Real Madrid isterse alır... Medyasıyla birlikte Almanların üzerine çöktüler ve bitirdiler. Transferin Werder Bremen-Sampdoria maçı öncesinde bitmesi gerekiyordu. Oynarsa Real'e gelmesinin bir anlamı yoktu. Kaka'nın sakatlığı da bir sezon önceye çekti transferi. Almanlar 15 milyon bonservis alacak. Mesut için yıllık 5 milyon Euro çok çok iyi rakam. Bunda oyuncunun Real'e evet demesinin payı büyük. Sözleşmesinin son senesine girilirken Almanların eli bağlanırken, oyuncunun tercihi önemliydi. Real Madrid de 5 milyon ile aklını çeldi. Mourinho'nun elinde bir Türk oyuncu. İzlemek keyif verecek. Alman milli takımı vs. hepsi hikaye. Yolu açık olsun...
17 Ağustos 2010
Mesut Özil Real Madrid'de
Real Madrid isterse alır... Medyasıyla birlikte Almanların üzerine çöktüler ve bitirdiler. Transferin Werder Bremen-Sampdoria maçı öncesinde bitmesi gerekiyordu. Oynarsa Real'e gelmesinin bir anlamı yoktu. Kaka'nın sakatlığı da bir sezon önceye çekti transferi. Almanlar 15 milyon bonservis alacak. Mesut için yıllık 5 milyon Euro çok çok iyi rakam. Bunda oyuncunun Real'e evet demesinin payı büyük. Sözleşmesinin son senesine girilirken Almanların eli bağlanırken, oyuncunun tercihi önemliydi. Real Madrid de 5 milyon ile aklını çeldi. Mourinho'nun elinde bir Türk oyuncu. İzlemek keyif verecek. Alman milli takımı vs. hepsi hikaye. Yolu açık olsun...
16 Ağustos 2010
Naklen Yayınlar
17 Ağustos Salı19.00 Beşiktaş – HJK Helsinki (FUTBOL SMART)
21.45 Young Boys – Tottenham (EURO FUTBOL)
18 Ağustos Çarşamba
21.45 Braga – Sevilla (EURO FUTBOL)
21.45 Werder Bremen – Sampdoria (FUTBOL SMART)
19 Ağustos Perşembe
21.00 Galatasaray – Karpaty Lviv (FUTBOL SMART)
21.30 PAOK – Fenerbahçe (EURO FUTBOL)
21.45 Liverpool – Trabzonspor (LOCA)
15 Ağustos 2010
Mamadou Niang
Bugün Fenerbahçe taraftarının yüzünü bile görmek istemediği Daniel Güiza, iki yıl önce santrfor arayan Aziz Yıldırım ve yönetimi için doğru transferdi. Haklıydılar da. Dünyanın en iyi iki liginden birinin 27 gol atarak gol krallığını kazanmış, İspanyol milli takımında oynayan bir adamı alıyorlardı. Bugün Niang da yaklaşık aynı kriterlerle tercih edilmiş bir isim. Fransa Ligi'nin son gol kralı ünvanıyla ayak basacak İstanbul'a. Peki aradaki fark nedir? Güiza'yı böylesine kötü yapan ve Niang'ı göklere çıkartan... 3 Büyükler için her zaman marka santrfor gerektiğine inanırım. Tecrübeli, yetenekli olduğu kadar büyük takım topçusu olan, şampiyonluk baskısını omuzlarında hissetmiş golcüler gelmeli bu ülkeye. Güiza'nın yeteneklerini tartışmak komik olur. Güiza iyi profesyonel değil, onu geldiği günden bu yana İstanbul dışında bir villa verip, bunalım takılmasına sebep olan yöneticiler de iyi yönetici değil. Her insanın özel hayatında sarsıntılar olur, kısmet ki Güiza'nın yaşadığı sarsıntılar Fenerbahçe dönemine denk geldi. 2 yıl boyunca sahada ayaklara yere sağlam basmayan, güçsüz, çelimsiz, yüzü kedere batmış bir "golcü" izledik.
