28 Şubat 2008

Avrupa'da Top 20

Sport + Markt 'ın yaptığı son araştırmaya göre Avrupa'nın en popüler kulübü Barcelona. Avrupa'nın 16 ülkesinde yapılan araştırma sonrasında kıtada en çok taraftara sahip 20 popüler kulübünü belirlemişler. Listeye itirazı olan bana değil Sport+Markt'a başvursun...
1 – FC Barcelona
2 – Real Madrid
3 – Manchester United
4 – Arsenal
5 – Milan
6 – Bayern Munih
7 – Chelsea
8 – Liverpool
9 – Juventus
10 – Zenith St. Petersburg
11 – Spartak Moskova
12 – Inter
13 – Olympique Lyon
14 – Olympique Marsilya
15 – CSKA Moskova
16 – Wisla Krakow
17 – Ajax
18 – Galatasaray
19 – AS Roma
20 – Werder Bremen

En Çok Kazanan Futbolcular

La Gazzetta dello Sport sezon başında Serie A'da tüm futbolcuların yıllık kazançlarını açıklamıştı. Bu listeler blog arşivinde mevcut. Portekiz'de futbol ekonomisi üzerine yayın yapan futebolfinance sitesi bir adım ileri gitmiş, futbol dünyasının en çok kazanan 50 ismini sıralamış. İlk rakamlar aylık, 2. ler yıllık kazançtır.

1. Ricardo Kaka AC Milan 750.000 € 9.000.000 €
2. Ronaldinho Gaucho FC Barcelona 710.000 € 8.520.000 €
3. Frank Lampard Chelsea FC 680.000 € 8.160.000 €
4. John Terry Chelsea FC 680.000 € 8.160.000 €
5. Fernando Torres Liverpool FC 660.000 € 7.920.000 €
6. Andriy Shevchenko Chelsea FC 650.000 € 7.800.000 €
7. Michael Ballack Chelsea FC 650.000 € 7.800.000 €
8. Cristiano Ronaldo Manchester Utd 640.000 € 7.680.000 €
9. Thierry Henry FC Barcelona 640.000 € 7.680.000 €
10. Steven Gerrard Liverpool FC 640.000 € 7.680.000 €
11. Didier Drogba Chelsea FC 615.000 € 7.380.000 €
12. Wayne Rooney Manchester Utd 610.000 € 7.320.000 €
13. Iker Casillas CF Real Madrid 600.000 € 7.200.000 €
14. Michael Owen Newcastle Utd 560.000 € 6.720.000 €
15. Sol Campbell Portsmouth 550.000 € 6.600.000 €
16. Raul Gonzalez CF Real Madrid 535.000 € 6.420.000 €
17. Ruud Van Nistelrooy CF Real Madrid 535.000 € 6.420.000 €
18. Rio Ferdinand Manchester Utd 505.000 € 6.060.000 €
19. Darren Bent Tottenham Hotspur 495.000 € 5.940.000 €
20. Carlos Tevez Manchester Utd 490.000 € 5.880.000 €
21. Fabio Cannavaro CF Real Madrid 490.000 € 5.880.000 €
22. Luca Toni Bayern Munique 460.000 € 5.520.000 €
23. Robinho CF Real Madrid 460.000 € 5.520.000 €
24. Francesco Totti AS Roma 455.000 € 5.460.000 €
25. Arjen Robben CF Real Madrid 445.000 € 5.340.000 €
26. Ryan Giggs Manchester Utd 435.000 € 5.220.000 €
27. Michael Essien Chelsea FC 420.000 € 5.040.000 €
28. Adriano Lima Internazionale 417.000 € 5.004.000 €
29. Zlatan Ibrahimovic Internazionale 417.000 € 5.004.000 €
30. Patrick Vieira Internazionale 417.000 € 5.004.000 €
31. Gianluigi Buffon Juventus FC 417.000 € 5.004.000 €
32. Samuel Eto´o FC Barcelona 417.000 € 5.004.000 €
33. Charles Puyol FC Barcelona 417.000 € 5.004.000 €
34. Sergio Aguero Atletico Madrid 417.000 € 5.004.000 €
35. Oliver Kahn Bayern Munique 412.000 € 4.944.000 €
36. Edwin Vandersar Manchester Utd 405.000 € 4.860.000 €
37. Fernando Morientes Valência 405.000 € 4.860.000 €
38. Alessandro Del Piero Juventus FC 400.000 € 4.800.000 €
39. Harry Kewell Liverpool FC 400.000 € 4.800.000 €
40. Djibril Cisse O.Marselha 400.000 € 4.800.000 €
41. Joe Cole Chelsea FC 390.000 € 4.680.000 €
42. Pedro Pauleta Paris SG 384.000 € 4.608.000 €
43. Juninho Pernanbucano O.Lyon 380.000 € 4.560.000 €
44. David Beckham LA Galaxy 375.000 € 4.500.000 €
45. David Trezeguet Juventus FC 375.000 € 4.500.000 €
46. Sidney Govou O.Lyon 375.000 € 4.500.000 €
47. Deco FC Barcelona 375.000 € 4.500.000 €
48. Gianluca Zambrotta FC Barcelona 375.000 € 4.500.000 €
49. Petr Cech Chelsea FC 360.000 € 4.320.000 €
50. Antonio Cassano Sampdoria 350.000 € 4.200.000 €

