11 Ocak 2011

Naklen Yayınlar

11 Ocak Salı
14:00 Torku Şekerspor-Trabzonspor / TRT Haber
15:15 Kuzey Kore-BAE / Eurosport 2
18:15 Irak-İran / Eurosport 2
18:30 Palermo-Chievo (Kupa) / NTV Spor
20:00 Galatasaray-Beypazarı Şekerspor / TRT 1
22:00 Inter-Genoa (Kupa) / NTV Spor
12 Ocak Çarşamba
15:15 Özbekistan-Kuveyt / Eurosport 2
18:00 Denizlispor-Gaziantepspor / TRT 6
18:15 Çin-Katar / Eurosport 2
20:00 Manisaspor-Beşiktaş / TRT 1
22:00 Blackpool-Liverpool / Spormax
13 Ocak Perşembe
15:15 Ürdün-Suudi Arabistan / Eurosport 2
18:15 Suriye-Japonya / Eurosport 2
20:00 Yeni Malatyaspor-Fenerbahçe / TRT 1
22:00 Juventus-Catania (Kupa) / NTV Spor

Emenike'ye Sahip Çık

Bener Onar yazdı bugün blogunda. Paylaşıyorum... Zamanında Bebek'te kebapçı açtırmayacağız diye yırtınıp şimdi lahmacuncu sponsorluğunda program yapan Okan Bayülgen çıksın özür dilesin o ekranda! Kebap da bizimdir, lahmacun da, Emenike de!..

"Ceyhun Yılmaz, Okan Bayülgen’in programına konuk olmuş. Ekranda Ceyhun Y’nin Kardemir Karabüksporlu Emenike’yi konuk ettiği programın görüntüleri. Tam o sırada Okan B. son dönemde klasikleşen küstahlıklarından birini yapıyor: “Bu nedir hocam? Tekneyle gelen arkadaşlardan mı?”

Duble

Önce Hamit Altıntop'a helal olsun. Harika bir golle, prestijli bir ödülün sahibi oldu. FIFA, yılın futbolcusu ödülünde ise Iniesta kazandı diye attığı manşetle tüm dünyaya büyük kazık atan La Gazzetta dello Sport fena çuvalladı. Listede 3 Barcelonalı'nın olmasına bile çoğunluk itiraz ediyordu. 3 kupa kazanan, Dünya Kupası'nda final oynayan Sneijder yoktu. Atletico Madrid ile iki kupa kazanan, Uruguay ile daha ne yapsın ki dedirten Forlan da yoktu. Bu üçlü ödül almaya giderken ha Xavi ha İniesta havası vardı. Iniesta'nın yaşı genç, Xavi bir daha ne zaman alacak, ödülü ona verirler derken Messi ikide iki yaptı. Onun dünyanın en iyisi olduğuna kimsenin itirazı yok ama geçen yıl performanslarıyla sonuca gidenler arasında Sneijder ve Forlan'ın gerisinde kalmalıydı Messi. Bu gidişle, dünyanın en iyisine vereceklerse Messi en azından 4 yıl daha bu ödülü alır.. Haberi patlayan La Gazzetta da isyan etmiş tabii...

