25 Haziran 2011

Tomislav İviç

Hocaların hocası Coşkun Özarı'yı uğurladık. Akşamında bir büyük teknik adam daha gitti. Eski Yugoslavya'da hocaların hocası diyebilir miyiz onun için? Deriz, kime ne! Tomislav İviç taraftar onu çok severken, Galatasaray'ı sürpriz bir kararla bırakıp gitmişti. Bu karar Galatasaray'ın bütün tarihini de değiştirmiştir. Futboldan çok paranın kazanıldığı yıllar değildi. İviç de çok dolaştı. Altı ülkede 8 şampiyonluk onun nasıl bir futbol aklı olduğunun ispatıdır. Türkiye'de ikinci durağı Fenerbahçe idi. Porto, Benfica, Ajax, Atletico Madrid, PSG, H. Split, Dinamo Zagreb, Panathinaikos....... gider bu böyle... Huzur bulsun...

Copa America A Haber'de

Copa America 1 Temmuz'da başlıyor. Japonya çekildi, Meksika ile birlikte Costa Rika davetli. Maçlar A Haber'den naklen yayınlanacak. Final 24 Temmuz'da River Plate'in stadı El Monumental'de. Tabii yarın akşam o stadyum yıkılmazsa (!)
A HABER

Frekanslar
SD YAYIN:
DIGITURK: 32. kanal
D-SMART: 35. kanal
TELEDÜNYA: 56. kanal
TÜRKSAT UYDUSU: 11791 MHz, S.RATE: 16000, FEC: 5/6, POL: H (YATAY)
HD YAYIN:
DIGITURK: 332. kanal
TELEDÜNYA: 8. kanal
TÜRKSAT UYDUSU: ŞİFRESİZ 11896 MHz, S.RATE: 11200, FEC: 2/3, DVBS2 8PSK,POL: H (YATAY)

River o River

River Plate taraftarı Kudüs'te Ağlama Duvarı'nda. Ölüm kalım maçı yarın gece Buenos Aires'de. River Plate, 2-0 kaybettiği ilk maçın altından kalkmak zorunda... Yoksa...

24 Haziran 2011

Bir Zamanlar Parma

Başkan Stefano Tanzi. Aile 8 milyar dolar vergi yolsuzluğu nedeniyle dibe vuracak bir zaman sonra. Parma’nın 2002-2003 sezonu. Galatasaray ile devre arası kampını Marbella’da aynı tesislerde yapmışlardı. Kadro da kadro ama o zaman. Kalede Sebastien Frey var. Bugünlerde adı Galatasaray ile anılıyor. Inter’in en gerzek transfer hamlelerinden biriydi, sattılar, Cesar’a kadar da kaleci bulamadılar. Yedek kaleci eski takımına dönen Taffarel. Defansta Beşiktaşlı Ferrari var. Sabri Lamouchi adamın kralı. Nakata en iyi Japon. Alberto Gilardino daha çok genç. Mark Bresciano çok ekmek yiyecek oralarda. Paolo Cannavaro abisi Fabio Inter’e gidince gelmiş Parma’ya. Brighi şimdi Roma’da. Adrian Mutu ve Taffarel'in memleketlisi Adriano… Teknik direktör Cesare Prandelli. Yetmez mi? Sportif direktör Arrigo Sacchi.

Jonathan Soriano

Nasıl bir golcü olduğuna dair net bir fikrim yok -çünkü izleme şansım yok- ama hikayesi ilginç. Barcelona A Takımı'nın ideal onbiri dışında kalanların oynayanların kalibresinde olma şansı elbette yok. Bir de her sezon gelen gidenleri düşünürsek o muhteşem alt yapıdan gelenlerin işi on kat daha zorlaşıyor. İyi olmak yetmiyor. Jonathan Soriano bu sınıfa ait değil. O Espanyol alt yapısından yetişme. Barcelona B'de bu sezon 32 gol attı. Guardiola'nın inandığı adamlardan. "Genç" Soriano o kadar da genç değil! 1985 doğumlu. 26 yaş bugün futbolunda kariyeri ortası, en iyi paranın kazanıldığı dönem. Soriano kariyeri tıkanan golcülerden. Bu sezon neredeoynar, ne yapar, göreceğiz...

