28 Mart 2008

Match Point ve Servet

Bay Ö.Ş'ye bir yazı yolladım geride kalan haftaya dair. Servet'in golü için "top üst direğe çarptığında neden geriye, filenin üstüne düşmedi? Rüzgar acaba Mecidiyeköy tarafından mı esiyordu?" cümlesine takılmış ve harika bir saptamada bulundu. Woody Allen 'in Match Point'i. Der ki Bay Ö.Ş: Filmin girişi daha hayatta en önemli şeyin şans olduğunu belirtiyo dış ses, tenis topu filede sekiyor, henüz kendi sahasına mı rakip sahaya mı sektiğini göremiyorsun, filmde aşığını öldüren ana karakter yüzüğünü nehre atıyor ama yüzük nehre gitmiyor duvarda sekip yere düşüyor tenis filesi gibi, sen sanıyosun çocuk o yüzük yüzünden yakalanacak ama tam cinayet çözülüp çocuk hüküm giyecekken o yüzük bir serserinin cebinden çıkıyor cinayeti ona yıkıyorlar yine file geliyor ekrana top rakip sahaya düşüyor. Galatasaray'ın da o hesap; senin satırlarını okuyunca direktman o geldi aklıma..."
Filmi izlemeyenlere spoiler verdik, biraz ayıp oldu ama. 2005 yapımı, izleyen izlemiştir ile sıyralayım son adamdan, düşüren kırmızı kart görür.
''the man who said 'i'd rather be lucky than good' saw deeply into life. people are afraid to face how great a part of life is dependent on luck. it's scary to think so much is out of one's control. there are moments in a match when the ball hits the top of the net and for a split second it can either go forward or fall back. with a little luck, it goes forward and you win... or maybe it doesn't, and you lose" Match Point/2005

12 yorum:

del piero dedi ki...

harika bir filmdi tabiki scarlet johansson hayranı olarak film 1000 kat daha zevkli olmuştu benim için:)

herneyse, serveti hakkaten tebrik etmek gerekirki pozisyonu takip ederek güzel tamamladı hareketi. ama düşünüorumki filmde de eğer yüzüğü takip edip hareketi tamamlasaydı çocuk, yüzük denizde çocuk belkide hapiste olacaktı. demekki hareketi yapıcan ama herzaman takibini sürdürmiycen:)

çok saçma oldu dimi, bende fark ettim ama idare edelim;)

iyi yazılar....

Trofolo dedi ki...

Film harikadir, kacirilmamali - Harbiye Post

yorkut dedi ki...

Harika bir film izlemeyenler izlesin tabiki. Dogru zamanda dogru yerde olmanin tirnak icinde kullanimi bir nevi bu film. Filmde match point'i yapan Jude Law ile bizim Servet Cetin arasinda hicbir fiziksel benzerlik olmamakla beraber Servette dogru zamanda dogru yerde olmayi basariyor bence futbol kariyerinde. Gerek Denizlispor macinda pozisyonu kovalamasi gerekse Fenerbahce'de kadroya giremeyince eline bavulunu alip Sivas'ta cok calisarak tekrar Istanbul'a donmesi. Dondugunde tum Galatasaray taraftarinin olmasa bile cogunun burun kivirmasina ragmen elini bir nevi tasin altina dogru zamanda dogru yerde sokmasiyla kariyerinin en parlak zamanlarini yasiyor. Gerci Servet Cetin nam-ı diğer 'Türkü Baba" sever mi boyle filmleri bilinmez ama yaptigi match pointle belkide sampiyonlugu getiren golu atti ve Kemal Arslan gibi ebedi yedek topculuk yerine kahraman oldu simdiden.

Gadee dedi ki...

Woody Allen külliyatının en beğendiğim filmlerindendir hakikaten.Film çok feci ters köşeye yatırmıştı.

Spoiler verip sonradan izleyecekler için bir tat bırakılmasada,tespit enfes olduğu için es geçiyoruz efendim.

Not: "İzleyen izlemiştir arkadaş" a katılmam mümkün değil,sinema keşif üstüne kuruludur benim için.Her gece uyumadan keşfe devam ediyorum.Ne mutlu Match Point erken keşiflerim arasındaydı...

L dedi ki...

abi filmi de maçı da bilemem de, sen blogda scarlett ablaya da yer verirsen biz acayip bahtiyar oluruz. sever misin, sevmez misin orasını bilemiyoruz tabii:)

angelus1345 dedi ki...

Scarlet Johansson reklamda oynasın izlerim..Klipte oynadı onu bile koyduk kenara..Şimdi haberim oldu filmden, sağolasın Aceto..

farawaysoclose dedi ki...

bu filmi beğenenlere, yine woody allen filmi Cassandra's Dream i de tavsiye ederim.

Deniz dedi ki...

Ağır spoiler var pozisyonda.
Filmin 3 yıllık olması hafifletici sebep (yani son adam değil ama yine de arkadan faul).
Aceto'ya sarı kart çıkar bu spoilerda.

KaSiM dedi ki...

Sırf bu filmin hatrına yazıyorum. Woody Allen hayatta şansın önemini ancak bu kadar iyi beyazperdeye aktarırdı. Bu yüzden herkesin görmesini tavsiye ederim. Bence bir başyapıt ve Scarleti götüren kardeşimiz de Jude Law değil ama adını bende bilmiyom isimsiz bir ingiliz olabilir:)

pclion dedi ki...

Bu filme gidip çok beğenmiştim ama o dönemki kız arkadaşım çıkmak isteyince içimden saydıra saydıra çıkmak zorunda kalmıştım! Yaramı deştiniz, alacağınız olsun.

Ah Scarlett Johansson ah diyorum başka bir şey demiyorum...

Anonim dedi ki...

zenginlik yoksulluk arasında bir gidiş geliş de sözkonusudur filmde, aşk ve mantık arasında da... süperdir woddy.

a-town dedi ki...

erkek oyuncu jonathan rhys myers, irlandalidir kendisi.