10 Şubat 2009

Tipik İtalyan Santrfor

Bayern Münih'de geçen sezon başında 50 milyon euro ödenen Toni ve Ribery için başkan Beckenbauer'in hafta sonundaki Dortmund maçından sonra söyledikleri ilginç. Allianz Arena'da maç 1-1 berabere devam ederken, Klinsmann, 72'de Toni'yi kenara aldı. Geçen sezon 24 gol atıp gol kralı olan santrfor "maç giderken" kenara geliyordu. Klose bitirdi işi, Bayern Münih maçı 3-1 aldı. Beckenbauer de Toni'ye salladı: "Tipik İtalyan santrfor, kendisinden başkasını düşünmüyor, kaleyi gördüğünde vuruyor." Hayret bizim futbolumuzda kaleyi düşünen, egoist santrfor tipi muteberdir oysa ki. Gelecek sezon için Olic'i almış Beckenbauer, Toni'nin de yolunu yapıyor galiba. Diğer demeci Ribery için. Fransız, Galatasaray'daki gibi gizli kapaklı götürmüyor transfer işlerini. "Giderim" diyor iki de bir. Beckenbauer de ağzının payını vermiş: "Gitmek istiyorsa, burası Bayern Münih, tutmayız". Arşivden bir postu hatırlatma zamanı: Güzel senaryo

Aceto'ya Mektup 4

Sevgili Aceto,
Mesut Özil, Alman Milli Takımı’na hayırlı olsun kardeşim..
Bugünlerimize katkı yapan Bay Derwall’e hiç mi borçlu değiliz?
Hamit, Yıldıray, Halil ve Nuri’nin yetiştirilme bedeli olarak kabullenelim mesela..
Toplumlararası kaynaşmanın simgesi olsun.
Arkasından ağıt yakıp, "bak şimdi kimseyi oynatamayacağız" diyenlere şaşırıyorum vesselam.
O kadar çok adam geliyor ki arkadan; bize de yeter Almanya’ya da..
Mustafa Doğan Alman milli oldu neremiz eksildi mesela? Serdar Taşcı, Uğur Yıldırım elden kaçtı da ne oldu? Mustafa İzzet kuş mu kondurdu?
Yeter ki elimizdekilerin değerini bilelim.
Değer bilmek, bedel vermek derken; sana duyup içime atamadığım bir mevzudan bahsetmek isterim..
Biliyorsun bu sene büyük kulüplerimiz milyon euro’luk transferlerle başımızı döndürüp, oynadıkları futbolla hepimizi kendilerine güldürdüler. Bu arada isimli cisimli abilerin yanısıra, gelecekte UEFA kriterlerine hazır olmak için genç çocuklar alıp, yedek kulübesi kontenjanlarını doldurdular.
Satır aralarında kalmaya mahkum, çığırtkanlıklarıyla üzerine çıkıp kendilerini aklayacaklarını zannettikleri ayıplara imzalar atmayı ihmal etmediler bu arada..
Sevgili Aceto, büyük kulüplere çocuk yaşta alıp yetiştirdikleri futbolcularını kaptıran amatör kulüplerin şaşkınlığını bir bilsen şaşarsın.. Amatör takımların, Coca Cola altyapı akademi ligi maçlarının arasında insan mekik dokuyunca neler duyuyor neler..
Geçenlerde, bir kulübümüz, küçücük bir amatör kulübe 7500 euro yetiştirme bedeli ödememek için olmadık yollara saptı..
Nasıl mı?
Şöyle; Büyük bir geçmişe sahip olan A kulübü, Anadolu’dan İstanbul’a göç edip kasabalarının adıyla kurdukları, yani memleketlerine bağlılıklarını ve özlemlerini haykırdıkları amatör B kulübünden, M isimli oyuncuyu transfer edip, alt ligde pişmesi için C kulübüne kiraladı. Buraya kadar herşey güzel..
B kulübü gururlu..
Yeni isimler yetiştirmek için kolları sıvıyorlar.
Ancak birden keyifleri kaçıyor.C kulüne kiralanan oyuncunun lisans çıkarabilmesi için A kulübünün Futbol Federasyonuna B kulübü adına 7500 euro yetiştirme bedeli yatırması gerekiyor.
E tabi A kulübü için 7500 euro nedir ki?
Ne oluyor dersin?
Bravo bildin.!
Yatırmıyorlar..
15.000 TL yapar evet.!
Oyuncu oynamak istiyor, A kulübü 7500’ü vermeye yanaşmıyor.
Ricalar, minnetler, istirhamlar, gel konuşalım’lar, telefonları açmamalar derken; amatör B oyuncusu M’nin oynayabilmesi için, TFF’ye 7500 euro’yu elden aldık şeklinde bir muvafakatname gönderiyor.
M lisansına alıp buruk bir sevinçle C kulübüne giderken, B yasal hakkını tahsil edemeden ıslıkla memleket havası çalıp, elleri boş ceplerinde obasına geri dönüyor.