Hamit Altıntop

Tamam bonservis ödemediler de sözleşme öncesinde kapsamlı sağlık kontrolünde nasıl atladılar? Ya da aylardır bu ağrıları çeken Hamit neden operasyonu geciktirdi? Mesut ve Nuri ile aynı menajerle çalışan Hamit, Real Madrid'e imzayı attı ama zaten Türk olmasından dolayı Real Madrid'in züppe taraftarının ilk günden bu yana soğuk baktığı bir isimdi. İlk 11 oynar mıydı? Zor ama kalitesiyle her zaman o rotasyonun içinde yer alırdı. Önce Schuster'in bel altı vuruşu: "Hamit, Real Madrid'de oynayacak kalitede değil" ardından bu operasyon kararı... Sırtında omurlarda problem var. Geçen sezon Higuain'in uzun zaman sahalardan uzak tutan sakatlık. Real Madrid taraftarı da çıldırmış tabii, gazetelere gelen yorumlar akıllara ziyan... 3-4 aydan önce dönmesi zor görünüyor. Ortada birden fazla yanlış var gibi. Hamit Altıntop'un işi zordu, şimdi çok daha zor... Katalan medyası da kına yakmış: "Sakat aldılar" diye çakıyor Real Madrid'e...

Reyes Nereye Geliyor?

Bu hikayenin başından beri ne futbolcunun kendisinden ne ona yakın medya kaynaklarından ne Atletico Madrid'den ayrılacağına dair tek bir haber gelmedi. Transferi yönetimler yapar, medya değil! Reyes transferi gurur meselesi oldu galiba. Hala Reyes haberleri çıkıyor. Atletico Madrid konuştu, Reyes konuştu, teknik direktör Manzano konuştu, hala Reyes, Reyes.... Reyes geliyor, nereye geliyor? Buyur bak, kıyıya geliyor...
Forlan&Reyes&Ujfalusi Meselesi
Reyes'in Karavanı

23 Haziran 2011

Hulusi Kentmen'den Erol Taş'a

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, bu sezon takımının verdiği şampiyonluk yarışında geçen sezonlardaki söylemlerini bir kenara bıraktı. Futbolsevere sempatik gelen babacan açıklamaları, kısaca Hulusi Kentmen imajı yok artık. Üç yıl formasını terlettiği Trabzonspor'dan ayrılıp Galatasaray'a imza atan Selçuk İnan için söylediklerini alıntılamayacağım. Futbol gündemini takip edenler iyi bilir ki bu türden talihsiz açıklamalar futbolcuları taraftarın önüne atar. Selçuk'u geçen sezon satabilirdi Trabzonspor. Bu sezon da gösterdi ki, oyuncu yeni sözleşme için paradan daha çok hava değişimini düşünüyor. Bu her futbolcunun hakkı. Sezon boyunca Avrupa'dan gelen teklifleri de takım ismi verip koz olarak kullanmadılar pazarlıkta. Galatasaray ile prensip anlaşmasına da varmış olabilir Selçuk aylar önce, bunu hukuki olarak hakkı vardı. Eninde sonunda son maçın son dakikasına kadar Trabzonspor için varını yoğunu ortaya koyduğuna kimsenin itirazı yoktur sanırım. Selçuk İnan'ın karakterini analiz eden, daha doğrusu doğrayan Sadri Şener çizdiği Hulusi Kentmen portresinin dışına çıktı. İstanbul takımlarına karşı hakkını aramak için bazen Erol Taş olmak gerektiğinin elbette farkında ama futbolcuları taraftarın önüne atmak da bir o kadar yanlış. Ne Selçuk İnan, ne de Eskişehirspor ile görüşüp Trabzonspor'a imza atan Halil Altıntop affedilmez bir yanlış yapmadı. Umut Bulut sonrasında Halil kağıt üzerinde iyi bir transfer. Sadri Şener, Halil transferinde işler tam tersi işlese, Trabzon'u gezen ve Eskişehirspor'a imza atan Halil için de Selçuk İnan'a yaptığı gibi bir karakter analizi yapacak mıydı?

