9 Ağustos 2015

Süper Kupa 2015

Ligin tarihinde şampiyonluk sevinci yaşamış beş takım arasında teknik direktörünü değiştirmeyen, kadro devrimi yapmadan, Melo dışarı Podolski-Bilal içeri yapan, sezonu da iki kupayla kapatan takım G.Saray... Bu rakiplerinden bir adım önde başlamasını sağlar Hamzaoğlu'nun. Fakat gelin görün ki, sarı-kırmızılılar ilk iki sezonunda izleyiciyi ekran başına bağlayan, ardından senaristlerin beyin yorgunluğuna kurban gidip, uzadıkça keyif vermeyen ve sonu hayal kırıklığı olan dizi filmler gibi. Bildiğiniz Lost'un finali işte...Muslera kurtaracak, Sneijder şut atacak dışında taraftarı heyecanlandıracak bir aksiyon yok, sınıf atlayan tek adam Telles. Kaldığı yerden devam eden de kupayı getiren Yasin... 
Bu kadro göz ezberinin kurbanı. Sabri sağdan bindirecek, ortası boşa gidecek, geri dönemeyecek, Burak ofsayta düşecek, Selçuk defansın arkasına top atacak ve stoperler yüksek toplarda azap çekecek. Bütün bunlar dizinin eski sezonundan kalanlar. Değişen bir şey de yok. Bursaspor dün kafa toplarıyla G.Saray'a Şampiyonlar Ligi için net bir röntgen çekti. Bu defansla Avrupa'da olmaz dedirtti. Geçen sezon ligin ilk haftasında G.Saray, Şenol Güneş'in ellerinde daha yoğrulmamış Bursaspor'u deplasmanda 2-0 ile geçerken de dün akşama benzer bir oyun vardı sahada. Muslera iki net pozisyonu çıkarmış, hazır olmayan Bursa boyun eğmişti. Dün Süper Kupa'da da oyun farklı değildi. 3 Haziran'daki Türkiye Kupası finalini kaybederken G.Saray'a kök söktüren Bursa yoktu sahada. Olamazdı da... Sağ beki, ön liberosu, gol kralı santrforu ve takımı kanattan uçuran kaptanı yokken nasıl olsun ki? 
İkinci yarıda G.Saray'dan değişikleri Ertuğrul Sağlam yapsa; "Burak, Sneijder, Podolski çıksın" derdi. Hamzaoğlu da tek farklı galip olmasına rağmen bu üç ismi çıkardı. Bursa golü bulsa geçen sezonun özürlerinden biri bu sezon başında da gelebilirdi. Üç ayda üç kupa kazanan G.Saray taraftarları dün geceden mutlu ayrıldılar ama bu sabaha umutlu uyandılar mı? Mesele budur...

3 yorum:

Anonim dedi ki...

o değilde biz transfer dönemlerinde genelde hep bardağın dolu tarafını görmeye meyilliyizdir.bardağın boş kısmını göstermiyorlar.

fenerbahçenin transferleri ve yapılanması filmini daha önce izlemedik mi türkiyede?beşiktaş mendes alışverişinin bir benzeri değil mi fenerbahçede olanlar.

bütün transferler managerler eliyle olur bunda itiraz edilcek bir durum yok.lakin bütün transferler tek manager eliyle oluyorsa burda bir sakatlık vardır aga.gelen transferlerin çoğu porto-portekiz bağlantılı.souza,ba,nani,fabiano.tek tek bardağın boş kısımlarına bakarak transferleri değerlendireyim.
van persie: saha içinde teknik anlamda bardağım boş kısmı yok.lakin rvp nin kariyeri sakatlıklarla dolu.özellikle arsenalde.32 yaşında dolu dolu oynadığı 2 sezonda kariyer zirvesi yapmış.diğer sezonlar sıkıntılı.şuraya bakın.2 sezon var dolu dolu.fenerliler dua edecek 6 milyon verdikleri oyuncuya aman sakatlanmasın diye.rvp biraz cam adama benzer :) oynarsa tadından yenmez tabi.fenerde saha içi teknik anlamda gördüğüm tek iyi transfer zaten.(galatasataraylı olarak söylüyorum)
http://www.transfermarkt.de/robin-van-persie/detaillierteleistungsdaten/spieler/4380

