Alpaslan Dikmen çok uzaklara gitmiş... Diyecek kelime bulamıyorum. Klavyenin her tuşunda ölüm yazıyor sanki... Yazamıyorum...
27 Eylül 2008
Alpaslan
Alpaslan Dikmen çok uzaklara gitmiş... Diyecek kelime bulamıyorum. Klavyenin her tuşunda ölüm yazıyor sanki... Yazamıyorum...
Ancelotti vs Mourinho
Yarın Milano derbisi var. La Gazzetta dello Sport dün 6 sayfa ayırmıştı derbiye. Sadece futbol yok bu sayfalarda. Ancelotti-Mourinho karşılaştırması yaptıkları bir tablo var ki okuması çok keyifli. Saat tercihinden başlamışlar. Açıkçası ben de merak ederdim Mourinho'nun saat tercihini. Milan'ın hocasından başlayalım. Ancelotti'nin kolundaki saat, başkan Berlusconi'nin hediyesi Rolex Date. Mourinho özel adam, saati de özel tabii. Richard Mille marka saatinin fiyatı 213 bin euro. Ancelotti'nin otomobili Audi A 8. Mourinho ise Ferrari Scaglietti kullanıyor. Fiyatı 2.5 milyon euro ve Abramovich hediye etmiş. Ancelotti'nin 3 av köpeği var. Mourinho'nun ise 1 Yorkshire Terrier'i. Mourinho gibi adama aslında Sivas Kangal yakışırdır ya. Derbideki futbol da öğleden sonraya...
ŞL 2011 Finali Wembley'de
Şampiyonlar Ligi finali 2009'da Roma Olimpiyat Stadı'nda. Gelecek sezon ise Madrid'de Santiago Bernabeu'da. 2011 finali için resmi açıklama daha gelmedi ama adres belli. Londra'da Wembley. İngilizler 2010'u almak istemişler, İspanyollara kaptırmışlardı. 2011'de UEFA Kupası ya da yeni adıyla Avrupa Ligi büyük ihtimalle Dublin'de Lansdowne Road Stadı'nda oynanacak. Finaller iyi gelir getiren prestijli organizasyonlar. 4 yılda iki kupanın finalini alabilmemiz de büyük başarı.
Tomas Rosicky
Ufukta iki Fenerbahçe- Arsenal maçı var ve bu 180 dakikada adı geçmeyecek olan futbolcu Tomas Rosicky. Arsenal'i analiz eden yorumlarda "Rosicky de tehlikeli"ye rastladığımızda direkt oradan uzaklaşacağız demektir bu. Rosicky 26 Ocak'ta sakatlandı. Wenger'e verilen ilk raporda "bir hafta sonra antrenmana çıkar" denilmiş. Rosicky o gün sezonu kapadı. Euro 2008'de oynayamadı. Arsenal sezonu açtı, Rosicky de "hazır" dediler. Rosicky koşamayınca, Wenger yine çıldırdı. Araya Nasri transferi girdi. Doktorların son raporu "Noel'e yetişir" şeklinde. Benzer hikayeler bizim futbolumuzda da yok değil...
Veron'u Bitirmek
Bizi Sevenlere İhanet Etmeyelim Baba
Metin Oktay, Müslim Bağcılar'ın uzattığı çeki geri verir ve orada zaman durur: "Bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba." der Metin Oktay. Yıllar sonra Tanju Çolak, Can Tanrıyar ile Metin Aşık'ın evine giderken dünya da değişmiştir; futbol da... "Endüstriyel futbola karşı Metin Oktay" dedi birileri bir zaman önce. Metin Oktay'ı mezarında rahat bıraksalardı; belki doğru bir slogan olurdu. Lakin olmadı. 1991 yılında Boğaz köprüsünde trafik kazasında hayatını kaybettiği günden, 2000'lerde endüstriyel futbol hayatımıza girene kadar kaç kişi hatırladı, kaç kişi andı yakınlarından başka Metin Oktay'ı? Samimiyet arıyorum sadece bu hayatta. Gün geldi Metin Oktay stadyumda anılır oldu, sonra tişörtler üretildi, ürün grupları yaratıldı. Kahve fincanlarının, kalemliklerin üzerine bile "10 Metin Oktay" yazdılar. 13 Eylül'de mezarı başında anılırken bir fotoğraf karesi var yukarıda. Metin Oktay; "endüstriyel futbola karşı Metin Oktay" mezarının kenarında Galatasaray Store'un reklam kaygılı posteriyle anılıyor. Diyorum ya samimiyet arıyorum diye... Cevat Prekazi, Bülent Korkmaz, Hakan Şükür'e jübile yapmayan bir camia Metin Oktay'ı anıyor her sene mezarında. Tasarımcı her sene başka tişörtler tasarlıyor, "1o'ları unutmadık" gibi 60 IQ sloganlar yazıyor penyelerin üzerine..."Bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba"
Peki ya seni sevenlerin evlatlarını
senden habersiz sömürüyorlarsa baba...