22 Haziran 2011

Güle Güle Coşkun Baba

Onunla çok deplasman yolculuğuna çıktım. O futbol konuşuyorsa bize susmak düşerdi. Uzun uzun bir de röportaj yapmıştım dernekte, Temel Özalak ağabey de masadaydı. Sonra Temel ağabeyin cenazesinde gördüm, sıkı bir dostunu kaybetmişti. Bugün birbirlerine kavuştular. Güle güle Coşkun Baba... Huzur bul...


yoksa birden fazla siyah ceketin; çoksa, çoğalıyorsa gittiğin cenazeler yıllar geçtikçe. camiiden çıktığında yakandan alıp da cebine koyduğun rahmetlinin fotoğrafını ne yapacağını bilmiyorsan, sadece eş dost akraba değil; sevdiğin ama tanımadığın insanların da cenazesinde son bir veda ediyorsan; artıyor bu iğne delikleri. hani bazı kumaşlar tutmuyor da o delikleri, bazıları tutuyor işte. delik deşik oluyor siyah ceketin sol yakası. iğne deliklerine bakıp hangisi hangi cenazeden diye de çıkartamıyorsun anasını satim.
ölüyorlar
delik deşik oluyorsun
hem siyah ceketin
hem de sen..

Real Madrid'de Kim Ne Kazanıyor?

Bu kez amacım üstüne yorum yapmak değil. Konu hakkında referans olarak kullanmak isteyenler için paylaşmak istedim. Real Madrid'de geçen sezon ödenen (ve yeniler) ücretler. Rakamlar vergiler hariç, net rakamlardır.

21 Haziran 2011

Reyes'in Karavanı

Tatil programları var spor kanallarında. Bizim futbolcular muhabirlere kolaylık sağlamış (!), sağolsunlar, sezon içinde İstinye Park. Yaz tatilinde Çeşme. Adresleri belli. Bir de tatil yapılan mekanın promosyonu var ki; o hiç çekilmiyor. İsteyen, istediği yerde tatil yapar, kimse kimsenin keyfinin kahyası değil de devamında bir haberin hikayesi var. İsimleri boşverelim biz futbolcularımızın Avrupa'da oynamasını istiyoruz, gitse x takımda banko oynar diyoruz, gittikleri adaptasyon problemi çekiyorlar, kimi bir zaman sonra dönüyor, kimi sıkıyor dişini. Başarılı olanı var, olmayanı... Bu tatil meselesi de biraz bununla alakalı. Milyon eurolar kazanan bu adamlar tatil vakti geldiğinde de ülkeden ayrılmıyor. Bana hep garip gelmiştir, "ne zaman bitirdiler bu dünyayı bu adamlar" diye sorarım. Kısa keselim, her Haziran'da Çeşme'ye çöken Türk futbolcusunun ufku kısa gelir bana...

Galatasaray ve Jose Antonio Reyes aynı cümlede çok kullanılıyor bugünlerde. Sanıldığı gibi Forlan ve Ujfalusi paketiyle ismi ortaya çıkmış biri değil Reyes. Galatasaray'ın Reyes için teklifi 20 Mayıs öncesinde dayanıyor. Neyse konu bu da değil. "Reyes, İstanbul'a gelecek... Reyes, ABD'de tatilde..." Bu satırları bol bol okuyoruz. Bugün bir haber için araştırma yaparken, basit bir soru sordum kendime. Nerede bu Reyes? Ailesini arayıp soracak imkanımız olmadığına göre İspanyol kaynakları taradım. Tabii bir garantisi de yok. Adam gitmiştir tatile, illa da Reyes bilmem nerede tatilde diye haber yapacak halleri yok. Üstelik Reyes, İspanyol futbolunda düşük profilli yıldızlardan. Vitrinde olanlar başka. Bazen gazetecilikte şanslı günündesindir.