nani: nani nin saha dışı fiziksel bir olumsuzluğu yok.lakin nani günümüz futbolunda biraz geride kalmış bir oyuncu.taktik açıdan.manu da dolu dolu oynadığı sadece 1 sezon var.2600 dakika oynamış.birde 2100 dakika oynamış.38 maçlık bir sezon için dolu dolu oynamak en az 2500 dakikadan başlar aga.imdi neden nani ile yolları ayırdı manu.rvp gibi fiziksel nedenle ayrılmadı.nani her daim fittir.ayrılma nedeni taktiksel.5 yıl öncesinde kanat açık oyuncularında ilk bakılan özellikler pırpır ve hızlı olmasıydı.ama son yıllarda bu değişti.oyun kanatlarda kurulduğu için kanat oyuncularında biraz 10 numara aklı ve oyun bilgisi aranıyor artık.arda turan robben ribery koke vs. nani tarzı oyuncuların görevini artık kanat bekleri yapıyor zaten.terim döneminin kanat açıkları engin baytar ve emre çolak idi.o kadronun alameti farikası birazda bu idi.hep elmander denir ama engin ile emre çolak unutulur.terim hem 10 numara vari hemde pırpır olsun dedi 2 senesinde kanatların ama ya bulamadı yada sadece pırpırını(amrabat)bulabildi.olmadı tabi.hem pırpır hemde 10 numaravari kanat açığı bulmakta zor.hazard willian costa gibi oyuncular var.nani yi fenerde izleyenler şaşırıyor.şaşılacak bir durum yok.nani bu.manu 26 yaşında süre vermemeye başladı naniye.daha 26 yaşında iken.o devir kapanmıştı.sadece! pırpır kanat açık oyuncularnının devrinin kapanmasının nedeni alan savunmalarının oldukça ilerlemesi idi.

yalnız küçük takımlar için hala kullanışlı oyuncular bu pırpır oyuncular.büyük takımlar ardalar hazardlar willian larla oynuyorlar.10 numaravari kanat oyuncuları.aslında fizikli 10 numaralar biraz kanatlara evrilmişte diyebiliriz günümüzde.

bana şu anda kuyt mı nani mi deseler uzak ara kuyt derim.modern futbolda yeri var.kanat forvet olarak.ama nani de olmadığı için manu 26 yaşında forma vermemeye başladı.simione raul garcia yı her zaman kadroda tutuyor.çok mu yetenekli? kuyt a çok benzeterim raul garcia yı.ikiside kanat ta oynar çok çalışkandırlar.defansa mutlaka yardıma gelirler.ve gerekirse forvet pozisyona evrilirler.ikiside pırpır değildir.kuyt ın yerine nani geldiğinde seviye mi atladı sağ kanat?hayır.
http://www.transfermarkt.de/nani/detaillierteleistungsdaten/spieler/33706

de souza :manager transferi aga.bonservisi elinde mbia alınmıyor ama porto nun deneyip yolladığı souza 8 milyona alınıyor.çok enteresan.

ne tv den izlenip nede araştırılıp alınan transferler.belliki bir managere bağlanılmış.elinde ne var demişler.o da elde kalanları yollamış.ortada bir proje falan yok aga.

Anonim dedi ki...

vitor perreira: bardağın boş tarafı oldukça fazla aga.süper ligde skor olarak şampiyon olsada fikrim değişmeyecek.ha çok iyi futbol oynatır takıma.o zaman yanılmışım derim.ama bu ihtimal oldukça düşük.2 yıl portoda şampiyon olup yolunun al ahli ye gitmesi çoh enteresan.genelde porto dan ayrılanların yolu 5 büyük lige gider.ama vitor un yolu şaşırmış olmalı.neden?bence portoyu yönetenlerin managerler olduğu çoğu avrupalı farkında.yani portoda bir başarı varsa bu managerlerin başarısıdır.özellikle villas boas ta bunu biraz gördüler avrupalılar.nani nin sportingte oynayıp transfer yapması ile q7 nin porto da oynayıp beşiktaşa transfer yapması benzer.normal şartlarda porto mantığında hareket eden bir takımda q7 nin oynaması oldukça zordur.yaşı itibariyle.ama managerler var tabi arada.portoda oynamasa transferde yapamayacak.