Böylece A kulübü işi bedavaya getiriyor.
Böyle bir sürü vaka yaşanıyor ülkemizde, büyükler saçarken paraları sönmüş yıldızlara, garibana kesiyor faturayı umursuzca.. Efendim, falanca ülkeye giden filanca oyuncumuz için yetiştirme bedeli ödenmedi sızlanması bir anda değerini yitiriyor.
M’nin gelecekte iyi bir profesyonel olup, yetiştiği kulübe borcunu ödeyeceğine eminim..

Neyse gelelim Mesut hikayesine; Sevgili Aceto, İstanbul’da gözleri kapalı otomobil kullanıp, Çekmeköy’den Üsküdar’a; Taksim’den, Sarıyer’e tüm yolları çoğumuzdan iyi bilen, Migros’tan alışveriş yaparken fiyat etiketlerini bir bir inceleyip, biz bu parayı kolay kazanmıyoruz mesajı veren, evini değiştirirken, çatır çatır pazarlık yapıp emlak komisyoncusu ile evsahibini bezdiren; Göztepe 3.14’te garsonlara laz fıkrası anlatıp, Rizespor ile Trabzonspor arasındaki farkı tahlil edebilen; canı Akçaabat köftesi çektiğinde Beylerbeyi’ne inen, Trabzon deplasmanlarında eski dostlarıyla buluşup, kara lahana dolması sohbeti yapan; vatandaşı Ricardinho’ya Türk usulü dalan, İstiklal marşını ezbere bilip, kendine özgü makamlarla okuyabilen, bayramlarda fakir fukaraya bahşiş veren, Tarkan dinleyen, trafik ışığında öndeki arabaya korna çalan Mehmet Aurelio benim için daha milli bir motiftir.. Onun kaptığı top, attığı pas, girdiği kademe, çektiği şut ve atacağı gol beni Mesut’dan daha çok heyecanlandırıyor.

Mesut kardeşin, Alman formasıyla kapacağı topları, çekeceği şutları, atacağı golleri sabırsızlıkla bekliyorum. Fransa, İspanya ve İngiltere milli takımlarında da oynayan Mesut’lar olsa be kardeş, neremiz eksilir..

Keşke, Avrupa’daki üçüncü jenerasyon mühendis, mimar, doktor, politikacı, bilim adamı, finans uzmanı, sanatçı gençlerimizi kazanmak için de tıpkı Mesut örneğindeki gibi çaba sarfedip; onlarında varlığını hissedebilsek, katkılarıyla ne kadar yüceleceğimizi kavrayabilsek... Ne büyük Hadise(!) olur.
Sevgiyle kal.
Okay Karacan