Güiza, küçük takımların büyük golcüsü olmadığını Fenerbahçe'de ispatlayabilirdi. Başaramadı. Niang'ı İspanyol'dan ayıran budur. Niang, büyük takımın büyük golcüsü olduğunu Strasbourg sonrası Marsilya basamağında kanıtladı. 5 sezon boyunca 10 golün altına düşmedi. 19 yıl sonra gelen şampiyonluktaki payını "Gol Kralı" olarak yazdırdı kulübün duvarına. Niang'ın Fenerbahçe'de başarılı olması için bu yeterli sebeptir.
Lorik Cana'dan kaptanlığı devralan Niang, Arnavut oyuncunun ardından aynı ligin yolunu tuttu. Onlar artık aynı formanın değil farklı yakaların futbolcusu. Fransa basınında çıkan aylık 480 bin Euro ücreti abartı bulduğumu belirteyim. Bu rakam brüt bile olsa, net rakamın 4.5 milyondan fazla olması pek anlaşılır değil. (Fransız basını Marsilya'da 320 bin brüt alan Niang'ın %50 zamla 480 bin aldığını, ayrıca açıktan 1 milyon Euro imza parası aldığını iddia etti ) Fenerbahçe tarafında rakamın 3.5 milyon Euro olduğu söyleniyor.
Niang, ikili mücadelerde ayakta kalan yapısı, son vuruş ustalığıyla Fenerbahçe için nokta transfer. Amatör futbol oynarken işler yolunda gitmeyince 20 yaşında futbola bir dönem ara veren, o günlerde bir süpermarkette çalışan Niang, Fransa'nın sert çocuklarının şehri Le Havre'da yetişti. Onu parlatan, patlama yapmasını sağlayan teknik adam ise Zidane'ı da bize hediye eden Jean Fernandez. Niang 24 yaşında kiralık gittiği Metz'de kariyerinin en önemli virajını döndü. Takımı 2. ligden bir üst lige çıkarken (partneri Adebayor idi), bonservisini elinde tutan Troyes o sezon küme düşünce, 1. Lig'de kalmaya karar verdi ve Strasbourg'a gitti. İki sezon 21 gol... Marsilya'da 5 sezon ve 10 yıllık Fransa kariyerinde 100 gol...
13 Ağustos 2010
Hafta Sonu Futbol
13 Ağustos Cuma21.45 Milan- İnter- Juventus /Tim Cup (KANALTÜRK)
14 Ağustos Cumartesi
14.45 Tottenham – Manchester City (SPORMAX)
17.00 Wolverhampton – Stoke City (SPORMAX)
19.30 Chelsea – West Bromwich (SPORMAX)
20.00 Gaziantepspor – Kasımpaşa (DIGITURK 205)
20.00 Sivasspor – Galatasaray (LİG TV)
21.45 Twente – Heerenveen (BEYAZ TV)
22.00 Eskişehirspor – Gençlerbirliği (DIGITURK 205)
22.00 Bucaspor – Beşiktaş (LİG TV)
22.00 Arles Avignon – Lens (KANAL A)
23.00 Sevilla – Barcelona (Süper Kupa 1. maç) (NTVSPOR)
00.30 Palmeiras – Atletico Paranaense (SPORMAX)
15 Ağustos Pazar
13.30 Excelsior – Feyenoord (BEYAZ TV)
18.00 Liverpool – Arsenal (SPORMAX)
19.30 Ankaragücü – Trabzonspor (LİG TV)
21.00 Karabükspor – Manisaspor (DIGITURK 205)
21.45 Fenerbahçe – Antalyaspor (LİG TV)
22.00 Lille – PSG (KANAL A)
16 Ağustos Pazartesi
21.00 İstanbul Belediye – Kayserispor (DIGITURK 205)
21.00 Bursaspor – Konyaspor (LİG TV)
22.00 Manchester United – Newcastle (SPORMAX)
Credit:Footballove
Balotelli Manchester City'e
Bu transfer döneminde yılan hikayesi bol. Krasic-Juventus bıktırdı mesela. Balotelli geçen sezon Milan forması giydiğinden bu yana Inter tribünlerinin kara listesinde. Evet büyük yetenek ama bir o kadar da arıza bir adam. Inter'in talihi bu. Vieri deliydi, Adriano ondan deliydi, Balotelli de ağabeylerini izleyerek büyümüş işte. Arızayı kadrosuna katmak isteyen isim onu yakından tanıyan Roberto Mancini. Bu akşam Corriere dello Sport, en büyük rakibi La Gazzetta dello Sport'a haber atlattı ve transferi sitesinden açıkladı. Manchester City, 28 milyon Euro ödeyecek Inter'e. Balotelli de ilk yıl 3.5 milyon Euro alacak. Premier Lig'in oyun yapısına kolay uyum sağlayacaktır Balotelli. İyi iş yapar yine kafayı sıyırmazsa...