Formica ve Ronaldinho

Güney Amerika'lı bir kulübün bir futbolcuya 3 milyon bonservis ödediğinde buna büyük para diyorlar. Satarken dolan kasaların deliği neredeyse giden gelmiyor işte. Arjantin'de 20 kulübün toplam borcu 250 milyon dolar. Türkiye'de neredeyse Galatasaray'ın borcuna eşit bu rakam. Aralarında en zorda olanlardan biri de Newell's Old Boys. 17 milyon Euro borcu var. Galatasaray'a 4 milyona Formica'yı satıp futbolcularının alacaklarını ödeyecekti. Emre Atasoy da sağolsun oturdu portresini yazdı. İmzayı görmeden transfere inanmam diyenler her zaman haklı. Galatasaray, B planı olarak görmüş ki Formica bir türlü gelemedi. Takımıyla da kampa gitti. Bugün de Genoa 4 milyona aldı. Formica'dan pas Ronaldinho'ya gitsin. Milan'a 3 milyon Euro ödedi Flamengo. Gremio, yetiştiği takıma vefasızlık etti diyen transferden çekildi ama onların da Milan'a para ödemeye niyeti yoktu. Çok değil 4 yıl önce dünyanın en iyisi olan, bonservisi için 100 milyon rakamı dolaşan Ronaldinho, Rivaldo gibi Milan'da dibe vurdu ama aradaki fark elbette ki yaş. Ronaldinho erken emekli olmayı tercih etti. Premier Lig'de orta sıra bir takıma da gidebilirdi. Flamengo'da yıllık kazancı 1 milyon Euro olacak. Milan'da primler dahil 7-8 kazanan bir adam için cep harçlığı gibi.. Menajer kardeşinin kariyerinin mahvettiğini söyleyebiliriz..

7 Ocak 2011

Hafta Sonu Futbol

7 Ocak Cuma
18:15 Katar-Özbekistan @ Eurosport 2
18:30 Beşiktaş-Sivasspor ?
20:00 Trabzonspor-Schalke 04 @ Euro Futbol
8 Ocak Cumartesi
14:45 Arsenal-Leeds United @ NTV Spor
15:15 Kuveyt-Çin @ Eurosport 2
17:00 Sheffield United-Aston Villa @ NTV Spor
19:00 Galatasaray-Hannover 96 @ Eurosport 2
21:00 Real Sociedad-Sevilla @ NTV Spor
23:00 Deportivo La Coruna-Barcelona @ NTV Spor
9 Ocak Pazar
13:30 Sampdoria-Roma @ TV8 & Lig TV (HD)
15:15 Japonya-Ürdün @ Eurosport 2
15:30 Man. United-Liverpool @ NTV Spor
16:00 Catania-Inter @ Lig TV (HD)
16:00 Milan-Udinese @ TV8 & Spormax (HD)
18:00 Leicester-Man. City @ NTV Spor
18:15 Suudi Arabistan-Suriye @ Eurosport 2
20:00 Real Madrid-Villareal @ NTV Spor
21:45 Napoli-Juventus @ TV8 & Spormax (HD)(Yorum)
22:00 Levante-Valencia @ NTV Spor
10 Ocak Pazartesi
15:15 Hindistan-Avustralya @ Eurosport 2
18:15 Güney Kore-Bahreyn @ Eurosport 2
22:00 Hercules-A. Madrid @ NTV Spor

5 Ocak 2011

Mutu ve Sayısız Becali

Chelsea'de kokainden 7 ay, Fiorentina'da sakatlık sonrası fazla kilolardan kurtulabilmek için Ocak 2010'da yasak madde sibutramin... İlk yarının ortasında döndü ama ne fayda... Mutu, bugün Fiorentina kampını terketti ve film koptu. Teknik direktörü Sinisa Mihajloviç ile fotoğrafta görünen eski bir vukuatları var ama bu ayrılığın sebebi ikilinin yaşadığı problemler değil. Fiorentina, Cesena'ya kiralamak istiyor iddiası da var, bir de bol miktarda Becali konuşuyor. Bu Mutu haberlerindeki Becali sayısını ben çözemedim. Hepsini birbirine karıştırıyorum zaten, başkan olan var, menajer olan var, yaşlısı var, genci var...

Lutu

"Kim?" diye sordum hani renklere aldanıp Raul diyen de oldu da, ben de fotoğrafla karşılaştığımda tanımamıştım. Maşallah pat diye geldi cevap: İonut Lutu... Yeni Maradonalar gibi yeni Hagiler de vardı bir zamanlar. Bu arkadaş o seriden... Galatasaray'dan yolu geçmişti. Çelimsiz biriydi. Rıdvan Dilmen'in kopyası demişti birileri geldiğinde. 3 ayda yalan oldu. 17 yılda 19 takım değiştirmiş. Tam bir futbol emekçisi. Şimdi Romanya'da olabilecek en alt kademede hala futbol oynuyor 35 yaşında. Kürkçü dükkanı da Uni. Craiova. Tam 5 kere girmiş bu kulübün kapısından. O zaman önce Lutu birazdan Mutu...