nasılki barcadaki teknik adamların başarısı üzerinde var olan sistem konuşulur tartışılır.portodaki başarıda da managerler vardır.

al ahli den ve olimpiyakostan ayrılışıda sorunludur vitor un.al ahlide yaptığı basın toplantısını izlemişsinizdir.verdiği tepki enteresan.ne doğuya özgü bir hikmet ve bilgelik var.nede batıya özgü aristokratlık.tepkinin içeriği doğru yada yanlış demiyorum.verdiği tepkinin biçiminde bir arıza var aga.youtubeda izlemişsinizdir.kırmızı kart gördüğü oyuncuyuda suçluyor.

olimpiyakostan ayrılırkende olimpiyakoslular herhalde kurtulduk diye fenere teşekkür ediyorlardı.kimse keşke kalsaydı falan demedi aga.şampiyon olmasına rağmen.bardağın boş tarafı çok.

8 transferden sonra kalite farkı oldu mu ilk 11 de? kuyt nani? emenike fernandao?sow hala kanatta.oysa sow kaliteli bir forvet.emre gitmiş souza gelmiş.egemen kayer? her an sakatlanma ihtimali olan rvp gelmiş.fenerbahçede ne değişti aga.sow-nani-diego-rvp nin aynı anda ilk 11 de oynadığı takım kompakt olabilir mi???galatasaray ve fenerbahçede aynı sorunlar var.yaşlı ve pres gücü düşük takımlar.

beşiktaş neden geçen sezon avrupada fırtına gibi esti?arsenal ve liberpool tottenham maçları neyin nesiydi aga.genç ve koşan bir takımdı beşiktaş.töre ve olcay gidip geliyordu.sosa koşuyordu.veli atiba koşuyordu.böyle olunca ortaya güzel şeyler çıktı.nani ve sow kanatlarda gidip gelir mi?nani gidip gelse bile oyun aklı ne kadar?nani türkiyeye geliyor ama arda barcaya gidiyor.sadece 1 yaş fark var aralarında?ikiside kanat.ama arda farklı bir kanat.töreyi a.madrid istiyor.kuyt raul garcia hala üst düzey oynuyor.takım oyuncusu olmak farklı bişey aga.a.madrid bu kadar transfer yapmışken raul garcia alınabilirdi nani yerine.belki ses getirmezdi ama çok faydalı olurdu.kuyt gibi.kuyt ın 6 yaş daha küçük olanı.sol kanata xherdan shaqiri alınabilirdi.genç ve yetenekli.simon kayer nani souza nın bonservisine verceğin paraları garcia ve shaqiri için ayırırdın.

solda shaqiri sağda raul garcia ortada topal ve mbia çift forvet sow ve huntelaar(rvp de olur ama o sakatlık riskine girilmez).al sana taş gibi kompakt takım.shaqiri 15 milyon huntelaar 7 milyon mbia beleş raul garcia da 7 milyona alınırdı.29 milyon avro.

bu oyunun fizik ile oynandığını bazen unutuyoruz.geçende galatasarayın süper kupa özetinini izliyorum tvde.galatasaray real madrid maçı.hagi kendi yarı alanından hatta kendi yarı alanı taç çizgisinden kendi yarı alanı 20. metreleri civarıydı.yani sol bekin olduğu alandan oyun kurdu.çok şaşırdım.sol bek gibi uzun bir pas attı sağ açığa.sonra okanın suatın emrenin deli gibi pres yapıp topu kaptıklarını gördüm.top bir ara devamlı takım değiştirdi.topu kaptıran hemen pres yapıyordu.yenilmeden uefa kupasını almak böyle geliyor aga.

xelçuk8 dedi ki...

bu kadar olur
altına imza atarım ,harika yorum ........