19 Kasım 2016

Forma Reklamı İlk 10


Premier Lig 2016 Maç İzleme Maliyetleri

Premier Lig'de; Kombine, bilet, maç kitapçığı, tatlı, çay, deplasman bileti, yetişkin/ çocuk forma fiyatları(min-max)

14 Kasım 2016

Messi'nin Kontratları


Messi'nin 60 bin maaş ve 30 milyon Euro serbest kalma bedeliyle başlayan, 20 milyon /250 milyon ile biten Barça'daki kontratları

13 Kasım 2016

Özel vs. Normal


Porto ile UEFA Kupası’nı kazandığında 40 yaşındaydı. Ertesi sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanıp Chelsea’nın başına geçtiğinde ağzından çıkan iki kelime “Special One” (Özel biri) omuzlarında apolet gibi onuna birlikte 12 yılı geride bıraktı. Artık genç bir teknik adam değil, dahası çalıştırdığı takımları, “takım” yapmayı başaran adam en iyi bildiği şeyi yapamaz oldu. Gittiği her kulüpte soyunma odasının ağabeyini yollayıp otorite kuran, istemediği futbolcunun biletini kesen teknik adam, Real Madrid’den de Chelsea’den de kendisini istemeyen ve saha içindeki düşük performanslarıyla sırt çeviren futbolcular yüzünden gönderildi. 53 yaşında ve artık daha duygusal, eskiden futbolcularını medyaya şikayet etmez en fazla Eto’o ihtiyarlık vakasında olduğu gibi gizli kayıtlarla zor durumda kalırdı. O, kalenin önüne otobüsü çeken adamdı ama şimdi Manchester United’daki defansı bildiğiniz kevgir. Medyayla ve rakip hocalarla arası hiçbir zaman iyi olmadı, kibirliydi, soğuktu ama en azından başarılıydı. Yöntemi bu denip geçiliyordu. “Özel biri” artık kendini kontrol edemiyor. Porto’da 2.53, Chelsea’da 2.5, Inter’de 2.21, Real Madrid’de 2.63 puan ortalaması yakalayan oydu, bu sezon Manchester United’da 1.8’de kalan da o. Belki de her şey Chelsea’da acımasızca işine son verdiği kadın doktor Eva Carneiro’nun ahıyla başladı! Belki de o kendini yenileyemedi, Guardiola, Kloop, Luis Enrique denerken o denemedi, değişmedi… Belki de Jose Mourinho’yu aynanın karşısında “özel biri” yapan budur lakin kameralara baktığında artık belki de normal biri… 

9 Kasım 2016

Mourinho Cezalı Olunca?


Mourinho’nun cezalı olduğu maçlarda takımları ne yaptı?

 PORTEKİZ
Porto-Lazio 4-1 (tribüne gönderildi)
Lazio-Porto 0-0

İNGİLTERE
Barcelona-Chelsea 2-1 (tribüne gönderildi)
Chelsea-Barcelona 4-2 (cezalı)
Chelsea-Bayern Münih 4-2 (cezalı)
Chelsea-Southampton 1-3 (tribüne gönderildi)
Chelsea-Aston Villa 2-0 (cezalı)
Chelsea-West Ham 2-1 (tribüne gönderildi)
Stoke City-Chelsea 1-0  (cezalı)
Man. United-Burnley (tribüne gönderildi)
Swansea-Manchester United 1-3 (cezalı)


İTALYA
Cagliari-Inter 2-1 (tribüne gönderildi)
Inter-Atalanta         4-3 (cezalı)
Juventus-Inter 2-1 (tribüne gönderildi)
Atalanta-Inter 1-1 (cezalı)
Inter-Sampdoria 0-0 (tribüne gönderildi)
Udinese-Inter 2-3 (cezalı)

İSPANYA
Real Madrid-Murcia 5-1 (tribüne gönderildi)
Sporting-Real Madrid 0-1 (cezalı)
Real Madrid-Atletic Bilbao 5-1 (cezalı)
Real Madrid-Barcelona 0-2 (tribüne gönderildi)
Barcelona-Real Madrid 1-1 (cezalı)
Villarreal-Real Madrid      1-1 (tribüne gönderildi)
Real Madrid-Real Sociedad 5-1 (cezalı)