26 Eylül 2008
Kim Suçlu Kim Vefasız?
Bir futbolcunun kulübüne bonservis kazandırmadan başka bir kulübe imza atması vefasızlık mıdır? Emre, Tuncay, İbrahim Kaş, Aurelio... İsimler önemli değil. Her seferinde neden futbolcular idam ediliyor bunu anlayabilmiş değilim. Buna Ribery vakasını da katalım. Kulüplerin profesyonelleri ne iş yapar peki? Sportif direktör, menejer, futboldan sorumlu yönetici sıfatıyla dolaşanlar... Oyuncuyu ikna edemeyen, kasada para varken bile futbolcunun kalması için gerekli şartları hazırlamayanlar... 3 yıllık sözleşmenin 2. yılında yeni sözleşme önermeyenler, son sezona girildiğinde devre arasında bile elini kıpırdatmayan, sezon sonu geldiğinde sen bizim evladımız diyenler, futbolcu gidince de onu taraftarın önüne atanlar, "vefasız çıktı bu da" diyenler. Üstüne basarak söylüyorum. İsimlere takılmayalım. Bazı oyunculara gitmeyi kafasına koymuşsa kulübün anahtarını verseniz ikna olmazlar. İşte Bayern Munih örneği. Ballack bonservisi elinde Chelsea'ye gitti. Şimdi sırada Schweinsteiger var. Sözleşmesi bitiyor ve imza atmaya niyeti yok. "İtalyanca öğreniyorum" diyor. (Juventus da sever bedavaya adam kapatmayı... ) Kim suçlu? Bayern Munih mi yoksa Ballack ve Schwinsteiger mi?
Van der Vaart ve Topuğu
Haftasonu Futbol
26.09.2008 Cuma20.00 Sivasspor - Fenerbahçe (Lig Tv)
21.30 Köln - Schalke 04 (24)
23.15 Porto - Pacos Ferreira (Spormax)
01.00 Tigre - Gimnasia (Ntv Spor)
27.09.2008 Cumartesi
14.30 Wolverhampton - Bristol City (Futbol Smart)
14.45 Everton - Liverpool (Spormax)
16.30 B. Dortmund - Stuttgart (24)
17.00 Middlesbrough - West Bromwich (Spormax)
17.00 Celtic - Aberdeen (Futbol Smart)
19.00 Sampdoria - Juventus (Ntv Spor)
19.15 İstanbul Büyükşehir - Beşiktaş (Lig Tv)
19.30 Arsenal - Hull (Spormax)
20.00 Malatyaspor - Boluspor (D Spor)
20.00 Le Mans - Marsilya (Kanal A)
20.45 PSV Eindhoven - Volendam (Futbol Smart)
21.00 Real Betis - Real Madrid (Ntv Spor)
21.45 Trabzonspor - Antalyaspor (Lig Tv)
22.00 PSG - Grenoble (Kanal A)
22.45 Benfica - Sporting Lizbon (Spormax)
23.00 Espanyol - Barcelona (Ntv Spor)
00.20 Flamengo - Sport Recife (Spormax)
01.00 San Lorenzo - Arsenal Sarandi (Ntv Spor) Bant
02.30 Lokomotif Moskova - Zenit (Spormax) Bant
05.30 Chivas USA - Kansas City Wizards (Fox Sports)
28.09.2008 Pazar
15.30 Portsmouth - Tottenham (Spormax)
15.30 Ajax - Vitesse (Futbol Smart)
16.00 Roma - Atalanta (Ntv Spor)
18.00 Wigan - M. City (Spormax)
18.00 Karlsruhe - Wolfsburg (24)
20.00 Kasımpaşa - Karşıyaka (D Spor)
20.00 Rubin Kazan - FK Moskova (Spormax) Bant
20.00 Valencia - Deportivo (Ntv Spor)
20.10 E. Frankfurt - A. Bielefeld (24) Bant
21.00 Galatasaray - Konyaspor (Lig Tv)
21.30 Milan - İnter (Ntv)
22.00 Atletico Madrid - Sevilla (Ntv Spor)
22.00 Bordeaux - Sanit Etienne (Kanal A)
22.15 Trofense - V.Guimaraes (Spormax)
00.15 Sao Paulo - Cruzeiro (Spormax) Bant
00.30 Monaco - Lille (Kanal A) Bant
