24 Kasım 2008
23 Kasım 2008
Kalabalık Orta Saha(!)
"Hürriyet yoksa Nonda yedek" Haberin başlığı bu. Vatan gazetesinden aktarıyorum: Adnan Sezgin Lig Tv'ye maç öncesinde yaptığı açıklamada Ankaraspor'da Özer'in cezalı ve Hürriyet'in de sakatlığı yüzünden olmaması nedeniyle orta sahayı kalabalık tutmak amacıyla Nonda'yı yedek kulübesinde tuttuklarını belirtti.Perihan Mağden'in köşe yazılarında bazen başıma gelir. Başım döner, anlamam 2. kez okurum aynı cümleyi, paragrafı. Bu haberde de böyle oldu. 2. kez okuduktan sonra kaderime razı oldum. Futbol hakkında bütün bildiklerimi unuttum. Cunda'ya temelli yerleşip roman yazmaya karar verdim.
Ankaraspor orta sahasında top yapan Özer ve top bozan Hürriyet cezalı. Galatasaray orta sahayı kalabalık tutmak istiyor! "Ligin şampiyonluk adaylarından biri 6 deplasmanda neden 13 puan kaybeder?" hakkında daha mantıklı bir açıklama olamaz. Daha ne olsun ki!
***
Galatasaray'ın "kalabalık tutulan" orta sahasını bir kenara bırakıp, soruyla devam edeyim: Bu sezon Galatasaray'a transfer olanlar futbolculardan hangisi geldikleri günden daha iyi fizik ve kondisyona sahipler? Dibe vurmuş geçen sezonunun ardından Lincoln ve emekçi Ayhan dışında varolan kadrodan hangi futbolcu (Nonda vardı ne oldu ona?) sahada çakı gibi duruyor? İki sorunun da cevabı bana göre hiç kimse... Kewell, Meira, Baros İstanbul'a ilk geldikleri gün daha formdaydılar! Çünkü Galatasaray sezon başı kampı da dahil olmak üzere kötü çalışıyor. Az çalışıyor. Skibbe'nin asıl sorunu takımı motive edememek mi yoksa doğru düzgün antrenman verememesi mi? Maçın ertesi günü rejenerasyon antrenmanını bile medyaya kapalı yapan teknik adam açsın bakalım bütün antrenmanları da muhabirler verir bu soruların cevaplarını...
Taraf Medya
Cassano eski bir Real Madrid'li. Geçenlerde otobiyografisinin reklamı yapılırken tüm dünya medyasına anons edilen "600-700 kadınla yattım" manşetiydi. Cassano bu arada bir sutopu oyuncusuyla beraber: Carolina Marcialis. Evleneceğini söylüyor. Bu düz haber. Bakalım "taraf medya" nasıl "görmüş" haberi! Barselona'dan Sport'un manşeti: "Cassano 701. ile evlenecek." İletişim fakültelerinde derslik bir konu bence...
Heitinga Klasiği
İspanya'da bu sezon benzer formalar başa bela oldu. Atletico Madrid'in Numancia deplasmanındaki şort seçimi hakem uyarısı nedeniyle mecburiyetten. Uyumsuzluk had safhada! Real Madrid derbisinde de böyle çakılmışlardı. Maçı son 10 dakikasında açtım. Forlan atmış, 1-0 öndeler. +93'de direği sıyırdı gitti bir top, Numancialılar üzüldü. Son dakika artak, sağdan gelen ortada Heitinga ve Pernia rakibin üzerine anlamsız yere çullandılar ve penaltı. Kalede yine Leo Franco ve 1-1 bitti. Barça kazansaydı ligde 10 seri galibiyet olacaktı. Messi kenarda. Onun yerine oynayana da yazık. Yeri dolacak adam var dolmayacak adam var. Burada 2-3 post aşağıda soyunmuş oturan Valdes yine saçma sapan bir gol yedi. Getafeli tamam iyi vurdu da kardeşim adam şutu gösteriyor yahu, gideceğin köşe belli... Beraberlik golünü de kendini yırtan Keita attı kafayla. Real Madrid ile puan farkı 3.