9 Şubat 2009

İyi Tatiller Scolari

Abramovich'in kestiği parmak acımaz! Scolari için o meşhur soru sorulmuştu elbette. Milli takımdan gelen hoca kulüpte ne yapar. Yapamadı. Ligde hiçbir büyüğü yenemedi. Mourinho'dan emanet gelen evinde yenilmeme geleneğini yıktı. Liverpool'a 2 kez kaybetti. 25 maçta 14 galibiyet, 7 beraberlik ve 4 mağlubiyet. Brezilyalı tası tarağı topladı. Ben Şampiyonlar Ligi'deki ilk maçı beklerler diye tahmin ediyordum. Yanıldım. Ama Chelsea yönetimi de Hull City maçında beraberlik beklemiyordu. Quaresma da "ulan ne kısmetsiz adamım ben" diyordur şimdi. Portekizli geldi, kefil olan adam gitti. 11 Aralık 2008 tarihli "bir kenarda dursun" satırı ile biten Mister Mancini başlıklı posta göz atmakta yarar var derim... Yarından itibaren "Fenerbahçe'de Scolari sesleri" manşetleri bekliyorum. Kulübün yanına yaklaştığında içeriden "Scolari, Scolari, Scolari" sesleri geliyor. Oluyor öyle...

Dominika Cibulkova

Recaro ile Aynı Karede

Bu Recaro koltuklarla aynı fotoğraf karesine giriyorsan işler yolunda gitmiyor demektir. Huntelaar yedek kulübesinde bile ikinci sırada. Real Madrid'e geleli 67 gün olmuş ve pes etti. 5 maçta sadece bir kez 11'de sahaya çıktı, golü yok ve Şampiyonlar Ligi listesine adı yazılmadı. "Gitmek istiyorum" diyor. Eski takımı Ajax da dün 4 yedi. Taraftar isyanda.

Daniel Alves

16-17/5 2000 Tivoli-Kopenhag #2

16-17/5 2000 Tivoli-Kopenhag #1

16-17 Mayıs 2000. Kopenhag'da Tivoli Meydanı ve çevresi. Kristian Linnemann'ın objektifinden. Bu birinci bölüm. Blog arşivinde o güne dair yazılan: Tivoli Meydan Muharebesi

8 Şubat 2009

7 Şubat 2009

Türkiye Euro 2016'yı Alır mı?

Türkiye Futbol Federasyonu, Euro 2016'ın evsahipliğini yapmak için UEFA'ya resmi adaylık başvurusunun yapıldığını açıklamış. Stadlardan, ulaşım, konaklamaya kadar birçok konuyu ele almış, yorumlarda tartışmıştık. Üstüne söylenecek yeni bir söz yok. Blog arşivinden ilgili yazıları çıkartalım... Anketteki "yeterli/yeteriz, hazır olmak" fillerinin detayı yazılarda...
Euro 2016'da 24 Ülke

2 Gün 4 Maç

Hafta ortasında milli takımların hazırlık maçları var. Salı akşamı saat 21:45'de Emirates Stadı'nda Brezilya-İtalya oynuyor. NTV Spor naklen veriyor. Çarşamba akşamı program harika. 20:30'da TRT 1'de Türkiye-Fildişi Sahilleri. 22:00'de Marsilya'da, Fransa-Arjantin var. Bu maç da NTV Spor'da. 23:00'de İspanya-İngiltere, Sevilla'da oynuyor. TRT'den naklen. Konudan ayrı ya da beraber, bu Pastis ancak Sophie Marceau'nun gözlerine bakılıp içildiğinde bir şeye benzer galiba. Bizim rakının eline su dökemez..

Buyo & Casillas

Francisco Buyo, 51 yaşında. 28 yaşında Real Madrid'e transfer oldu. Akbaba Beşlisi'nin arkasında forma giydi, Cruyff'un Dream Team, 4 şampiyonluk kazanırken de Real Madrid kalesinde o vardı. 11 yıl kaleyi korudu ve 1997'de futbolu bıraktı. 454 maçta Real Madrid kalesinde oynadı ve bu kulüp rekoruydu. Casillas, Buyo'nun Real Madrid'e geldiği yaşta bu rekoru egale etti. 10 yıldır Real Madrid kalesini koruyor. "Hedefim 1000 maç" diyor...