12 Ağustos 2010
Cristian Ledesma
Transfer döneminde bizim takımlar için yürüyüp giden spekülasyonlara yer vermemeye kararlıydım. Ledesma da bu isimlerden biriydi. İtalya tarafında çok zaman önce Galatasaray'dan aldığı teklifi kabul etmediği haberi çıkmıştı. Evet, Galatasaray bu adama talip oldu ama her transfer mutlu sonla bitecek diye bir kural yok. Ledesma, kontratının son sezonuna giriyor. Lazio'ya geçen sezon Pandev ile çok çektirdiler. Pandev kaçtı kurtardı kendini. 3 kuruş paraya oynayan Ledesma'ya şimdi Inter, Juventus ve Milan talip. Bonservisi 5-6 milyondan fazla olmayacağı için de birbirlerini yiyorlar. Artık Ledesma kimi seçerse! Inter'in Mascherano ilk hedefti am Arjantinli, Barça'ya (Hleb+15 milyon Liiverpool'a, Mascherano, Barcelona'ya) gitmek istiyor. Kağıt üzerinde Ledesma hangi kulübe gitse 11 oynar gibi duruyor. Bütün bu tekliflerden haberdar olan bir adamın zaten kalkıp Serie A'yı bırakması düşünülemezdi. Son olarak Ledesma bence Inter'e gidecek.
10 Ağustos 2010
Mourinho'nun Ayman'ı Carvalho
Mourinho bunu hep yapıyor. İyi de yapıyor. Her teknik adamın güvendiği, sırtını dayadığı, kimi zaman da soyunma odasında eli kulağı olan bir futbolcusu vardır. Capello, Emerson, Ziya Doğan, Ayman gibi (!) Ricardo Carvalho için muhteşem bir transfer bu. Premier Lig'de yapacağını yaptı. 32 yaşında Real Madrid'e onu ancak Mourinho alırdı. Chiellini ve David Luis başta olmak üzere önce yüksekten uçan Real Madrid, 20 milyon üstü bir stoper yerine Portekizliye 8 milyon Euro ödedi.
Niang&Luis Fabiano
Mamadou Niang'ın geçen hafta L'Equipe gazetesine verdiği röportaj sonrasında Marsilya'da kalması çok zordu. Niang gemileri yakmıştı. Fenerbahçe'ye gitmek istediğini açık açık ifade etti. 5 yıldır formasını giydiği takımda misyonunu tamamladığını düşündüğü kadar gelen teklif de elbette ki cazipti. Marsilya'da 1.8 milyon alan Niang'a Fenerbahçe'nin 3 m+ verdiği yazıldı, çizildi. 31 yaşındaki Niang'in kariyerinin kalan yıllarını bundan daha iyi sigorta altına alması beklenemez tabii. Burada Marsilya'nın transfer hamlesi önemli. Yeni golcüsü getirmeden Niang'ı bırakmak istemiyorlar. Hatta hafta sonunda lig maçında oynatıp öyle göndereceklerine dair haberler var. Marsilya, Niang için 10 milyon talep ederken ( 7 ya da 8'e bitecek bu iş) Luis Fabiano için 13 milyon teklif ettiler Sevilla'ya. L'Equipe spekülasyon seven bir gazete değil. Teklifin oyuncu tarafında ise yıllık 4 milyon Euro var. İki sezondur Milan'ı kapıdan çeviren Fabiano, Marsilya'ya giderse ilk çatlayan Adriano Galliani olacak Milano'da elbette. Marsilya, Hatem Ben Harfa'yı da yüksek ihtimalle Newcastle'a satacak. Son şampiyon ligin yenisi Caen'e sahasında mağlubiyetle açtı sezonu. Kadroya takviye yapmazlarsa görünen o ki O.Lyon yine herkesin yanaklarından öpecek bu sezon Fransa'da...