8 Kasım 2016

La Liga Tarihinin En iyi Kalecileri


La Liga Tarihinin Gol Kralları


Sneijder ve 5 Teknik Adam


Gece hayatı ve teknik adam değişimi yüzünden Real Madrid’den ayrılan ve bir ay süren pazarlıkların ardından 16 milyon Euro’ya Inter’in yolunu tutan Sneijder, Mourinho yönetiminde 2010’da Şampiyonlar Ligi, Serie A şampiyonluğu ve İtalya Kupası’nı kazanmıştı. Portekizli teknik adamın ayrılığı sonrasında Milano kulübünde 5 farklı teknik adamla çalışan Hollandalı 10 numara, 2012’in sonbaharında Başkan Moratti’ye istan etmiş ve “Sürekli teknik direktör değişiyor ve artık ben nerede oynayacağımı bilmiyorum” demişti. Benitez, Leonardo, Gasperini, Ranieri’nin de ardından genç teknik adam Stramaccioni döneminde kadro dışı kalan Sneijder, yüksek yıllık ücreti nedeniyle zorda olan Inter tarafından 8 milyon Euro’ya Galatasaray’a satılmıştı.

Galatasaray’da ilk olarak Fatih Terim ile çalışan Sneijder, Inter’de yaşadığı teknik adam kaosuna sarı-kırmızılı kulüpte de yakalandı. “Sol kanatta mı forvet arkasında mı oynamalı” derken, Ünal Aysal’ın Terim ile yollarını ayırması sonrasında Mancini ardından Prandelli ile çalışan Hollandalı yıldız,  Dünya Kupası’nda yorumculuk yaparken kendisini sert bir dille eleştiren Hamzaoğlu ile yolları Florya’da buluşmuştu. Son bir yıldır adale ve diz sakatlıkları, Hollanda’nın Euro 2016 dışında kalması derken Denizli’nin ardından son olarak vatandaşı Riekerink ile çalışan Hollandalı yıldız, İtalya’da neyi kınadıysa Türkiye’de başına o geldi.   

6 Kasım 2016

Camp Nou Ne Kazandırıyor?


Barcelona'nın Camp Nou'dan gelirleri
Bilet: 57.5 milyon Euro
Barcelona Müzesi: 32 milyon 
VİP: 17 milyon
Kombine: 45.5 milyon
Organizasyonlar: 7 milyon 
Salon bilet: 1.4 milyon 

Kulübün 679 milyon Euro gelirinin yüzde 23'ü...

Miroslav Klose

Çocuk yaşta jimnastik sporuna gönül vermesi ona sadece ceza sahası içinde topla buluştuğunda esneklik sağlamıyordu, fileleri havalandırdıktan sonra attığı saltolar adıyla anılır oldu. Gün geldi bu sevinçten vazgeçti çünkü oğlu televizyon başında babasını izlerken onu taklit edip canını yakınca yüreği dayanmadı, "Sadece çok özel gollere saklar oldum saltoyu" dedi. İyi olduğunun farkındaydı ama her röportajında aynı soru geliyordu: "Gerd Müller ile kendini karşılaştırırsan?" Aynı cevabı verdi: "Müller başka bir adamdı. Müller değilim, olamadım da." Alman Milli Takımı'nda Gerd Müller'den daha fazla gol (71) attı ama Müller 68 golü, 62 maçta atmış, o ise 137 maçta forma giymişti. Polonya asıllı santrfor babadan futbolcuydu, yetmedi annesi Barbara da hentbolda milli formayı giymişti. Kaiserslautern'de yetişti, Werder Bremen, Bayern Münih derken İtalya havasını Lazio'da aldı.
2002'de finalde kaybettiği Dünya Kupası'nı 12 yıl sonra kariyerinin son baharında Brezilya'da kaldırdı. Dünya Kupaları'nda en çok gol (16) atan santrfor artık hocası Löw'ün yanında staja başlayacak. Miroslav Klose büyük golcüydü, üç direk onu çok özleyecek.

