

Şampiyonlar Ligi finaline 2 gün var. Liverpool Atina'daki finale İspanya'da hazırlanıyor. Murcia'da Hyatt Regency La Manga'da Rafa Benitez, Pepe Reina ve Victor Salinas (fizyoterapist) pişpirik oynarken.
Dün akşam Valencia kazandı Mallorca deplasmanında, bugün de Sevilla yaptı açılışı; UEFA finali sonrasında haftaya Copa del Rey finali oynayacaklar ulan bir durur nefes alır insan, La Coruna'yı deplasmanda benzettiler. Sonra sıra Real Madrid'e geldi. Bülent Korkmaz'ın maçına takıldığımdan ilk yarıyı pas geçtim. 2-0 olmuş maç koptu derken Huelva koptu geldi, 5 dakika kala 2-2 yaptı. Zaten 2 haftadır geriden gelip maç alıyorsun, Espanyol'a 89'da atmışsın, çekirge bir iki derken, Roberto Carlos uzatmalarda taktı. Capello çıldırdı tabii. Real Madrid 3 puan fark koymuş, 6 dakika sonra Barça çıktı sahaya Madrid'de, Calderon'da. Atletico Madrid, Barça'ya yatar mı? Cephedeki tribünde bir pankart vardı: %101 antimadridista. Durumu özetliyor aslında. Madrid'de pis bir yağmur, su fışkırıyor sahadan. Barça'nın sahası değil böyle zeminler. 30'da direkten dönen frikik arkasında Messi'nin topu direk dibinden çıkınca geliyor dedim. 5 dakikada 3 oldu.
Yatan takım da böyle yatmaz. İkinci yarıyı seyretmedim bile. Atletico Madrid, öyle 3-0'dan maç çevirecek takım değil, zaten niyeti de yoktu. Lakin Barça da ayıp etmiş, bokunu çıkarmış 2. yarıda. 6 çakıp dönüyorlar Barselona'ya. Atletico Madrid de rezil oldu taraftarına. Real Madrid hala lider, ikili averajda Barça'ya üstünler, kalan maçlar 2 post aşağıda, Madrid, Zaragoza deplasmanından çıkabilirse şampiyon olur çünkü Barça kalan maçlarda kesin 9 puan yapar...
Heyecanın kaldığı tek lig La Liga. Barcelona kıç üstü çakılınca Real Madrid geçen hafta liderliği ele geçirdi. Haftasonu yine deli maçlar var. Huelva, UEFA'ya gitme peşinde, Real Madrid'i kasacaklar. Barça, Atletico Madrid deplasmanına gidiyor. Atletico'nun iddiası olması Real Madrid'e kıllığına kesin yatarlardı ama onlar da UEFA'yı kovalıyor. Maçlar Pazar akşamı, yarın derbi oynanıyor, Bundesliga biter, Pazar'a da bunlardan başka maç kalmaz. Romantik Okay iş başına...
La Liga Puan Tablosu
Böyle de manyak bir spor var: Bossaball. Futbol, voleybol ve jimnastiğin kombinesi diye tarif etmişler. Benim bildiğim tek kombine; stada olan. Ortada bir trombolin var; uçup smaç vuruyorsun, ayrıntılarını araştıracağım, bizim memleketin plajlarına da gelir ama kaç kişi becerir oynamayı o ayrı konu. Tatil köyünde aktivite manyağı müşteriler vardır ne bok olsa yapan. Bunu oynamak zevklidir kesin de seyretmesi çok daha zevkli olur. Evet düşene gülüyorum hatta bir tekme de ben atabilirim.
Tanıdık geliyor mu bu arkadaş size? Korkak tavuk desem? Tamam işte o: Ortega. Sonbaharda alkol tedavisi görüyordu, sonra ekmek parası toparladı biraz, son bir iki maçtır River Plate'de 11'e de çıktı. İdare ediyor işte. Meksika'dan Necaxa kulübü gelecek sezon için transfer teklif etmiş. Arjantin dışında Valencia, Sampdoria, Parma ve Fenerbahçe'de oynadı. 5 sezonda 111 maç ve 26 gol. Meksikalılar da belalarını bulacaklar yakında..
Bu ülkede 3 yıldır aynı yalanı söylüyorlar ben de 3 yıldır gülüyorum: Brezilya Milli Takımı'nın kaptanı Alex. Hangi Alex bu? PSV defansından Alex mi Sao Paolo'dan Alex Silva mı? Hayır Türk medyasına göre Fenerbahçe'li Alex. Brezilya Milli Takımı'nın bırak ilk onbirine 3 yıldır aday kadrosuna bile çağrılmayan Alex. Neyin kaptanı bu? Şilep kaptanı Alex mi?. İşte Haziran'da İngiltere ve Türkiye ile hazırlık maçı oynayacak ve sonrasında Copa America'ya katılacak olan kadro:
Football explained to women.