Burdisso Biraderler
Roma borç batağında boğulmasa belki de defansında hala Samuel forma giyecekti. Arjantinli Inter'de kendi vatandaşını açığa çıkardı. Burdisso da geçen sezon Roma'da iyi iş çıkardı. Doğal olarak da Roma bonservisini almak istiyor. Burdisso da Roma'da devam etmek istiyor. Inter genelde gelen paraya bakmaz yollardı böyle adamları. Benitez diretiyor olabilir ya da Moratti de eli sıkı bir adam oldu. Burdisso'nun menajeri süper dediklerimizden: Hidalgo. Inter ile transfer görüşmelerinin tıkandığını, Roma'nın Juan Figer'in İtalya'daki temsilcisi aracılığıyla Lugano ile pazarlık masasın oturduğunu söyledi.
Bugün de İtalyan gazetelerinde 9 sütuna manşetti Lugano&Roma flörtü. Roma için Burdisso kapısı kapanmadı. Üstelik sağlam da bir kozları var. Burdisso gelmeden kardeşini transfer ettiler. Guillermo Burdisso da defans oynuyor. Rosario Central'dan geldi. Satın alma opsiyonlu (4.5 m) kiraladılar. Burdisso II'ye de bu yıl 700 bin Euro verecekler. Roma'nın diğer transfer hamlesi Baptista'ya bağlı. Adriano da geldikten sonra Baptista'nın onbir şansı kalmadı. Git diyorlar, gitmiyor. İtalya'da Galatasaray'ın Roma'ya 5 milyon, oyuncuyu da yıllık 3 milyon verdiğini yazıyorlar 3 gündür. Baptista'yı elden çıkardıkları gün de Behrami'ye imza attıracaklar. Eski bir Lazio'lu bakalım ne yapacak derbide? Bakalım Kim Mesut Olacak?
Mourinho'nun imzası sonrasında Kaka'nın satılması gündemdeydi. Manchester City de ilk aday. Çulsuz Juventus'un da adı geçti hatta. Sonra kapandı bu konu. Kaka'nın alternatifi olarak Mesut'un ismi yazılmaya başlandı. Kaka'nın sakatlık haberi gelince de Mesut, Real Madrid için manşetlere çıkmaya başladı. Inter talip oldu. Ferguson öve öve bitiremedi. Sözleşmesinin son senesine giren Mesut'a Real Madrid'in seneye bedava gel ona göre yıllık ücret al dediği iddia edildi. Barça o günlerde Fabregas için uğraş veriyordu. Katalanlar, alt yapıdan giden oyuncuya 50 milyon ve üstü bonservis ödeme taraftarı değiller. Bu taraftarın ağırına gidiyor. Real işi bitirdi, Kaka sakatlandığı için cüzzi bir rakam ödeyip hemen alacaklar derken iki gündür Barça girdi devreye. Fabregas devre dışı kalınca Sport bugün Mesut'u manşete çekti ve Barça'da oynamak istiyorum dediğini iddia etti. Akşam da rakibi El Mundo, bizim başımız kel mi diye ortaya çıktı. Sport da takip etti. Barça ve Werder Bremen'in 10 milyon Euro bonservis için anlatıştığını ve son kararının Guardiola'da olduğunu yazdılar. Almanların eli kolu bağlı, pazarlık yapma, 30-40 isteme şansları yok. İki gazetede yapılan anketlerde, Dünya Kupası'nda Mesut'u izleyen Katalanlar coşmuş. Müthiş destek var. Alınsın ve diğer ankette başarılı olur diyenler % 80'in üstünde. Bakalım Mesut kimin olacak? Ya da kim Mesut olacak?
