ daha ayılamamışız‚ esniyoruz falan...
O sırada soyunma odasına toprağı bol olsun teknik direktör Stankoviç girdi ve "ohh ohh mamma mia mamma mia dolce vita" dedi. Ben tabii şok oldum, döndüm yaşarlara "vay ibneler, Allah´ın Yugoslav´ı nereden öğrendi lan bu a... ko.... Dolce Vita gece kulübüne takıldığımızı‚ hani lan kimse bilmiyordu‚ mekan zulaydı" dedim. Yaşar "Ulan bu ibne yoksa bizi mi takip ediyor?" dedi.
O arada Stankoviç bizim bir işler karıştırdığımızı anladı‚ üstümüze geldi, biz de öttük‚ Meğerse dolce vita, tatlı hayat anlamına geliyormuş. Adamın bir şeyden haberi yok, Bizi uykulu görünce; "Oooo tatlı hayat‚ dolce vita‚ ne güzel İstanbul" gibi takılmak istemiş...Ben nereden bileyim dolce vitayı‚ biz sadece bizim takıldığımız mekan sanıyoruz‚ öyle bir enayilik yapıp‚ yakalanmıştık." ARİF KOCABIYIK

2 Mart 2012

Hafta Sonu Futbol

3 Mart Cumartesi
13:00 Ankaragücü - Eskişehirspor @Lig TV
13:30 Tavşanlı - Rizespor @Trt 3
14:45 Liverpool - Arsenal @Lig TV 3
16:00 Antalyaspor-Samsunspor @Lig TV
16:00 Mersin İY - Orduspor @Lig TV 2
16:00 Konyaspor - Denizlispor @Trt 3
16:30 Hertha Berlin - W. Bremen @Trt Haber
16:30 Leverkusen - Bayern Münih @Trt HD
17:00 Manchester City - Bolton @PL TV
19:00 Fenerbahçe - Gençlerbirliği @Lig TV
19:00 Kasımpaşa - Giresunspor @Trt 3
19:30 Dortmund - Mainz @Trt HD
20:00 Marsilya - Toulouse @Lig TV 2
21:00 Barcelona - S. Gijon @Ntv Spor
22:00 Bordeaux - Nice @Lig TV 2
23:00 Sevilla - A. Madrid @Ntv Spor

4 Mart Pazar
13:00 Real Zaragoza - Villarreal @Ntv Spor
13:30 Kartalspor - Sakaryaspor @Trt 3
13:30 Elazığspor - Boluspor @Trt 1
14:00 Newcastle - Sunderland @PL TV
15:00 Bursaspor - Karabükspor @Lig TV
15:00 Kayserispor - Manisaspor @Lig TV 2
15:00 Gaziantepspor - İstanbul BB @Lig TV 3
16:00 Adanaspor - Gaziantep BŞB @Trt 3
16:00 Fulham - Wolves @PL TV
16:30 Nürnberg - M.Gladbach @Trt Haber
18:10 Tottenham - Man. United @Lig TV 2
19:00 Beşiktaş - Trabzonspor @Lig TV
19:00 Granada - Valencia @Ntv Spor
19:00 Bucaspor - Karşıyaka @Trt 3
21:00 Santos - Corinthians @Lig TV 2
22:00 Lorient - Rennes @Lig TV 3
22:30 Real Madrid - Espanyol @Ntv Spor

5 Mart Pazartesi
20:00 Sivasspor - Galatasaray @Lig TV
20:00 Göztepe - Akhisar Belediye @Trt 3

1 Mart 2012

Caruso'nun Babası Gitti


Bazı şarkılar yer eder adamda... Caruso da öyle... Öksüz kaldı Caruso... Lucio Dalla'nın kalbi dayanmadı...
te vojo bene assai
ma tanto tanto bene sai
è una catena ormai
che scioglie il sangue dint’e vene sai..
.

Yaşanmış Yüzler

Yolu buradan geçen bizim liseden insanlar için... Muammer Yanmaz ile aynı sıraları paylaştık yıllarca... Küçükken de fotoğrafçıydı, şimdi büyük fotoğrafçı oldu... Lise günlerinde onun objektifine yakalananlar -40 kişi-bir kez daha aynı pozu verdiler... Sergi bu akşam Saint Michel Lisesi'nde açılıyor ve ay sonuna kadar gezilebilir...