Flores Fenerbahçe'ye?

Gökhan Ünal gitti, Güiza zaten var ama yok, Semih için yolu sonu. Eldeki tek golcü Niang. O da ilk yarının ikinci bölümünde sakatlık sonrası kendine gelemedi. Fenerbahçe'ye bir santrfor lazım. O zaman bu menajerin dün verdiği röportajı* dikkate almak lazım. Udinese'de fazla forma şansı bulamadığı için ayrılmak isteyen Floro Flores'in menajeri Paolo Palermo dün "Fenerbahçe, beni İstanbul'a davet etti" dedi. Fenerbahçe'nin oyuncusu için yapacağı teklifi kabul edilebilir bulduğu takdirde taklifi Udinese tarafına da iletecekmiş. Flores 27 yaşında, iyi golcüdür.

* Palermo, conferma che domani incontrerà il Fenerbahce?
"Si, confermo. Andrò per una questione di cortesia, voglio capire di cosa si tratta. Pare che il Fenerbahce sia interessato. Se sarà così poi provvederò a mettere in contatto le parti, ovvero le due società".


Yukarıdaki satırların ardından bugünkü gelişme ilginç. Flores'in menajeri Fenerbahçe'nin oyuncunun kontratının sezon sonunda sona erdiğini sandığını ve ortada bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş... Şimdilik bu defter kapanmıştır. Belki yine açılır.

Agüero=45 Milyon Euro

Simao'nun Beşiktaş'a gidişi sonrasında ilk maçta sahaya kaptan çıktı. 5 yıldır Atletico Madrid'de. "İyi Güney Amerikalı'yı artık 18'inde kapıyorlar"ın son yıllardaki en iyi örneği Sergio Kun Agüero, 157 maçta 60 gol attı. Sözleşmesini de resmen 2014 yılına kadar uzattı. Bu takımda kaldığı sürece muhtemelen şampiyonluk nedir öğrenemeyecek. La Liga'da şampiyonluk 10 yıllık vadede iki takım dışına gitmeyecek gibi duruyor. Agüero'nun bonservisinde 60 milyon Euro veren alır yazıyordu. Yeni rakam 45 milyon Euro...

4 Ocak 2011

Bir Başka Galatasaray

Bu hayat sırtımıza sırtımıza vururken ahlaklı ve onurlu kalmaya çalışıyoruz ya hani kimimiz... Çocukların boğazından geçeni kazanırken, yeni yetmeliğimizde anne-babanın verdiği harçlığı harcarken, bir kale direği kadar dik kalmaya çalışıyoruz ya bu topraklarda. Zengin olmaktan daha zor ve makbul olan da budur...

Futbol fena halde hayata benzer ya hani, Cristiano Ronaldo bu yüzden sevilmiyor işte... Hep bir sahte tarafı var değil mi? Sempatik dediğin Messi oluyor... İyi profesyonel, geceleri en fazla pizza yiyip, Playstation oynayan bir ergen... Taraftar da kendini ceza sahasında yer atanlar yerine formasını terden sırılsıklam olmuş adamlar görmek istiyor sahada. O biletin, o kombinelerin parası kolay kazanılmıyor. Hayata küstah doğmuş adamları kimse görmek istemiyor sevdiği formanın, armanın altında...


Ronaldinho'yu yollayan Barcelona'nın haklı sebepleri vardı. Adriano'dan vazgeçen Inter'in de. Onların futbol yeteneğini tartışan delidir de; yetenekten kime ne! Barcelona eğer Ronaldinho sonrası, Adriano gibi bir adama formasını giydirseydi Katalanların alayı ayaklanır, onun atacağı, attıracağı gollerden vazgeçerlerdi. Şimdi bu iki adamın da yolu aynı...