9 Ağustos 2010
Real Madrid: 10 Yıl 1 Milyar Euro
Marca gazetesi bugün Real Madrid'in son 1o yıldaki transferleri sıraladı, toplam ödenen bonservisin 9 sıfırlı rakamları aşması birinci haber, bu dönemde Barcelona'nın 713 milyon harcaması ikinci haber. Chelsea, Abramovich döneminde 650 harcadı diyorlar, ben daha fazlasını hatırlıyorum sanki. Manchester City ise 400 milyona dayandı. Herkesin blog yazılarında kaynak arayışında başvuracağı bir liste olduğundan dolayı paylaşmak istedim. Fotoda Başkan Florentino Perez öyle bir bakıyor ki:Perez: - Şu kel çocuk iyi futbolcu Jorge, bunu da alalım
Valdano: - Başkan, o Robben, geçen sezon sattık onu.
********
2000-2001 : Figo (60 M€), Flavio Conceiçao (25 M€), Makelele (14 M€), Munitis (12 M€), Cesar (7 M€), Solari (4 M€). Toplam: : 122 M€
2001-2002 : Zidane (75 M€)
2002-2003 : Ronaldo (45 M€)
2003-2004 : Beckham (35 M€)
2004-2005 : Samuel (24 M€), Woodgate (20 M€), Owen (12 M€), Gravesen (3,5 M€) Toplam: : 59,5 M€
2005-2006 : Sergio Ramos (27 M€), Robinho (25 M€), Julio Baptista (20 M€), Cicinho (8 M€), Diogo (6 M€), Cassano (5,5 M€), Pablo Garcia (4,5 M€). Toplam: : 96 M€
2006-2007 : M.Diarra (26 M€), Gago (20 M€), Emerson (16 M€), Van Nistelrooy (15 M€), Higuain (12 M€), Marcelo (9 M€), Cannavaro (7M€). Toplam: : 105 M€
2007-2008 : Robben (36 M€), Pepe (30 M€), Sneijder (25 M€), Drenthe (14 M€), Heinze (12 M€) Toplam: : 117 M€
2008-2009 : Huntelaar (20 M€), L. Diarra (19 M€), Van der Vaart (15 M€), Garay (10 M€). Toplam: : 64 M€
2009-2010 : Cristiano Ronaldo (96 M€), Kaka (64 M€), Benzema (35 M€), Xabi Alonso (30 M€), Raul Albiol (15 M€), Negredo (5 M€), Granero (5 M€), Arbeloa (4 M€). Toplam: : 254 M€
2010-2011 : Di Maria (25 M€), Khedira (13 M€), Pedro Leo, (10 M€), Canales (5,5 M€). Toplam: : 53,5 M€
Listedeki Elano
Fildişili Tiote öyle bir tekme atmış ki Elano'nun ayağındaki ödem ancak 6 haftada çözülmüş. Daha yeni düz koşulara başladı, transfer haberlerinde kimse bu sakatlığını önemsemiyor tabii. Sadece hazır değil. Galatasaray bugün çoğunluk için sürpriz bir kararla Elano'yu UEFA Avrupa Ligi play-off kadrosuna yazdı. Gelecek hafta oynanacak ilk maç için Elano'nun hazır olabilmesi mümkün değil. Sezon başı yüklemesi yapmayan bir oyuncuyu sahaya sürmezler. İkinci maç için de durum değişmez. Kritik karar, oldu ki oynattılar -ben inanmıyorum- bu kez satmaları neredeyse imkansız hale gelir. Hangi kulüp Galatasaray gibi santrforu sakatken Avrupa'da oynatamayacağı santrforu transfer eder ki! Elano'ya talip olduğu iddia edilen Inter-Milan-Juventus üçlüsü bu transferden çekilir. Oyuncunun değerinin düşmemesi ve gözden çıkartıldığı alenen ortaya çıkmaması için desek -ki ayyuka çıktı gönderileceği- bu da ufak ihtimal. Kadroda göstererek, kelepir sıfatından soymak istiyor. Son ihtimal, Pino'nun sakatlığı sonrasında Rijkaard'ın "Ben bu adamı milli takımındaki gibi sağda oynatırım, siz ortaya bir adam bulun, Elano iki pozisyonda da oynayabilir, Serdar da va kanatta" diye düşünüp, Brezilyalı'nın kadroda tutulması istediği. Galatasaray'da işler mantıklı yürümediğinden doğru bir tahmin yapabilmek elbette ki mümkün değil.