Reyes tatilde, üstelik farklı bir tatilde. Arkadaşlarıyla bir karavan ayarlamış. Memleketi Sevilla'dan başlamışlar, Cordoba, Granada, Alicante derken Valencia'ya gelmişler, o plaj senin bu bu plaj benim. Karavanda makara, poker partileri... Hasbelkader, Kral Kupası finali zamanı Valencia-Barselona arasını görme fırsatım oldu tren yolunda. Mütevazi tatil siteleri, Silivri, Kumburgaz gibi.. İspanyol Antena 3 kanalı Reyes'in bu tatil tercihini keşfedince bir haber vtr'si hazırlamış ama elde görüntü yok tabii.. Adamlar sıradan vatandaş gibi geziyorlar... Reyes iyi futbolcudur da, mesele bu değil...

Galatasaray&Inter&Liverpool

Bizim takımların hazırlık döneminde sert rakiplerle oynamasını ister taraftar. Doğru kimse Almanya ve Hollanda'nın 3. lig takımlarına 9-10 gol atılan hazırlık maçlarını izlemek istemez. Futbolcu da ne kadar ciddiye alır o da soru işareti. Tabii bu maçları ayarlabilmek kolay iş değil. Büyük liglerden takımların katılacağı turnuvalar bellidir, bir de ABD, Uzak Doğru turneleri moda oldu birkaç yıldır. Kimse Temmuz ayında yanan Avrupa'da kalmak istemez. Liglerinin geç başlamasından dolayı da yükleme yaptıkları dönemlerde onlar da sert rakiplerle oynamak istemezler. Bahanesi boldur yani bu işin. Barcelona'nın TT Arena'da Galatasaray ile oynayacağı varsayılan maç mesele, Barça'nın sezonu açacağı gündü! Üstelik Messi, Alves gibi iki as Copa America'da. Sonradan Inter gelecek dendi ama o maç Dortmund'da. 24 Temmuz olarak planlanmış. Galatasaray öncesinde Almanya'da B. Dortmund ile maç yapabilir ama bu kesin değil. TT Arena'ya gelecek olan takım ise Liverpool. 28 Temmuz'da Galatasaray-Liverpool var. İki maç için de biletler piyasaya çıkana kadar %100 dememek lazım, ama planlanan budur...

19 Haziran 2011

River Plate Sırat Köprüsü'nde

Bizde kimse böyle gazete kapağı hazırlamaz. Aklına gelse bile kabul görmez. River Plate dün ligin son haftasında sahasında Lanus'a 2-1 kaybetti. Boca'nın şampiyon olduğu sezonda ligi son sırada bitirmişlerdi yakın tarihte. Bağıra bağıra geldi, açılış, kapanış, açılış, kapanış derken küme düşmemek için play-off oynamak zorundalar artık. Belgrano deplasmanına gidecekler hafta ortasında. Hafta sonunda Buenos Aires'de rövanş var. İkinci lig takımlarıyla oynanan baraj maçlarında üst ligdeki takım çokça gülüyor elbette de çıkmayan candan umut kesilmez diyorlardır Cordoba'da. Ole'nin kapağına dönersek, eski ve yeni başkanların icraatı olarak sunulmuş bu fiyasko... 110 yıllık tarihinde River Plate ilk kez küme düşebilir... Bu da oldu...

Barça Forması

Barcelona başkanı dün, 220 milyon taraftarları olduklarını açıkladı. Nasıl hesapladılar bilmiyorum ama vardır bir bildikleri, her ülkeden bir milyon sempatizan yazsan yeter zaten. Geçen yıl sattıkları forma sayısı ise 2 milyon. 100 euronun da üzerine çıkan, sezon bitiminde 40 euroya inen formalar, geri dönüşümden gelen akrilik elyafla üretiliyor. Her bir forma için 13 pet şişe yetiyormuş...

18 Haziran 2011

Çağımızın Dervişi

"Dirk Nowitzki’yi en güzel anlatan hikâyeyi, 2001 Avrupa Şampiyonası organizasyonunda gönüllü olarak çalışan bir dostumdan duymuştum:........" devamı için...
Yiğiter Uluğ / Radikal

Forlan-Reyes-Ujfalusi Meselesi(!)