Kazım ve Galatasaray'ın hikayesi de budur. Bir kulüp zirvelerde de dolaşır, dibe de vurur... Bir takıma sevdalanmak, acıyı da gerektirir zamanı geldiğinde. "Yenilsen de yensen de"dir, "Yağan yağmurda ıslanmadık mı"dır taraftarlık. Bir duruş ister taraftar kulübünden; kupalar gelir, gider, asaletin yeter diye bağırdığında önce kendi inanmalıdır. Galatasaray'ın da yitirdiği budur...

Bir zamanlar Avrupa Gol Kralı olmuş Tanju Çolak'ı, tabanca ile poz verdi, Hülya Avşar ile aşk yaşadı diye kapının önüne koyma cesaretini gösteren kulüp, sadece Kazım ile değil, öncesinde aldığı kararlarla da "Bir Başka Galatasaray" olduğunu gösterdi bu ülkenin futbol tarihinde....

Menajerlik şirketine ortaklıktan dolayı federasyondan ceza alan Serdar Özkan ile o gün yollarını ayıramayan, rakibi haince tekme atan Barış Özbek ile yeni sezona giren Galatasaray'la, sezon başında disiplinsiz diye Keita'yı gönderen, otobüste güldü diye Misimoviç'e valiz toplatan Galatasaray aynı Galatasaray...

Ezeli rakibin formasının değerini bilmeyen ve kovulan Kazım'ı alan, resmi sitesinden transfer haberini iki gencin imza haberinin sonuna sıkıştırıp, utancından aynalara bakamayan Galatasaray da, işte bu Galatasaray! Lakin bu Galatasaray, 14 yıl şampiyonluk hasreti çeken, Sefer'ler, Fettah'larla tribünde ömür tüketen, yeteneği kısıtlı, ama adam Cüneyt Tanman'ı kaptan bilen taraftarın Galatasaray'ı değil...

Kaybeden bu Galatasaray değil! Kaybeden "Başka Galatasaray yok" diyenler... Başka bir Galatasaray var, varmış... Birileri bir başka Galatasaray yarattı. Bugün Kazım transferine isyan eden taraftar için acı olan, bu "başka Galatasaray", onların Galatasaray'ı değil... Ve takımsız ve sevdasız kalmak ne demektir; bunu işte kimse bilemez...

3 Ocak 2011

Barcelona'ya Yeni Forma

Barcelona'nın klasik forması güzeldir ama yenilik lazım demiş Nike. Bu iki forma önerilmiş... Sağdaki forma, Inter'de olduğu gibi degrade (İki renk arası geçişlerin yumuşatılması). Soldaki forma hiç futbol forması gibi durmuyor... Görselleri yayınlayan El Mundo Deportivo...

1 Ocak 2011

Sezonun Virajları

Türkiye
29-30 Ocak: Fenerbahçe-Trabzonspor/Bursaspor-G.Saray
20 Şubat: Beşiktaş-Fenerbahçe
6 Mart: Beşiktaş-Trabzonspor
20 Mart: Galatasaray-Fenerbahçe
3 Nisan: Fenerbahçe-Bursaspor
10 Nisan: Galatasaray-Trabzonspor
17 Nisan: Trabzonspor-Bursaspor
1 Mayıs: Beşiktaş-Galatasaray
8 Mayıs: Bursaspor-Beşiktaş
Avrupa
16 Ocak: Liverpool-Everton
13 Şubat: Manchester United-Manchester City
26 Şubat: Tottenham- Arsenal
1 Mart: Chelsea-Manchester United
13 Mart: Roma-Lazio
20 Mart: Atletico Madrid-Real Madrid
3 Nisan: Milan-Inter
17 Nisan: Real Madrid-Barcelona
30 Nisan: Arsenal-Manchester United
7 Mayıs: Manchester United-Chelsea

31 Aralık 2010

İyi Bakın Kendinize ve Onlara...