27 Şubat 2008

Medeniyet

Bu fotoğrafın yerli versiyonu olur mu diye düşündüm? Bizde olmaz böyle bir kare. Kimler var bu karede? Atletico Madrid başkanı Enrique Cerezo'nun 60. yaşını kutlamak için bir araya gelmişler. Real Madrid formasını hediye eden Real Madrid başkanı Ramon Calderon(mavi gömlekli) onun sağındaki ise İspanyol Futbol Federasyonu Başkanı Angel Maria Villar. Bu fotoğrafa kimse oralarda kıyameti koparmıyor. Ki bu fotoğraf; Real Madrid'in şampiyonluk için kapıştığı Barcelona'nın Atletico Madrid deplasmanına gideceği haftasonu öncesinde çekiliyor. Şimdi hayal edelim bir ay öncesi için. Aziz Yıldırım'ın doğumgünü, Yıldırım Demirören Beşiktaş forması yaptırmış; yanlarında da Beşiktaş forması giymiş Haluk Ulusoy. Bunun Galatasaray-Fenerbahçe ya da Beşiktaş-Galatasaray versiyonunu yazmadım diyen de çıkar şimdi...
***
Post'a başlık düşünürken aklıma magazin medyası geldi. Boşanmış ya da ayrılmış çiftlerin bir zaman sonra aynı fotoğraf karesine girmesi memleketimin magazin editörleri tarafından "medeniyet"olarak kabul görür. Bıdı bıdı, çok medeni çift yazarlar foto altına ya da başlığa. Neyse konu dağılmasın; ezeli rekabette medeniyet budur işte...

Giuseppe&Marco Materazzi

Miguel Reina-Jose Reina ile baba-oğul bahsi açıldı, İtalya'dan bir örnekle devam edeyim. Giuseppe Materazzi ve Marco Materazzi. Oğlunu tanımayan yok. Psikopat Materazzi işte. İspanyol baba-oğuldan ayrılan yönleri ise; Baba Materazzi'nin futbolculuk kariyeri pek parlak değil. Apulian derbisinin iki yakasında da oynamış Lecce ve Bari'de. İki elim değil ayak parmaklarımı da katsam çalıştırdığı takımları ancak sayarım. İlginç olan en çok formasını giydiği Lecce'yi hiç çalıştırmamış olması. Dönüp dolaşıp yine Bari'nin başına geldi. Kovulmasına sebep olan takım ise o hiç çalıştıramadığı eski takımı Lecce. Sahasında 4 yiyince Bari, baba Materazzi'yi yol verdi 2007'un son ayında.

Johan Cruyff vs Miguel Reina

Johan Cruyff'un adının geçtiği belgeselerde olmazsa olmaz bir golü vardır. Sağ kanattan gelen topa altıpasın uzak köşesinde sağ ayağıyla uçarak vurur.(video) Camp Nou'da Barça-Atletico Madrid maçında atılan bu golü yiyen kim peki? Eski bir Barcelona'lı kaleci. Miguel Reina. Liverpool kalecisi Jose Reina'nın babası. Barcelona kariyerinde 824 dakika gol yemeyerek kulüp tarihine de geçmiş. 7 yıl Barcelona'da, 7 yıl da Atletico Madrid'de oynadı. Oğlu Jose de Barcelona altyapısından yetişti ama o altyapıdan firar eden çoktur. O da soluğu Villarreal'de almıştı.

2+2

Güzel Çarşamba. Programda 2 derbi+ 2 büyük maç var. Kupa'da Galatasaray-Fenerbahçe ve Bayern Munich-1860 Munich derbileri. Munih derbisi ZDF kanalında şifresiz. Milano'da Inter-Roma kapışması Kanal 24'de; 21:30'da ve saat 23:00'de Kanal A'da Kral Kupası'nda Barcelona-Valencia:
Barcelona: Valdes; Puyol, Milito, Thuram, Abidal, Toure, Deco, Xavi, Messi, Henry, Eto'o.
Valencia: Hildebrand, Caneira, Helguera, Albiol, Moretti, Sunny( Silva), Maduro, Ever Banega, Joaquin, Villa, Mata (Silva).
Inter: Julio Cesar; Maicon, Burdisso, Materazzi, Chivu; Figo, Zanetti, Vieira, Cambiasso, Stankovic; Suazo
Roma: Doni; Cassetti, Ferrari, Mexes, Tonetto; De Rossi, Pizarro; Giuly, Perrotta, Vucinic; Totti.