Motivasyon
Real Madrid başkanı Calderon dün Huelva maçı öncesinde takıma 5 galibiyet aldıkları takdirde adam başı 120 bin euro prim vereceğini açıkladı. Barcelona'da işler tıkırında tabii, medyası da dalgasını geçecek elbette. Solda Calderon'un motivasyonu, sağda Guardiola'nın motivasyonu 3 Kupa. Barcelona bu akşam Getafa maçının ardından sağlam bir seriye başlayacak. Sevilla deplasmanı, Nou Camp'da önce Valencia ardından Real Madrid ve Villarreal deplasmanı...
Victor Valdes
Bizim televizyonlarda bir reklam var. Kalp sağlığına dikkat çekmek için kırmızı giyin diyor. Ben her seyrettiğimde birşey anlamıyorum, saçma sapan bir kampanya. Ben kırmızı kazak giyince iş arkadaşlarım gidip kolestrol mü ölçtürecek? Blogun reklam gurusu Varol Bey açıklayın kardeşim bu kampanyanın amacını...***
Toplumsal bir yaraya dikkat çekmek için ünlüleri soyarlar, Victor Valdes'i de soymuşlar. İspanya'da kadınlara şiddete son kampanyası için soyunmuş Valdes.
Brad Friedel
Premier Lig’de arka arkaya forma giyme rekoru kaleci David James’e aitti. 166 maçla. Dün Brad Friedel da Aston Villa-Manchester United maçında forma giyerek bu rekora ortak oldu. Friedel, Blackburn Rovers’da başladığı seriye Aston Villa’da devam ediyor ve gelecek hafta rekoru tek başına eline geçirecek. Bu listenin kalecilerden oluşması normal elbette. Shay Given’ın da Newcastle United’da 140 maçlık bir serisi var. Bu kalecilerin arasına karışan tek isim var. O da Chelsea’li Frank Lampard. 2001-2005 yılları arasında 164 maç arka arkaya forma giydi.
Nedved Olabilmek
Fenerbahçe ve Galatasaray'ın maçlarını izlerken bütün haftanın yorgunluğu çökmüş üzerime, gözlerim kapandı. Uyuyamıyorsun da; iş zamanı. İşi bitirip sele karışmadan eve varabildiğimde Inter-Juventus maçının 10. dakikasıydı. Ne kaçırdığımın farkında değildim, sonra okudum Tiago sakatlanmış maçın başında. Sıcak çay gibisi yok o yağmurun ardından. Ne kadrolar, ne dizilişler ne teknik adamların hesapları ne de pozisyonlar. Bu gece hiçbirinden bahsetmek gelmiyor içimden bu 3 maçı arka arkaya seyredince. Sadece Türk futbolu, ligi adına -utanma hakkım olmasa da- utandım. İnter-Juventus maçındaki sahadaki 22 adam bizimkilerden kat kat daha fazla para kazanabilir, daha yetenekli de olabilirler, daha iyi antrene de ediliyor olabilirler. Ya o kazanma hırsı, o sahadaki savaş? Bunu nasıl anlatacağız kendimize? Bu adamlar da profesyonel bizimkiler de ama onlar kanlarının son damlasına kadar savaşıyorlar sahada. 36 yaşındaki Nedved tekmeye kafa uzatıyor, 34 yaşındaki Del Piero tekmeyi yiyor, 35 yaşındaki Zanetti deliler gibi koşuyor...