29.09.2008 Pazartesi
19.00 Gaziantep Büyükşehir Belediye - Giresunspor (D Spor)
21.45 Belenenses - Leixoes (Spormax)
25 Eylül 2008
Euro 2016 Finallerinde 24 Ülke
Euro 2016 finallerine 24 ülke katılacak. 16 takımdan 24 takıma çıkma kararını UEFA büyük ihtimalle yarın açıklayacak. Platini göreve geldiğinden beri tribünlere oynuyordu ve bu kararın da arkasında elbette ki o var. Avrupa futbolunda ufak takımların hakkını savunan adam rolüne iyi kaptırdı kendini. İlk olarak 20 ya da 32 ülke olması tartışılıyordu, 20 çok az, 32 de çok fazla bulundu. Platini'ye göre Euro 2008 dışında kalan İngiltere, Danimarka, Ukrayna gibi ülkeler de finallerde oynamayı haketmişti. Fransız, Avrupa Şampiyonası'na katılmayı hakeden 16 ülkeden daha fazlası olduğuna inanıyor. Euro 2016'da 32 takım finallere geldiğinde, halihazırdaki programdaki maç sayısı 31'den 51'e çıkacak. 3 hafta süren turnuva 1 ayda bitecek. 53 üyesi olan UEFA'nın finalleri 24 takımla yapması turnuvanın kalitesini düşürmekten başka bir işe yaramayacak. Eleme gruplarında Malta, Andorra'nın büyüklerle oynaması ve 8-10 yemesi ne kadar saçma ise finallere de neredeyse her iki ülkeden birinin gelmesi o kadar saçma...
Şampiyonlar Ligi formatındaki gibi -direkt katılan ilk 16- son finallerde ilk dörde giren ülkelerin bir sonraki finallere direkt katılabilmesi ya da siklet hesabı; zayıf ülkelerin kendi aralarında grup maçları oynayıp üst gruptakilerle play-off'da kapışıp finallere gelmesi bence çok daha mantıklı olurdu. Türkiye de artık finallere katılma endişesi taşımayacak. Avrupa'nın en iyi 10'u eleme gruplarında muhtemelen birçok maça yedek takımlarla çıkacak ve o eleme grubu karşılaşmalarını izlemek azap verecek. Lakin benim fikrim elbette ki oy kaygısı taşımıyor. Platini herkesin gönlünü hoş tutmaya çalışıyor ve 31 yerine 51 maçı televizyonlara satacak olan UEFA'nın pazarlamacılar ellerini oğuşturuyor. Güzel Türkçemizde bu karara uygun olan: "Nerde çokluk orada ...." dur...
Robert Pires
Makelele'nin Paris Saint Germain'e transferinin takıma bir hava getirmiş olduğu kesin ama Fransız basını fena yükleniyor ona. Oyun içinde idare eden futbolu kimseyi kesmemiş. Geçmişte Lizarazu, Micoud, Dugarry gibi yıldızların da yurtdışından döndüklerinde bir daha eski futbollarını oynamadıklarına dikkat çekiyorlar. Topu Robert Pires'e atıyorum. Galatasaray'ın platonik aşklarındandır. İki yıl önce Arsenal'den ayrıldığında 32 yaşındaydı. Takımın yaş ortalamasını daha iki gün önce oynanan maçta 20'ye çekmiş Arsene Wenger'in gözünde 32'lik Pires soyunma odasında dede gibi görünmüştür. Ülkesine dönse belki de adı geçen vatandaşları gibi o da eleştirilecekti. Villarreal onun için harika bir tercih oldu. Daha sezon başlamadan diz bağlarını kopartıp koskoca bir yılı heba etti. O sakatlıktan kurtulup geçen sezon ligi 2. bitiren takımın önemli bir dişlisi olmak kolay iş değil. Kral topçular listesine her zaman yazarım onu.