Kimse sahibi olduğunuz evin kapısını durup dururken çalıp "Satılık mı?" diye sormaz. Ya cama satılık ilanı asmışsındır ya da emlakçıya vermişsindir. Atletico Madrid'in de Galatasaray'ın talip olduğu oyuncuları satmaya niyeti olmasa, "Hiç zahmet etmeyin, jetle de gelseniz, yol uzun. Bu adamları satmayı düşünmüyoruz" demesi gerekirdi. Demediler ki; Ünal Aysal geçen ay 11 milyon euro ödediği özel uçağıyla Madrid'e gitti...Agüero'nun "Beni satın, gidiyorum" dediği, İspanya'nın ilk 5 kulübünden biri neden takımın temel taşlarını satsın ki! Bir önceki sezon Avrupa Ligi'ni almışlar, bu sezon Avrupa Ligi'ne gidecekler. Daha transfer başlamadan, 45 bin kombine sahibi gelecek sezon için "Bu sezon da koltuk benim" demiş. O zaman bu kulübün yapısına bakmak lazım. Atletico Madrid, Barça ya da Real Madrid gibi yönetilmiyor. Malaga, Sevilla ya da Mallorca örneği var orada. Kulübün büyük ortağı Gil Marin, efsane başkanı Jesus Gil'in oğlu. Arda transferi için İstanbul'a gelen, buradan da ABD'deki fonlarda nakit arayan bu arayışında da Galatasaray ile adı anılan Peter Kenyon'dan yardım alan adam. Atletico Madrid batmış olabilir mi? Kulübün borçlarından çok orada konuşulan Gil Marin'in artık ayrılmak istediği. Sebebi basit. Babasının Marbella belediyesinin başında olduğu dönemlere ait yolsuzluklardan aileye gelen ceza faizleriyle birlikte 100 milyon Euro. Dava Mayıs ayında karara bağlandı. Gil Ailesi bu parayı ödemek zorunda. Baba Jesus Gil, Marbella göğüs reklamı ile oynattığı, canı sıkıldıkça teknik adam kovduğu (17 yılda 39 teknik adam, 141 futbolcu!) Atletico Madrid'i Marbella çeşmesinden akıttığı paralarla yaşattı.İkinci sebep, İspanya'da değişen vergi oranları. Yüzde 20'lerde olan vergi oranları %43'e yükseltildi. Mevcut devam eden futbolcu kontratları elbette ki eski orandan yürüyüp gidiyor ama yeni kontratlarda futbolculara ödenecek olan rakamların üstüne bir de yüzde 43 vergi yükü biniyor. İki büyüğü ve Malaga gibi sıcak parayı bulmuş kulüpleri bir kenara koyarsak, İspanyol futbolunda yıllık ücretlerin bu sezon ne olacağının da işareti bu. Mümkün olduğu kadar pahalı yabancılardan uzak duracaklar.Peki Galatasaray, Forlan, Reyes ve Ujfalusi transferlerini bitirdi mi? Ekranlarda futbolcuları tanıtan kasetler dönerken; taraftar blogunda bu adamları över ya da asıp keserken ortada ne imza var ne de uzak diyarlardan olumlu tek bir haber. Büyük transferler kolay bitmez ancak medyada bitti olarak gösterilmesi büyük arıza yaratır. Transferde basit yöntemi Real Madrid uyguluyor işte. Bir oyuncunun bu kulübe hayır demesi zor ama her şartta önce oyuncunun olurunu alıyor, sonra kulübüyle masaya oturuyorlar. Galatasaray, Muslera transferinde hangi yolu izlediyse ve yılan hikayesine döndürdüyse; Madrid'de de aynı yoldan gidiyor. Oyuncuların gelmeye niyeti var mı? Atletico Madrid'in zorda olduğu ortada. Madrid medyasına aktardıkları rakamlar 3 oyuncu için 40 milyonla başladı. Geçiniz... Ertesi gün 30 milyona düştü. 40 milyon rakamı "Defol git Gil Marin" diye sokağa dökülen taraftarın sesini kısabilir ama Galatasaray cephesinde üçlü paket için önerilen bonservis bedelinin 14-15 milyon euro olduğu söyleniyor. Zaten olması gereken mantıklı rakam da bu, iki eksik, 3 fazlası... Oyuncuların sırasıyla 4, 3 ve 2+1 yıllık kontratlarının yüküyle bu rakamın 40'ı bulması ise doğal.Beşiktaş'a red cevabı veren Forlan'ın Galatasaray'a evet demesi için gerekli olan şart ne? Londra'da "memleketim" diye çığıran Reyes'i ikna edecek olan kontrat nedir? Ujfalusi "Ben İtalya'da tatildeyim. Madrid'de yaşamaktan dolayı çok mutluyum. Birşeyden haberim yok" derken; ne ayaktır? Ekranlarda dönen bu erken anonslar, bu "son dakika"lar, Ünal Aysal'ın başını çok ağrıtacak ya da iş inada binip faturayı yükseltecek...