Eskisi kadar yazmıyor, yazamıyorum. 2010 geride kalırken, 2008'in üçte biri kadar post birikmiş blogda. Gazeteye yazacağını yazma, gazeteye yazdığını ertesi gün bloga yazma, ekranda söyleyeceğini yazma, yayında söyledikten sonra yazma... Ne düşünüyorsan düşün, bir mecrada ifade ettikten sonra, tekrarı rahatsız ediyor insanı... Bir de önce profesyonel hayat... Gazetecinin blog yazması kırk ton etik gerektiriyor. Gazeteciler de zaten bu ülkede blog yazmıyor, yazsa da bir zaman sonra kepenkleri indiriyor. Önce iş deyince eskisi gibi olmuyor. İki oğlum var, bu blog da 3. çocuk gibi. Büyük olandan ufak, küçük olandan büyük... Biliyorum 2011'de de bu tempoda gidecek... Gittiği yere kadar zaten...

Bu adresten yolu geçen herkese mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum. 2010'da beynime işleyen, yaralayan, bir erkek olarak boynumu büken ve utandıran bir kadının; bir annenin, Ayşe Paşalı'nın bu çaresiz, bu hüzün akan bakışlarıdır. O artık yaşamıyor... Kendinize iyi bakın, ama en çok da annelerinize, kadınlarınıza, sevdiklerinize iyi bakın...

Hafta Sonu Futbol

1 Ocak Cumartesi
14:45 West Brom-Man. United / Spormax
17:00 Stoke City-Everton / Lig TV
17:00 Liverpool-Bolton / PL TV
17:00 Man. City-Blackpool / Spormax
19:30 Birmingham-Arsenal / Spormax (Yorum)
2 Ocak Pazar
15:30 Chelsea-Aston Villa / Spormax
18:00 Wigan-Newcastle / Lig TV
19:00 Barcelona-Levante / NTV Spor
21:00 Sevilla-Osasuna / NTV Spor
23:00 Valencia-Espanyol / NTV Spor
3 Ocak Pazartesi
21:00 A.Madrid-Santander / NTV Spor
23:00 Getafe-Real Madrid / NTV Spor
4 Ocak Salı
22:00 Man. United-Stoke City / Spormax
5 Ocak Çarşamba
20:00 Trabzonspor-W.Bremen / Euro Futbol
21:45 Arsenal-Man. City / Spormax
6 Ocak Perşembe
13:30 Juventus-Parma ?
16:00 Cagliari-Milan ?
21:45 Inter-Napoli (Spormax) (Yorum)

30 Aralık 2010

Mauro Formica

Menajeri Fabian Basualdo kesin konuşuyor: "Biz Galatasaray ile anlaştık. Newell's ile Galatasaray arasında ufak bir pürüz var." Pürüz dediği kulübün istediği artı 200 bin Euro ise bu iş bitmiş demektir. Ole Gazetesi de transferde gelen-giden listesinde transfer bitmiş gibi Formica'yı Newell's dan gitti olarak gösterdi. Geride kalan sezon bizde naklen yayınlanmadığından ben Formica hakkında bir yazı yazılacaksa en iyisini Arjantin'de son 3 yılda tribünlerde tonla maç izleyen Emre Atasoy'un (ich) yazabileceğini düşündüm. O da sağolsun, yazdı, yolladı...