Ankara'daki 180 dakikada futbolu kafasında bitiren, sözleşmesini geçen sezon yenilediği için yatan, geçen sezon kazanılan şampiyonluğun kredisiyle kafası rahat olan, birinci meslek olarak futbolu listeden silen, ayakta duramayan, herşeyi takımında bir adamdan isteyen çok futbolcu gördüm sahada. Bir gün gelecek hepsi futbolu bırakacak ama hiçbiri bir Nedved olamayacak...
22 Kasım 2008
İtalya Derbisi?
Inter-Juventus maçı derbi -İtalya derbisi- midir? İtalya'daki farklı bir tartışmaya gelmeden önce kendi biriktirdiğimi söyleyeyim. Futbol kitaplarındaki derbi tarifi ilgilendirmiyor beni: "Aynı şehirin iki takımı oynarsa..." Clasico, Superclasico gibi derbi ya da büyük maç tarifleri de var ve hiçbirini alıp belli bir tanım içine sokma taraftarı değilim. Gelelim İtalya derbisi meselesine. Konu hakkında bugün La Gazzetta dello Sport'ta Germano Bovolenta imzalı bir makale var. Yazara da başta Milan taraftarlardan olmak üzere çok sayıda itiraz geliyormuş. Inter-Juventus neden İtalya derbisi; ya da neden hala İtalya derbisi diye?
İki takımın arasında oynanan maçlara İtalya Derbisi tanımını yakıştıran 1967 yılında Gianni Brera adlı efsane bir İtalyan gazeteci. Brera, o tarihte Serie A'da en fazla şampiyonluğu bulunan ve Serie B'ye hiç düşmeyen iki kulübün maçlarını İtalya Derbisi olarak yazmaya başlamış. 1967 yılı itibariyle Juventus'un 13, Inter'in ise 10 şampiyonluğu vardı. Milan peki neredeydi? Inter'den önce kurulan, Juventus'tan önce ilk şampiyonluğunu kazanan Milan'ın o yıllardaki şampiyonluk sayısı 8 idi ki Genoa'nın 9 şampiyonluğu vardı. Sonra devir değişti elbette. Milan'ın Berlusconi patronluğunda yükselişe geçtiği yıllarda Inter ezeli rakibine geçildi. Bugün Milan şampiyonluk sayısı ve Avrupa Kupaları'nda Inter'i solladı. geçti ama İtalya derbisinin adı hala Juventus-Inter. Her ne kadar Juventus'un calciopoli skandalı yüzünden 2006 yılında küme düşmesi sonrasında Inter'liler de bunu İtalya derbisi olarak kabul etmese de İtalyan medyası 1992 yılında kaybettikleri ustaları Gianni Brera anısına hala İtalya derbisi manşeti atıyorlar...
Inter Başkanı Olmak
Son 3 yılda ikisi sahada bir masada kazanılmış 3 şampiyonluk. 90'ların kaybedeni Inter bu sezonun da favorisi. En geniş kadro onlarda, Mourinho yedek kulübesinde. Peki bu takımın maliyeti nedir? Inter'in Pirelli ve Nike ile kallavi sözleşmeleri, stad gelirleri, Şampiyonlar Ligi gelirleri ve ürün satışı var... Ve kulübün son 4 yıldaki bilançosu eksi 500 milyon euro. Sağolsun Başkan Massimo Moratti! 2008 yılında gelir-gider dengesindeki fark eksi 148 milyon euro. İki sezondur Mancini ile kazanılan şampiyonluklarda futbolcu-teknik kadro-takım masrafları toplamı 275 milyon euro. Evinde oturan Mancini'ye ödenen para 12 milyon euro. İbrahimovic'in yıllığı 12 milyon euro. Mourinho yılda 9 milyon kazanıyor. Kulübün borç hanesinde yazan ve başkan Moratti'nin üstlendiği rakam ise 418 milyon euro! Daha büyük bir borcun altında tek başına kalan bir başkan da yok Avrupa'da!...