Liverpool'a Aşık Olmak
Bizde sezon açılışı kalmadı. Zaten yeni transfer dediklerini de transfer sezonunun son gününe kadar getirmeyi başaramadıklarından herşey topal yürüyor bizim kulüplerde. Liverpool’un geçmişte gelir amaçlı olduğu kadar çocuklara takım sevgisini aşılayan bir sezon açılış organizasyonu vardı. Ailenle geliyor, futbolcularla fotoğraf çektiriyor, kaleciye şut atıyor, beraber vakit geçirip, yemek yiyorsun ve sırtında imzalı formanla evine mutlu gidiyorsun. Taraftarlık ruhunu böyle aşılıyor adamlar. Başka türlü Kop’da taraftar olunmaz ki zaten. Nasıl "Asla yalnız yürümeyeceksiniz" diye bağırırsın ki başka?Buna benzer bir kampanya var bugünlerde. Trabzonspor maçı için. Muhtemelen 19 Ağustos tarihinde İngilizlerin çoğu tatilde olacak. Stadın boş kalma ihtimali var. Sonuçta play-off maçı. Oturmuşlar Aile Gecesi altında bir kampanya başlatmışlar. Biletler çocuklar için 5 Sterlin. Aileleri de 10 Sterline bilet alacak. Şehirde okullar açılmadan önce çocukların gün ışığında bir maç izlemesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Muhtemelen o akşam yüzlerce çocuk göreceğiz tribünlerde. Aralarında bazıları o gün Liverpool’a aşık olup ayrılacak tribünden. Biz ne yapıyoruz, play-off öncesi turlarda açıklanan bilet fiyatlarına bakın! Hangi kulüp kendi stadında bir hazırlık maçı oynadı? Hangi çocuk aşık oldu renklere?
6 Ağustos 2010
100 Milyon Euro
Aleksandar Kolarov, Yaya Toure, David Silva ve Jerome Boateng... Kaba bir hesapla, kendilerine ödenecek yıllık ücret hariç 100 milyon Euro bonservis... Toplasan ancak bir Cristiano Ronaldo ediyorlar işte:) Çok yüksek ihtimal dördü de ideal onbir oyuncusu olacak Manchester City'de. Mancini de şanslı adam. İtalya'da Moratti gibi şeker bir başkanı vardı. Ada'ya geldi, burada da dile bizden ne dilersen diyorlar. Chelsea ve Manchester United'ı bir kenara koyuyorum bence hala Arsenal'i geçecek kapasitede değiller! Az kaldı, göreceğiz...