************
Diego Armando Maradona 2010 Dünya Kupası hezimeti için ısınma turları atarken Panama ile oynanacak hazırlık maçına sadece Arjantin'de oynayan futbolcuları davet etmişti. Ezeiza'da bulunan Arjantin Milli takım kampında çoğu kişinin gözü o sezonun en formda futbolcularından
biri olan Mauro Formica'nın üstündeydi. Formica'nın parladığı gibi Dünya Kupasına gitmesini hiç kimse beklemiyordu, ama takımın başındaki isim Maradona gibi ne yapacağı belli olmayan biri olunca ne olacağı da belli olmazdı! Masalı burada keselim, Formica sakatlığı yüzünden ilk
kez giyeceği Arjantin formasını naftalinleyip sandığına kaldırdı ve Dünya Kupasını evinde izledi. Ama ertesi sezon kaldığı yerden oyununa devam etti.
Bu yıl Huracan'da oynayan ağebeyi Lautaro gibi Newell's Old Boy altyapısından çıkan Formica defansta oynayan ağebeyinin aksine iki forvetle oynayan Newell's takımında klasik 10 numara gibi oynuyor. Yaratıcı futboluyla altyapısından çıktığı takımında kısa zamanda 33 numaradan 10 numaraya terfi etti. Genellikle mücadele sevmeyen Arjantin 10 numaralarının aksine ayağını her tarafa sokması ve rakipten çaldığı toplarla dikkat çekiyor. Kafasını sürekli yukarıda tuttuğu için kalecilerin en küçük hatalarını bile gözünden kaçırmıyor. Klasik sadece forvet arkası oynayan bir 10 numara dersek haksızlık olur. Oyun sıkıştığı zaman Arda gibi ters ayağı ile sol tarafa geçebilir. Muhtemelen Galatasaray, Hagi'nin kullanacağı bu özelliği ile Arda, Formica ve Pino'nun dahil olduğu bir çarkla sürekli değiştirebileceği bir opsiyon kazanacak. Lakabı "El Gato" yani Kedi. Topla aniden hızlanıp durabiliyor olması rakip defanslar için de muhtemelen problem yaratacağı bir diğer özelliği.Formica'nın şu an en büyük avantajı ve dezavantajı aynı potada eriyor. İlk yarısını sekizinci bitirdiği ligde taraftarın baskısı nispeten daha az olacaktır. Yeni stada geçişle beraber bir ivme kazanağını tahmin ettiğim Galatasaray ligin geri kalan beş aylık bölümünde pek tanınmayan Formica'ya en az bir sezon kazandıracaktır. Öte yandan Misimovic'i kanunlara kurban veren ve bir şey anlayamayan taraftar Formica'da Carrusca'nın kumaşını dokuyan çocuğun izlerini gördüğü an isyana başlayacaktır ve ülkeleri dışında çok kolay demoralize olan Arjantinlilerde olduğu gibi Formica en kısa sürede kaybedilecektir. Arjantin basını 4 Milyon Avro civarı bir bedelle transferin bittiğini yazıyor. Daha bu yaz başı 4.2 milyon Avro veren River Plate'in
kapısından dönen Formica için Adnan Sezgin kasaya şimdiden +200.000 yazabilir!