21 Kasım 2008
Steven Gerrard
Haftasonu Futbol
22 Kasım Cumartesi13:00 Kayseri Erciyesspor - Boluspor / D Spor
15:00 Ankaragücü - Fenerbahçe / Lig Tv
16:30 Wolfsburg - Stuttgart (Kanal 24)
17:00 Manchester City - Arsenal / Spormax
19:00 Ankaraspor - Galatasaray / Lig Tv
20:00 Bordeaux - Rennes (Kanal A)
21:30 Inter - Juventus (NTV)
21:00 Real Madrid - Recreativo Huelva (NTVSpor)
22:00 Paris St Germain - Lyon (Kanal A)
23:00 Sevilla - Valencia (NTVSpor)
01:30 San Lorenzo - Lanus (NTVSpor)
23 Kasım Pazar
13:00 Sakaryaspor - Malatyaspor / D Spor
15:00 Trabzonspor - Sivasspor / Lig Tv
15:30 Tottenham - Blackburn / Spormax
18:00 Hamburg - Werder Bremen (Kanal 24)
18:00 Numancia - Atletico Madrid (NTVSpor)
18:00 Monaco - Le Mans (Kanal A)
18:00 Sunderland - West Ham United / Spormax
19:00 Beşiktaş - Eskişehirspor / Lig Tv
20:00 Barcelona - Getafe (NTVSpor)
21:00 Vasco de Gama - Sao Paulo / Spormax
22:00 Marseille - Lille (Kanal A)
22:00 Torino - Milan (NTVSpor) (Bant)
Kesim Mi Lan Topunuzu
Deivid döndü, Fenerbahçe'de hangi yabancı kesik yer? Delgado'nun deplasmanlarda derdi ne? Beşiktaş üçlü defansla intihar mı ediyor? Arda mı Kewell mı solda oynasın? Skibbe mi kuruyor takımı; Adnan Sezgin mi? Umut Bulut'a 10 numarayı kim verdi? 4-2-3-1 mi daha iyi; 4-1-3-2 mi? Bu hafta kimler cezalı, kimler sakat? Kimlerin hafta ortasında maçı var? Kimler yorgun?Bütün bunların ne önemi var. Türkiye'de futbolu, futbolcular oynamıyor ki! Hakem açıklanmadan hakemi öğrenenler, hakemi cebinden arayanlar, diafondan diğer bir başkana görüşme dinletenler, evden aldıranlar, eve bırakanlar, saat soranlar, saati söyleyenler, teknik direktörün arkasında duranlar, teknik direktöre gider yapanlar...
Türkiye'de futbolu başkanlar, yöneticiler ve menajerler oynuyor. Hangi futbolcu sakat, cezalı? Bunun önemi yok. Hangi başkanın şekeri yükseldi, tansiyonu çıktı, grip oldu, midesi ağrıyor, romatizması azdı, ülseri çıktı. Bunların haber olması lazım. Onlar olmazsa takımlar ne yapsın(!)
Bizde iki gündür yaşananlara İtalyanlar 2 yıl önce futbol skandalı dedi. Hakemleri arayan Moggi'nin suçu neydi peki? Adriano-Crespo'ya ne gerek var ki? Luciano Moggi'yi transfer edeceksin, kafan rahat olacak...
Her mahallenin "kesim mi lan topunuzu amcası" vardı bir zamanlar. Kaldıysa eğer onlardan geriye; bir tane de Türk futbolunun başına lazım...
Buffon Topu Tut
Kriz varmış, petrol fiyatları dibe vurmuş, adamların umurunda değil ya da ortalığa bol bol yalan haber sıkıp reklamlarını yapıyorlar. Man. City'in Arap patronları, Juventus'a 75 milyon euro teklif ettiler Buffon'un bonservisi için. Yıllık 15 milyon euro'dan 5 yıllık sözleşme de Buffon'a... Adam topu tutsun(!) diye 150 milyon euro... Okuma fişlerinde topu tutan Ali'nin günahı neydi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