B.B

Giuseppe Meazza

Milano'da iki kulübün paylaştığı stadı, Interliler onu ismiyle anıyor. Giuesppe Meazza. Teknik adamlığında Beşiktaş'ı da çalıştırdı. Inter'den sonra Milan forması da giydi. Konuyu dağıtalım. İtalya Serie A'daki kulüplerin stadlarını ismi nereden geliyor? Roma-Lazio ve Juventus-Torino'nun ortak kullandıkları stadlar Roma ve Torino Olimpiyat Stadı olarak anılıyor. Cagliari'nin Stadio Comunale Sant'Elia'sı ve Napoli'nin San Paolo adını Aziz'lerden almış. Udinese, Lecce'nin stadları bulundukları adresle anılıyor. 11 takımın stadıns ise kulübün geçmişinde başkanlık yapmış ya da İtalya'da spora hizmet etmiş insanların adı verilmiş. San Siro mu Giuseppe Meazza mı peki? 1979'da Meazza öldüğünde Interliler stadı bu isimle anar olmuş. Milanlılar ise stadın olduğu mahalle olan San Siro'dan vazgeçmiyorlar. Foto ile bitireyim. G. Meazza diş macunu reklamında..

Avni Aker'de 61. Dakika

Trabzonspor için iki ihtimal var Ankaragücü maçının ardından. İki hafta önceki Fenerbahçe maçındaki zinde takım yoktu sahada. Ya fizik olarak düşüyorlar, ki bu dün akşam kaybedilen ikili mücadelelerde yerde kalanlarla bu fotoğrafı verdi. Bunun testi Beşiktaş deplasmanı olacak. Ya da Avni Aker'de taraftarın önünde maça konsantre olamıyorlar. Trabzon'un kendi evinde bu kadar zorlanmasının bir sebebi kesinlikle tribünler ve futbolcular arasındaki iletişim. Tayfun Cora'nın golünden sonra kaptan Hüseyin'in, takımı toplayıp horon teperek golü kutlama tercihi de bir futbol yanlışı. Karşında bir rakip var ve sen sadece 1-0 öne geçmişsin. Sen önce ikinciyi at. Bunun bir dengesi olduğuna inanırım. Bu türden organize sevinçleri skoru sağlama alıp yapmakta yarar var bu oyunda. Rakibe, "atacağım bir golle o sevinci kursaklarında bırakarım" dedirtmemek lazım. 2-0, 3-0'u bulduğunda, horon da tepersin, halay da çekersin, yengeç dansı da yaparsın. Durmayı da bilmek lazım tabii. 4 ve 5 farka ulaştığında, oyunu hezimete götürdüğünde de bunu yaparsan; rakip sana tekme atar, krampon gösterir. (Bakınız Barcelona-Atletico Madrid maçının 30-45 dakikaları.) 61. dakika coşkusu da beklentinin aksine futbolcuları oyundan kopartıyor. 61. dakikada tezahüratın yükselmesi, hadi iki meşalenin yanması hoş da; o uçan balonlar, patlayan fişekler, geride her seferinde oynanmamış 29 dakika var gerçeğiyle birleştiğinde bana pek mantıklı gelmiyor. Kazandıktan sonra kolbastıyı oyna da; bu oyun kendi içinde bu kadar şov tutmaz. Alanzinho ile hiç tutmaz...

Yabancı Madde


6 Mayıs 2001 / Inter-Atalanta

6 Şubat 2009

Ryan Giggs

Ryan Giggs'in otobiyografisini okumaya başladım bugün. Tavsiye edebilecek kadar sayfa ise geride bırakmadım. Çocukluğuna dair bir not düşeyim; sahada az gülen bir adamdır Giggs, belki de bundandır:
"Annem ve babam ben doğduğumda (Cardiff) 17 yaşındaymış. 3 yıl sonra kardeşim doğdu. Evlenmediklerine hiç şaşırmadım. 3 yaşındaydım, kavga ederlerdi, babam annemi döverdi. Annem hemşireydi ve ikinci iş olarak limandaki bir kafenin mutfağında çalışırdı. Beni dedem ve anneanem büyüttü. Ben annemin oğluydum..."