Pinokyo
"Çocukluğumda Fenerbahçeliydim. Kader beni 13 yaşımda Galatasaray altyapısına taşıdı. Daha sonra (A) takıma çıktım ve çok güzel günler yaşadım. Bu demek değil ki Fenerbahçe'de güzel günler yaşamayacağım. Fenerbahçeli bir genç olarak Fenerbahçe'ye gelmiş olmaktan çok mutluyum. Çocukluğumda, ailem Fenerbahçeli olduğu için Fenerbahçeliydim. 13 yaşımda transfer oldum"Emre Belözoğlu'ait bu sözler. Sergen Yalçın da Fenerbahçe'ye geldiğinde böyle konuşmuştu. Berkant da Beşiktaş'a imza attığı gün "çocukken aslında Beşiktaş'lıyım" diyordu. Gerek var mı bu "çocukluğuna inmemiz lazım" hikayelerine? Taraftarın beklediği samimiyet bu mu? Çık oyna futbolunu. "Doğuştan Kartalım" diyen(!) Kluivert haberi komikti hiç olmazsa...
Hentbol Maçı Değil:7-1
Barcelona haftasonunda deplasmanda Sporting Gijon'a 6 gol atarken takım ve kenarda Guardiola gol sevinci yaşamadılar bile. Messi voleyi antremanda atmışçasına tepkisizdi. La Liga tarihininde 50 yıldır bu kadar zayıf takım gelmedi. Bu gece de Real Madrid'den 7 gol (7-1)yediler. Sevilla'dan 4 Getafe'den 2'yi ekleyince 4 haftada 19 gol. Bunu başarabilen kulüp 1958/59 sezonunda Las Palmas.
Sorun sadece İspanya'nın değil. Büyükler ve küçükler arasındaki fark her ligde büyüyor. Futbol maçında hentbol ya da tenis maçı skoru görmek kimin hoşuna gidiyor ki! Sporting Gijon'un taraftarı da bu lige çıktığına bin pişmandır. 4 günde önce Barça ardından Real Madrid ile oynamak bir fikstür azizliği ama 13 gol de yenmez ki!..
Fiorentina ve Roma Nereye?
Serie A'da geçen sezonun iki flaş teknik adamı zorda: Prandelli ve Spalletti. Fiorentina iyi transferler yaptı ama takım yürümüyor. O.Lyon deplasmanı arkasından lig ve bu gece. Orta sahaları çöktü, defansı yerden kalkmadı. Lazio iyi başlamıştı lige. Milan'dan 4 tokat yediler ama bu gece Fiorentina'nın üzerinden silindir gibi geçtiler. Mutu sahada yoktu. Arjantin'den Arapların satın aldığı ve bu sezon Lazio'ya gelen Zarate İtalyan medyasının gözbebeği. Biraz herşeyi tek başına yapmak istiyor. Milan rahat kazandı deplasmanda. Borriello böyle oynarsa -ki golünü attı- kafayla Sheva zor görür formayı. Ronaldinho da kulübede bekledi. Inter Zanetti'nin 600. maçında ite kaka geçti Lecce'yi. Asist İbra gol Cruz. Mourinho sahasında maç kaybetmeme rekorunu 100'e getirdi teknik adamlık kişisel kariyerinde. Roma'da Totti yok Juan yok. Haftasonu kazanmışlardı ama Genoa'da Milito iplerini çekti.
Napoli'yi Hamsik uçuruyor. Udinese ilk hafta Milan'ı deviren Bologna'ya deplasmanda 3 attı. Floro Flores Serie B'den beri takip ettiğim bir golcü. İtalya milli takımından Quagliarella'yı bile yedek kulübesine gönderdi. Gecenin sürprizi Catania. Juventus'dan deplasmanda 1 puan aldılar. Torino'da öğrenci bileti 5 euro yazmıştım. Seyirci sayısı ve hasılata baktım. 22.053 kişi seyretmiş, 435 bin euro hasılat var. Rai Int; Lazio-Fiorentina'yı naklen yayınlarken diğer maçlarda gol olduğunda "şimdi kameralarımız xxx'da" yapıyor. Bir maçı izlerken haftanın tüm gollerini naklen izleyebiliyorsunuz. Tavsiye ederim...
24 Eylül 2008
Bir Sezonda Kaç Sakatlık?
Galatasaray ve Fenerbahçe'da sakatların sayısı tartışılıyor. UEFA'nın çıkardığı bir istatistiği vereyim; belki bir karşılaştırma imkanı olur. UEFA 70 kulüpte araştırmış . 25 kişilik kadroda bir sezon boyunca ortalama 45 sakatlık yaşanıyor. Bu sakatlıkları yaşayan futbolcuların en az 9'u ise bir ay ve daha uzun sürede sahalara dönebiliyor. Maçta yaşanan sakatlıklar elbette ki antrenmanlarda ortaya çıkanlardan daha fazla. Avrupa'da güneye doğru inildiğinde, sıcak iklimde sakatlık oranı da düşüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