5 Kasım 2016

Raul-Michel-Juanito





Tribünden izlemiş ya da izlememiş olsun hiç farketmez Real Madrid taraftarına efsane futbolcularını sorduklarında onca yıldızın arasında hepsi bir ismi söyler: Juanito. Söylerken de hepsinin yüzüne bir hüzün çöker çünkü İspanyolların usta golcüsü Türk futbolunun Taçsız Kralı Metin Oktay gibi hayatını bir trafik kazasında kaybetmiştir.
Santiago Bernabeu'da her maçın 7. dakikasında yükselen ""Illa illa illa, wmaravilla" tezahüratı da 37 yaşında kendilerini bırakıp giden Juanito'ya bir saygı duruşudur. Yakın geçmişte Real Madrid'in efsane golcüsü Raul'un Atletico Madrid altyapısında yetiştiği futbolseverin ezberindedir ama Juanito'nun bir zamanlar sıkı bir Real Zaragoza taraftarı olarak genç yaşta geldiği Atletico Madrid'den yolunun nasıl şehrin öte tarafına çıktığı satır aralarında kalır.
Benfica ile oynanan bir hazırlık maçında ayağı kırılan Juanito'ya Atletico Madrid bir daha forma vermez ve Burgos takımını attığı gollerle birinci lige çıkarıp yılın futbolcusu seçilen Juanito'yu Real Madrid kapar. Son pişmanlığın futbolda fayda ettiği elbette görülmemiştir.

Aritz Aduriz


Aritz Aduriz 35 yaşında. 
Genk'e 3'ü penaltıdan 5 gol attı.  

30 Ekim 2016

Begiristain, Soriano ve Zubizarreta

Katalanların kulübü Barcelona'da futbolculuk ve teknik adamlık kariyerlerinde Katalan kökenli olanların daha çok sevildiği ve yolların açıldığı doğrudur. Ama bugün sahada Iniesta kenarda Luis Enrique gibi örneklerden çeyrek asır geriye gidersek karşımıza Txiki Begiristain çıkar.
Cruyff'un dört yıl arka arkaya şampiyon olan rüya takımının kanat oyuncusu Bask bölgesi kökenlidir. Her futbolcu teknik adam olacak değil, Begiristain kulüp yönetiminde profesyonel olmayı tercih etti ve geride kalan 10 yılın yarısında Ferran Soriano ile birlikte yüksekten uçmaya başlayan Barcelona'nın futbol aklı oldu.
2010'da da bayrağı kendisi gibi Bask kökenli olan efsane kaleci Andoni Zubizarreta'ya teslim etti. Barcelona, Juventus'un parlak pazarlama beyni İtalyan Francesco Calvo'yu transfer etti. Begiristain ve Ferran Soriano bugün Manchester City kulübünü yönetiyorlar. Sezon başında Guardiola boşuna mı geldi bu kulübe? Zubizarreta da üç gün önce Olimpik Marsilya kulübünü satın alan Amerikalı patronla el sıkıştı ve Fransız kulübünün sportif direktörü oldu. Bize bu satırlardan ne kalır peki? Birincisi yabancı transferi deyince bizim başkanların aklına sadece futbolcu ve teknik adam gelmesin.
İkincisi futbolu bırakan her Türk futbolcusu teknik adam olmak yerine bazıları da spor yönetimi üzerine eğitim alıp bunu kariyerlerinden damıttıkları tecrübeyle harmanlasın...
Bir kulübü yönetmenin dörtlü savunmandan üçlüye geçmekten çok daha fazlası olduğuna inanlara elbette bu naçizane tavsiye...