Ronaldo'dan Kaka'ya
60 milyon Euro veriyorsun, adam sezonun yarısını sakat geçiriyor. İyileşiyor. Ya da iyileşiyor mu acaba? 1998'deki Ronaldo vakasından sonra Brezilya Milli Takımı şimdi de aynı hikayeyi bir kez daha okutturuyor futbol dünyasını. Sakat adam sahaya sürülür mü? Kaka'nın kendisi de ağrılardan şikayetçiyken, Dunga dahil teknik ekip de bilirken, oyuncuyu Dünya Kupası maçlarında oynattılar. Artık bunda ne kadar sponsor baskısı vardır, bilinmez. Aynı tartışma 12 yıl önce de yapılmıştı. Kaka'nın müzmin sakatlığı kasıklarından. Bu bölgede yaşanan sakatlıkların vücudun başka bölgelerinde de zayıflık yaratabileceği biliniyor. Kaka, ağrılarını ciddiye almamış. Real Madrid köpürüyor elbette. Brezilyalı, işin piri doktora ameliyat oldu. 4 ay sahalardan uzak kalacak. Toparlanması ancak ligin ikinci yarısını bulur. Mourinho şimdilik kuyruğunu dik tutuyor ama Real Madrid yönetimi bir taraftan Mesut transferi için düğmeye bastı. Gelecek sezon sonunda bonservissiz almayı planladıkları oyuncu için Almanlara bir başlık parası ödeyebilirler. Kaka gibi Robben için de durum aynı. İki oyuncu da kendi kulüplerinde bu sakatlıkları yaşasalar, kendilerini riske atmazlardı. İş milli takım ve Dünya Kupası olunca akan sular duruyor tabii. Her Dünya Kupası sonrasında artık bu ağır sakatlık haberlerini duymaya başladık. FIFA ve UEFA'nın insanı tüketen, izleyeni de bıktıran maç takvimi için Zidane bıraktığı gün konuşmuştu. Artık vücudum kaldırmıyor demişti. Onu dinlemediler, bakalım kimi dinleyecek Blatter ve Platini?
Hafta Sonu Futbol
7 Ağustos Cumartesi18:45 Bayern Münih-Schalke 04 / (Almanya Süper Kupası) - TRT 1
21:00 Manchester City-Valencia / Kanaltürk
20:30 Bursaspor-Trabzonspor /(Süper Kupa)- ATV
22:00 O.Lyon-Monaco - Kanal A
00:30 Botafogo-Atletico MG - Spormax
8 Ağustos Pazar
17:00 Manchester United-Chelsea / (İngiltere CS)- NTV Spor
21:30 Villarreal-Beşiktaş - ATV
22:00 Montpellier-Bordeaux / Kanal A
22:00 Corinthians-Flamengo / Spormax
4 Ağustos 2010
Sivok ve Jovetic
Sivok geçen sezon Beşiktaş'ın en istikrarlı adamıydı, diz bağları koptu ve 6 ay sahalardan uzak kalacak. Bu Beşiktaş'ta tüm dengeleri sarsar. Ferrari'nin takımda kalması, Zapo'nun da tutulmasını gerektirir. Sivok'un yerli bir stoperle oynama şansı daha yüksekti. Bu da ileride Hilbert'in kesik yiyeceğini gösteriyor. Kontenjan problemini böyle çözebilmek çok acı. Futbolda birinin şanssızlığı bir diğerinin şansı oluyor kimi zaman. Aynı sakatlık haberi de Floransa'dan geldi. Fiorentina, Jovetic için 30 milyon Euro teklif geldiğini açıklamıştı 2 gün önce. Dün Jovetic sakatlandı, bugün doktor raporu geldi. Sağ diz bağları kopuk ve 7 ay futbol oynamayacak...
Lugano Çıkmazı
Şu transfer piyasasında çözemediğim adam Lugano'dur. Bugün bir kez daha anladım. Real Madrid bir stoper arıyor, Thiago Silva olur, Chiellini olur. Bahsedilen rakamlar 25 milyon Euro. Lugano, 3 yıldır dünyanın en iyi stoperlerinden, hadi Türkiye Ligi vitrin değil desek, Avrupa'da onca maça çıktı, yetmedi Dünya Kupası. Daha ne olsun? Yarı final oynamış, turnuvanın en iyi defanslarından birinin göbeğinde oynuyorsun, Forlan gibi adamın olduğu yerde takım kaptanısın. Bir futbolcunun fiyatı tüm bu referanslarla oluşmaz da neyle oluşur? Sürünen, müzmin sakat Chiellini 25 ediyorsa, Lugano 26 ile başlar benim gözümde! Geçen sezon da yüksek yıllık ücret istiyor gerekçesiyle bonservisi elindeyken takım bulamadığı fikrinde birleşmiştik. Anlamadığım geri dönüp attığı imza sonrası kontratına nasıl 3.5 milyon verirlerse gider maddesini ekletebildiği? Bu neyin diyetidir? Lugano, benim bu transfer dünyasında çözemediğim adamdır. Türkiye'den bir futbolcu yüksek rakama satılacaksa bu Lugano'dur. Onu da ancak 3.5 milyona satabiliyorsa Türk futbolu, "genç adamlar alalım, parlatalım, sonra 5-10 katına satalım" masaldan öteye gitmez...Not: Lugano'nun milli takımdaki partneri Diego Godin, 10 milyon Euro'ya Atletico Madrid'e gitti bugün....