İnsafın Yok mu Premier Lig

Tamam biz değil birçok ligde devre arası, sayelerinde futbolsuz kalmıyoruz da. İngilizlerinki de iş değil. 4 günde iki haftayı yediler, hani insan oturup skorları saysa birbirine karıştırıyor. Bu ligin temposunda 48 saat aralıkla maça çıkmak delilik. Noel sonrası Boxing Day ile Manş Tüneli giriyor ve yeni yılın 2. günü çıkıyorlar. Kim öle kim kala! Geride kalan dört günün en karlı takımları Manchester City ve Tottenham oldu zirvede. City, kağıt üzerinde zor görünen Newcastle deplasmanında ilk 5 dakikada iki golle 3 puanı kolayladı, ardından beleşçi Balotelli’nin hat-trick yaptığı maçta Aston Villa’yı dörtlediler. Aston Villa büyük komada. Tottenham karşısında 60 dakika 10 kişi oynayan rakibe bile çaresiz kaldılar aslanlar gibi taraftarı önünde. Hakem, Tottenham’ı kesti ama Aston Villa, Van der Vaart’a yenildi. Hollandalı, Tottenham’ı bir üst seviye takım haline getirdi. Transferin son günü, son saatte ancak bu kadar güzel adam alınır. O gazla da City’e çarpılmış Newcastle’a 2 attılar.Manchester United, Giggs’in bu yaşında yine uçtuğu maçta Sunderland’e 2 atıp, ardından dün gece son dakikada Birmingham’a takıldılar. 48 saatin faturası işte. Chelsea’da Ancelotti gitmeyecek açıklamalarına rağmen bu gece Bolton maçı öncesi nereye kadar diye soruluyordu. Bolton’un Londra’da gol bulacağını tahmin ediyordum. 3 maç arasında git-gel olunca pek de uzun cümleler kurmamak lazım ama golü yakaladım. En son Fulham’ı yenen takım en sonunda kazandı. Haftalardır aynı golü yiyorlardı. Göbekten gelen savunmayı yarıp geçiyordu. Ancelotti de elbette durumun farkında. Ama sol şeritte giderken lastik değiştiremiyorsun. Transferde mutlaka saldıracaklar aksi takdirde daha çok sallanırlar. Arsenal en sonunda büyük maç kazandı ama sonra gitti bir çuval inciri berbat etti. Wigan, Wolverhampton deplasmanında 3 puan almıştı. Yeter artar bile o takıma. Çevirdikleri maçta yine 2 puan yaktılar. Ve son olarak Liverpool. Mazareti de yok. Pazar günü maçları ertelenmiş, yorgun değiller. Rakip Wolwerhampton deplasman garibi. Oldu mu oluyor... Öyle Gerrard yok Torres yok maçı da değil... Kaybettiler. Blackburn’de Big Sam gittiyse, Roy Hodgson için de valizi toplama zamanı... Takım da ondan ümidi kesmiş gibi oynuyor. İki gün solunacaklar ve hafta sonunda yine santra... İnsan izlerken yoruluyor, bu adamlar bir haftada 270 dakika oynayıp, 30 kilometre koşuyorlar...
İspanyollar, Pazar ve Pazartesi maçlarıyla geri dönüyorlar, İtalyanlar da gelecek hafta Perşembe-Pazar sahada ve iki sağlam maç var: Inter Napoli ve 3 gün sonra bugünden biletleri biten Napoli-Juventus...

28 Aralık 2010

İspanyollar'ın 1 Nisan'ı

Bugün İspanya'nın 1 Nisan'ı. (el dia de los Santos Inocentes) Onlar açısından keyifli bir gün ama dünya medyası açısından da tehlikeli. Geçmişte 28 Aralık tarihli birçok haber ertesi gün medyada yer bulmuş, ardından İspanyollar iyi makara yapmıştı. Bu yılın en iyi işi Sport'tan. Guardiola'nın imzasını taşıyan bir parfüm çıkartacağı haberine afiş de yapmışlar, güzel bir isim de bulmuşlar:"Filosof'eau"
Schumacher'in Ferrari'ye döneceğini yazan da var. İbrahimoviç'in Real Madrid'e geleceğini de. Barcelona'nın gelecek sezon beyaz forma giyeceğine elbette kimse inanmaz. Alejandro Amenabar, Javier Bardem ile yeni bir film çekecek diye bir haber okursanız da inanmayın...

Benjamin Aguero

Dede Maradona... Baba Kun Aguero... Benjamin Agüero Şubat ayında 2 yaşında olacak. Büyüğünde ne olacağı şimdiden belli. Benim ufaklık da en az bunun kadar yetenekli ama:) Benjamin sağ ayağıyla vuruyor topa... video budur...

Naklen Yayınlar

28 Aralık Salı
17.00 Tottenham – Newcastle /LİG TV)
17.00 Man. City – Aston Villa / SPORMAX / PL TV
19.30 West Ham – Everton / PL TV
22.00 Birmingham – Man.United / SPORMAX / PL TV
29 Aralık Çarşamba
21.45 Wigan – Arsenal / LİG TV
22.00 Liverpool – Wolverhampton / SPORMAX / PL TV