Maradona "56"




Yeni bir sözüm yok... Mükemmel olmayan adamların en mükemmeli... 56 yaşında...
Goikoetxea-Schuster-MaradonaMaradona Giderken
20 Yıl Sonra Napoli ve Maradona
Si Yo Fuera Maradona
Maradona der ki
Yeni Maradona
25 Yul Önce Maradona ve Nunez
20 Yıl Önce Napoli
Queen ve Maradona
17 Kasım 1976 ve Maradona
Pele Maradona ve Ronaldinho

16 Ekim 2016

Yetenekli Bay Carlos


Futbol tarihinde Carlos Henrique Raposo gibi futbolcu azdır ya da hiç olmamıştır. Beckenbauer’e benzediği için Brezilya’da “Kaiser” lakabıyla anılan Carlos, 70’lerin sonunda adını duyurdu. Alman liberoya benziyordu ama o bir “golcü”ydü. Dönemin meşhur futbolcuları Carlos Alberto, Ricardo Rocha ve Gaucho yakın arkadaşıydı ve onlar sayesinde transfer yapmaya başladı. Carlos, Botafogo’ya imza attı, “Kondisyon problemim var” deyip takımla idmana çıkmadı.  “Hadi çift kale maça” dediler, “adalem ağrıyor” dedi. O dönemin ileri tetkikler yaygın değildi elbet. Carlos benzer numaraları gittiği her kulüpte yaptı, ya boğazı ağrıyor ya da adalesi çekiyordu. Brezilyalı gazetecilerden de yakın olduğu isimler sürekli onun ne büyük golcü olduğunu yazıyorlardı. 1986’da Fransa’da Ajaccio takımına transfer olduğunda elbette ki tek bir görüntü yoktu hakkında. Formayı giydi, armayı öptü, önüne konuna bütün toplara bütün yeteneksizliğini ortaya koyup vurdu. Onu kimse Ajaccio formasıyla Fransa 2. Ligi’nde de izleyemedi ama Brezilyalı gazeteciler Fransa’da coştuğunu yazdılar. Brezilya’ya döndü, önce Fluminense sonra Vasco de Gama’ya imza attı. Carlos Henrique Raposo’nun 10 yıl süren futbol kariyeri 1989’da sona erdi. Kariyerinde tek bir maça çıkmadı. Bırakın bir maç videosunu, bir maçtan tek kare fotoğrafı bile yoktu. Yıllar sonra 20-30 maçta oynadığını, bir gol attığını anlatıyordu ama dinleyeni yoktu. 

CR7 Otel



10 Ekim 2016

X Raporu #1

Kült olmuş, duvarlara yazılmış, tişörtlerin üzerinde slogan olmuş saptamaları vardır Bill Shankly'nin a dair. En bilindik olanı da şudur: "Futbol bir ölümkalım meselesi değildir. Ondan çok daha önemlidir." Bu oyunu sevenlere "Vay be" dedirten satırdır da hayatta karşılığı var mıdır işte o tartışma konusu. Bize bunun cevabını Juventus ve İtalyan Milli Takımı'nın stoperi Bonucci versin. 28 yaşındaki Leonardo Bonucci, Çizme'nin son yıllarda yetiştirdiği en iyi stoper, bir savunma oyuncusu için İngiliz kulüpleri 60 milyon euro'yu gözden çıkardıysa, hiç izlememiş bile olsanız geçmişinde neler yaptığını tahmin edebilirsiniz. Bonucci sezon başında transfer tekliflerini geri çevirdi. İtalya'nın Fransa ve İsrail ile oynadığı milli maçlara da gitmedi. Bonucci sakattı ama adalesinden, dizinden vs. değil. Bazen hayat sakatlar insanı. İtalya'da kimse eylül ayına kadar Bonucci'nin iki yaşındaki oğlunun temmuz ayında çok kritik iki beyin ameliyatı geçirdiğini bilmedi, medya haberi atlamamıştı, futbolcunun ricasıyla özel hayatına saygı gösterdiler. Küçük Matteo iki ameliyatın ardından hâlâ hayatta kalma savaşı veriyor. Babası, İtalyan Milli Takımı eşofmanıyla çıktığı basın toplantısında gözyaşlarına boğuldu ve "Futboldaki kayıplarımın hiç önemli olmadığını anladığım günler yaşadım son üç ayda. Çocuğumu ameliyat masasında görmenin nasıl bir şey olduğunu sizlere tarif edemem" dedi.
Mesele hayatsa, futbolun, kariyerin, paranın ne önemi var!.