3 Ağustos 2010
Emekli Transfer Sihirbazları
Tatilde televizyonu üç kez açtım, bizim takımların maçları ve derbi için. Gazeteleri sabahları hızla geçtim. Bir konu var ki küllendi mi yoksa geciken transferler yüzünden hala gündemde mi bilmiyorum ama iki satır not düşeyim istedim. Haldun Üstünel'in Futbol AŞ yönetim kurulu üyeliğinden istifası sonrası gittiği tatil dönüşü, Galatasaray Başkanı Adnan Polat istifasını istedi, Üstünel de gereğini yaptı ve yönetim kurulu üyeliğini düşürdü. Bir yıl öncesine dönelim. 11 Ağustos 2009'da Adnan Polat basın toplantısı düzenliyor, 4 gün sonra yazdığım satırlar şudur:"Galatasaray'da Adnan Polat'ın yaptığı basın toplantısının ardından dört gün geçti. Ne öğrendik peki? Haldun Üstünel yalnız değilmiş, başka sihirbaz yöneticiler de varmış! "Transferi tek başına Haldun Üstünel bitirmiyormuş!" Olacağı buydu. Haldun Üstünel'ün popülaritesi; demek ki Galatasaray yönetiminde bazı isimleri rahatsız etmiş. Şimdi aşağı çekmeye çalışıyorlar Üstünel'i. Bu bir Galatasaray klasiğidir. O her ne kadar mütevazi davranmaya devam etse de, kameralardan kaçsa da, üslubunu korusu da; bu şöhret bazılarına sıkıntı vermiş... Bir anda transferleri 3-4 yöneticinin yaptığı hikayeleri yazılmaya başlandı. Para sihirbazı varmış, o varmış, bu varmış... "
Bu empati yoksunu satırlar o tarihte çok tepki toplamıştı. Üstünel'in koptuğu, koparıldığı gün, o günlerdir işte Galatasaray'dan. Yönetim dediğiniz vitrin işidir. Bir tarafta gelir sağlayan projeleri yöneten ve aralarında düşük profil çizmeye çalışanlar, bir tarafta taraftarın adını bile bilmediği, yönetim kurulu listesinde adı geçen ama bir tek icraatı olmayanlar,vs.. Haldun Üstünel'in de adı Hakan Bilal Kutlualp ve Sadettin Saran'ın yanına, "Emekli Transfer Sihirbazları Kulübü"ne yazıldı. 3 Büyükler'de başkanlar transferde iş bitiren yöneticileri bir zaman sonra sahne dışına atıyorlar. Beşiktaş'ta da Celal Kolot böyle tasfiye oldu. Demirören şimdi Serdal Adalı'nın rolünü kendi yazıyor, aldığı dakika belli! Bu isimler arasında Üstünel de Saran'ın yolunu izleyecek ve susacaktır. Bir de konuşan ikili var. İkisi de galerici, ikisi de başarısız eski yönetici. Fatih Gökşen ve Celal Kolot, birileri devamlı bu ikiliye mikrofon uzatıyor, bunlar da açıyor ağzını yumuyor gözünü. Bu satırlar buradan iki kanata paslanır:
Bir, Haldun Üstünel, Galatasaray'ın Sandro Rosell'i olur mu?
İki, başkanların, yöneticilerin konuştuğu futbol dünyasında teknik adamlar ve futbolcular neden özel röportaj veremiyor? O röportajları veremeyen futbolcular futbolu bıraktıkları gün neden her gün konuşuyor?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

