8 Mayıs 2007

Atina'da aynı nakarat

Atina'daki Milan-Liverpool Şampiyonlar Ligi finali için yine bilet rezaletiyle anılacak. Yine diyorum çünkü 2 sene önce canlı şahidiydim İstanbul'da. İki kulübe de Atatürk Olimpiyat'da 20 bin kişilik yer ayrılmıştı. 25 bin kadarını UEFA ıstakoz sevenler derneği üyelerine bağlamış, yanlış hatırlamıyorum 5-6'i Türk taraftarlara gerisi de uefa.com'dan satışa gitmişti. Türklerin yarıdan fazlası biletlerini karaborsada İngilizlere sattılar. UEFA.com'dan bilet alan İtalyanlar da dahil tüm web kaşeli biletler de karaborsa da Liverpool'a gitti. Buraya kadarı anlaşılır da; ya numaralı tribündeki biletlerini Milano'da İngilizlere satan İtalyan zübüklere ne demeli. 25 Mayıs 2005 gecesi stadın 3/4'ü İngilizlerindi. Hoş aralarında devre arasında çıkıp Taksim'e gidenler de oldu; hiç olmazsa İtalyanlar final biletlerinin satmanın cezasını kupayı kaybetmekle ödediler. Oh olsun ibnelere demiştik o gece. Şimdi yine aynı senaryo. Atina'da 2 takıma da 17 biner bilet ayrılmış. Milan'da Galliani; "bütün biletleri sadık taraftarlarımız olan kombine sahiplerine satacağız" dedi. Milano dışında olup da Milan'lı olanlar isyan bayrağını açmış tabii. Ebay'da daha Milan'ın satışa çıkarmadığı biletlerle yine kafa kopartmaya çalışan İtalyanlar varmış. Atina'da değişen birşey olmaz. İtalyanlar en fazla 10 bin kişi gelirler. Tersi olursa; gelir bu postu ekrandan yalarım.

2 yorum:

Anonim dedi ki...

Evet final maçında bileti satmayan Türk azınlıktandım bende,dediğiniz doğru stadın 4/3'ü İngiliz hegomanyasındaydı,bir kale arkası ve şeref tribününün karşısındaki kapalı tribünün4/1'i İtalyan'larındı,ama o italyanların maç başlarken yaptıkları kareografiye yaklaşabilen bir tribünü bu ülkede görmedim.
Ayrıca kupa gelince l'pool'luların 80 yaşında arkamdaki teyse dahil nasıl stadın tümünden aynı ahengle you never walk alone tezahüratını söyleyebildiğine şaşırmıştım,bizde kapalı "be" derken eski açık "şik" der çünkü...

Anonim dedi ki...

koreografi konusunda gs tribunlerinin hakkini yemeyelim