ESPANYOL-SEVİLLA 3-5 d.c.r. (1-1 al 90’, 2-2 al 120’)
"Meet the Cure"
Sevilla maçında Real Madrid mağlupken yerini Guti'ye bıraktığında ve Guti'nin 3 asistiyle maçı çevirdiklerinde bir devir mi kapandı acaba demiştim. Raul gol lazımken kenara gelir miydi eskiden? 2 sezondur eskisi gibi gol atmıyor, 11 golü var. Espanyol'a attığı golle Real Madrid'de lig kariyerinde en fazla gol atan futbolcu Santillana'yı yakaladı. Biraz rakamlara boğulacak post ama; 13. sezonu 442 La Liga maçında oynadı ve 13 yılda sadece 19 sarı kart gördü. Takım kaptanı ki çok zaman takım adına da itirazdan kart görür Raul 23 Ekim 2004'de Valencia'yı Owen'ın golüyle 1-0 yendikleri maçtan beri sarı kart görmüyor. 31 ay, 82 maçtır kartı yok. Kariyerinde kırmızı kartı da yok. Son 3 sezonda sırasıyla 25, 26 ve 31 maç oynadı. Blogda bugüne kadar adının geçtiği çok post vardı ama bu kez sadece ona ait olsun istedim. Çok severim kendisini, oğluma ismini verecek kadar..
Rijkaard ile 2 şampiyonluk ve 1 Şampiyonlar Ligi. Sonrası kayıp. Önce Süper Kupa sonra kıtalararası. Ligin ilk yarısında Real Madrid mağlubiyeti. Rövanşta Real Madrid'i devirememek, Şampiyonlar Ligi'nde Camp Nou'da Liverpool'ın zaferi ve eleniş, Villarreal ve Zaragoza'dan alınan üstüste mağlubiyetler, 5-2'nin rövanşında Getafe'den 4 yiyip Kral Kupası'ndan eleniş ve son olarak Real Madrid'in seriye bağlayıp liderliği ele geçirmesi sonrasında Real Betis'den 89'da yenen beraberlik golü. Barcelona taraftarı geç bile kalmıştı en sonunda gideri yapmışlar takıma. Getafe dönüşü havaalanında kıstırmışlardı birkaçı şimdi de antrenmanda alayına gider yapmışlar Puyol'dan gayrı. Fotoğraftaki Katalan kişisi de Boixos Nois üyesi. Lehine tezahürat yaptıkları tek adam kaptanları Puyol. "Bizi ancak sen kurtarırsın" diyorlar. "Acaba?" diyorum. Peki ya diğerleri? Halis İspanyolca vermek lazım: Jugadores, mercenarios; sois unos perdedores; Hay que correr mas"
İkinci foto Camp Nou'daki Real Betis beraberliği sonrasında. Beyaz mendiller çıkmış sandıktan, naftalin kokuyordur ama her zaman iş görür.
11 yıl geçmiş aradan hala unutulmuyor. Pazar akşamı canlı yayında seyrettiğimizde çok gülmüştük Bay K ile. Bunun adı Souness sendromu. Şampiyon olmuşsun, İzmir'desin, elindeki bayrağı getirmiş İzmir Atatürk Stadı'nın santra noktasına dikiyorsun. Neyin rövanşı bu. Olmuyor Türk futbolu kendini tekrar ediyor, biraz daha yaratıcılık lütfen.
Hele bir de Galatasaray takımı Ali Sami Yen'de Fenerbahçe'yi alkışlar mı diye soran köşe yazar(lar)ı var ki? Sanırsın Londralı aristokrat John'un oğlu! Nerede yaşıyorsunuz kardeşim siz? Bu ülkenin futbol kültüründe, Akdeniz havzasında ezeli rekabette kim kimi alkışlamış? İngiltere'ye gittiğinizde sabah kahvaltısında bacon'ı dayadıklarında önünüze en ingliş brekfıstta; "bu domuz mu?" diye sormuyor musunuz onca yıldır. "Ah zeytin, beyaz peynir nerede" diye mırmır etmiyor musunuz? Hanginiz auta giden topun ardından "ooooo" diye bağırıyor İngilizler gibi. Dağılın gidin asabımı bozmayın, her gördüğünüz John'u da Lennon sanmayın..
Barcelona'da 2 sezon şampiyonluk yaşayan ve Şampiyonlar Ligi'ni kaldıran Giuly neden Fransız Milli Takımı'nda oynamaz? Dünya Kupası'nda neden kadroda olmaz. Ludovic Giuly bir iki güne kadar piyasaya çıkacak biyografisinde bu soruyu cevaplamış. 12 Ekim 2005'den beri Milli takıma çağrılmıyor Giuly. Çağırmayan da Sorbonne'de felsefe profesörü kılıklı Raymond Domenech. Sebebi ise kıskançlık. Giuly M6 televizyonunda bir spor programına katılıyor ki bu kanalda da Melissa Theuriau çalışmakta ama hikayenin kahramanı başka bir kadın. Estelle Denis: Domenech'in karısı. Giuly programdan sonra hatuna yazılıyor, hatta bir sms atıyor. Motive ediyor da diyebiliriz. Domenech de Giuly'i milli takımdan çiziyor. Televole dediğin budur işte. Giuly biyografisinde " tipim değildi, birşey yaşamadık" demiş, ben de kendisine hak veriyorum, Estelle Denis (bkz foto) bir boka benzemiyor. Madem M6'ya kadar gitmişsin verseydin coşkuyu Melissa'ya diyeceğim Melissa o tarihte TF1'deydi...
Bu da oldu. Barça sahasında puan kaybetti hem de 1-0 önde olduğu maçın 89. dakikasında. Dün gece Real Madrid 89'da kazanmıştı, Barca bu gece 100 bin taraftarı önünde yine bu dakikada yıkıldı. Sobis atmış Camp Nou'da. Getafe'den 4 yediğinden beri zaten karışmıştı Barcelona. Puanlar 66 oldu iki takımın da. Yürü be Real Madrid... Kalan maçların grafiği budur. 