Kötü Çocuk Kezman

Paris Saint Germain, Lig Kupası'nda sahasında Bordeaux'dan 3 yerken Kezman da oyundan çıkarken formasını yere attı. Maçtan sonra "PSG'de kalmak istiyorum" demiş. Bir de şöyle bir açıklaması var, bilmem katılır mısınız?: "Geçen yıl Türkiye'de çok iyi bir sezon geçirdim." PSG, Kezman'ı 15 günlüğüne kadro dışı bıraktı. Üstelik bu kararı; takımın golcüsü Hoarau'nun sakatlığı yüzünden oynamayacağını bile bile aldılar. Kezman şimdi iki hafta tek ayak üzerinde bekleyecek! PSG'nin sezon sonunda Fenerbahçe'den satın olma opsiyonu bulunuyor. (edit) İlk 8'de bitirirlerse parasını ödemek zorundalar. Bu Kezmans sayesinde olmasa bile...

Jardel ve Güiza

Güiza'nın kariyer koşusu bana fazlasıyla Jardel'i hatırlatıyor. Aynı mevkiide oynamak dışında saha içinde ortak bir özellikleri yok. Bir karşılaştırma değil bu. Her ikisi de özel hayatları yüzünden dibe vurdu. Avrupa gol kralı Jardel 'i bitiren eşi Karel oldu. Sporting Lizbon dönemi sonrası kadın terkedince bunalıma girdi, kokain kullandığını itiraf etti vs.. Geçen yaz aylığı 6 bin euroya top oynuyordu. Güiza'nın da sorunu adaptasyon falan değil. Adamın bir derdi olduğu, aklının futbol topunda olmadığı belli. Menajeri, çocuğun annesi Nuria Bermudez ve annesi arasında -şöförrr şöförr tadında gelişen atışmalar var. Güiza'nın evi Tepeören'de, Aziz Yıldırım'ın kulübe verdiği villalarda oturuyor ve gece deplasman dönüşü 40-50 km ötede, Taksim'de alemlere akacak kadar da gece hayatını seviyor. Bu türden futbolcular antrenman kaçırmamaya özen gösterir ama hiçbirini de antrenmandan 10 dakika önce tesiste göremezsin, antrenman öncesinde ve sonrasında fitness çalışmayan futbolcu da rakibin bir omuz darbesiyle yerde kalır. Jardel ile bitireyim. Hala futbol oynamaya devam ediyor. 36 yaşına geldi. 20 yıl önce futbola başladığı, doğduğu yerin takımı Ferroviario Fortaleza'ya imza attı.

Hafta Sonu Futbol

6 Subat Cuma
20.00 Trabzonspor - Ankaragucu (LIG TV)
21.30 Arminia Bielefeld - Hertha Berlin (KANAL 24)
23.00 Tigre - San Lorenzo (NTVSPOR)
7 Subat Cumartesi
14.45 Manchester City - Middlesbrough (SPORMAX)
15.00 Sivasspor - Kocaelispor (LIG TV)
16.30 Schalke - Werder Bremen (KANAL 24)
17.00 Chelsea - Hull City (SPORMAX)
19.00 Galatasaray - Kayserispor (LIG TV)
19.00 Lecce - Inter (NTVSPOR)
19.30 Portsmouth - Liverpool (SPORMAX)
20.00 Nantes - PSG (KANAL A)
21.00 Real Madrid - Racing Santander (NTVSPOR)
21.30 Milan - Reggina (NTV)
22.00 Lille - Sochaux (KANAL A)

8 Subat Pazar
15.00 Konyaspor - Besiktas (LIG TV)
15.30 Tottenham - Arsenal (SPORMAX)
16.00 Roma - Genoa (NTVSPOR)
18.00 Nice - O.Lyon (KANAL A)
18.00 West Ham - Manchester United (SPORMAX)
19.00 Istanbul Belediye - Fenerbahce (LIG TV)
20.00 Barcelona - Sporting Gijon (NTVSPOR)
21.45 Porto - Benfica (SPORMAX)
22.00 Marsilya - Bordeaux (KANAL A)
Credit:Footballlove