Daha ortada imza yokken, nedir bu teknik-taktik analizler? Bu üç adamı Türkiye'de "futbolseverim" diyene anlatmak hakarettir. Herkes oturup İspanya Ligi'ni izler, herkes futboldan anlar. Mesele bir kara portre yazmaksa üçü için de yeteri kadar malzeme var. Görülüyor ki, mesele bu değil... Mesele...

16 Haziran 2011

Son Çıkan Kapıyı Kapasın

Atletico Madrid taraftarının sadakatını en güzel anlatan hikaye, ikinci lig düştüklerinde dolu olan tribünlerdir. 40 bin kombine rakamları çıkmıştı 2. lig yılları için, biraz abartıydı ama 20 binin de üzerindeydi. Sezon bittiğine göre geçen sezon diyeceksek, bir önceki sezon gelen iki kupanın ardından yaşanan hayal kırıklığı büyük. Takım, şampiyonluktan bahsetmiyor ama Şampiyonlar Ligi'ne gidememek ve hatta Avrupa Ligi vizesinin bile bir ara tehlikeye girmesi yeteri kadar can sıkıcıydı. Vicente Calderon'da kapasite 54 bin. Her sezon 48-49 bin civarındaki kombine sahibi bu dönemde kombinelerini yeniliyor. Yeni sezona girerken %91 oranında yenileme olmuş. Sorun yok, çünkü sırada bekleyen çok. Kombine fiyatlarına gelen %3 zam da normal kabul ediliyor, üstelik bu sezon Avrupa Ligi ön eleme yüzünden ekstra iki maç var. Öyle ya da böyle sahaya Atletico Madrid forması giymiş 11 adam çıkacak ama kulüp zorda...
****

Agüero hikayesi bildik. "Gidiyorum" dedi, gidecek. De Gea da yolcu. Forlan, Reyes ve Ujfalusi için de Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, bugün Madrid'e gitti. Alır, alamaz, bu blogun derdi değil, spor sayfalarında yeteri kadar boğuşuyoruz zaten. Atletico Madrid'li ile konuştum. Bir cümlesi yetti: "Son çıkan kapıyı kapasın."

Madrid'de Bizim Süper Lig

Kerem Sefa, Madrid'deki gözüm, kulağım oldu. Güzel bir haber paylaşmış. Madrid'de Marca Cafe, 14 ligden naklen maç yayınlıyor. Mekanda 15 büyük ekran varmış. Son eklenen lig ise bizim Süper Lig, doğal olarak da afişte Guti'yi kullanmışlar elbette. Cumartesi-Pazar İspanya Ligi ile çakıştığı saatte diğer liglerin olduğu ekranlarda ses kısılıyormuş. Kerem şimdi bu satırları okur, çay, kahve kaç para yazar, biz de bizim memlekette toplu gösterim yapan yerlerdeki fiyatlarla karşılaştırırız.

15 Haziran 2011

Balıkçı

Gattuso: "Tek hayalim balıkçı olmaktı."
Oldu da sayılır. Gattuso'nun 3 restoranı var.

10 Haziran 2011

Baba&Oğul

- Geçen sefer kaç tane yemiştik babacığım?
+ Geçen sefer 6-2 bitmişti oğlum

- hmm ama bu sefer bir takım olarak oynayabilmeyi daha iyi öğrendik.
- Evet, bu sefer 1 gol daha fark attık
+ Her gün senden yeni bir şey öğreniyorum babacığım.



"her zaman benim oğlum olduğunu hatırla"

Barcelona taraftar grubu Boixos Nois, Madrid'de duvarları bu afişlerle süslüyormuş. Madrid'den Kerem yolladı ve çevirdi. Sağolsun...