Serie A: Greatest Hits

Dün Serie A'da aktif kariyerlerine devam eden futbolcuların rekorlarını not düşmüştüm. Bugün sıra Serie A'da tüm zamanların rekorlarında. En fazla maç oynama rekoru elbette ki Paolo Maldini'de. En çok forma giyenler arasında yetişemediklerim Piola, Albertosi ve Rivera. En çok gol atanlar listesinin ilk sırasında 274 golle Silvio Piola var. Bu listeye son 20 yılda oynayıp giren 3 isim var: Baggio, Signori ve Batistuta. Eski abiler leblebi gibi gol atarmış. Piola bu golleri Catenaccio öncesi atmış elbette. Serie A tarihinin en fazla sarı kart gören oyuncusu Luigi di Biagio. 126 kart görmüş. 2. sırada Vierchowod var 100 sarı kartla. Bu listeyi tek zorlayacak isim günümüzde Cannavaro idi 83 sarı kartla. O da 2 sezondur Serie A'dan uzak. Lig tarihinin en fazla kırmızı kart gören oyuncusu Uruguaylı Montero. 16 kırmızı kart. Luigi di Biagio 12 kırmızıyla karakterini burada da ortaya koymuş. 90'ların delileri Couto ve Mihajlovic'in ise 10 kırmızı kartları var Serie A kariyerlerinde...En Çok Forma Giyenler
610 Paolo Maldini/ Milan
592 Gianluca Pagliuca/ Sampdoria, Inter, Bologna, Ascoli
570 Dino Zoff/ Udinese, Mantova, Napoli, Juventus
562 Pietro Vierchowod/ Como, Fiorentina, Roma, Sampdoria, Juventus, Milan, Piacenza
541 Roberto Mancini/ Bologna, Sampdoria, Lazio
537 Silvio Piola/ Pro Vercelli, Lazio, Juventus, Novara
532 Enrico Albertosi/ Fiorentina, Cagliari, Milan
527 Gianni Rivera/ Alessandria, Milan
519 Giuseppe Bergomi/ Inter
500 Ciro Ferrara Napoli/ Juventus
En Çok Gol Atanlar
274 0,51 Silvio Piola/ Pro Vercelli, Lazio, Juventus, Novara
225 0,68 Gunnar Nordahl/ Milan, Roma
216 0,47 Jose' Altafini/ Milan, Napoli, Juventus
214 0,45 Giuseppe Meazza/ Inter, Milan, Juventus, Pro Patria
205 0,45 Roberto Baggio /Fiorentina, Juventus, Milan, Bologna, Inter, Brescia
190 0,48 Kurt Hamrin/ Juventus, Padova, Fiorentina, Milan, Napoli
188 0,55 Giuseppe Signori/ Foggia, Lazio, Sampdoria, Bologna
184 0,58 Gabriel Omar Batistuta/ Fiorentina, Roma, Inter
178 0,40 Giampiero Boniperti /Juventus
174 0,29 Amedeo Amadei/ Roma, Inter, Napoli

Baden Württemberg Derbisi

Baden Württemberg Derbisi'nde sezonun ilk yarısında Karlsruher 1-0 kazanmıştı evinde. Rövanşı Stuttgart 3-1 ile aldı.

26 Şubat 2008

3 Bayrak Adam

Paolo Maldini tüm resmi maçlarda 1000'i devirdi. Biraz daha dar çerçevede Serie A istatistiklerine bakalım. Aktif kariyerlerine devam eden oyuncuların durumu. Maldini'nin Serie A'da oynadığı maç sayısı 610. Onu takip eden Favalli 434 maç oynamış ki kalan kariyerinde Maldini'yi geçmesi mümkün değil. Inter'in çileli yıllarını çeken Zanetti 3. sırada. Bu listede geride kalan adam kaleci Toldo. Inter'de yedek beklemese çoktan 2. sıraya yerleşirdi. Maç sayısı, gol ortalaması, sarı kart ve kırmızı kart listelerinin hepsine girmeyi başaran ise Francesco Totti. 386 maç oynamış. Kalan kariyerini Roma'da tamamlayacağı düşünülürse 2. sıraya yükselir. Totti'nin 161 golü var ligde. Listede yer alanların hiçbirinin onu geçebileceğini sanmıyorum. Sarı kart kralı Favalli'ye hakemler 92 kez sarı çıkarmış. Totti'nin 79 sarı kartı var ve 5. sırada. Kırmızı kartların müptelası Falcone. 11 kırmızı kartı Serie A kariyerinde. Totti 9 kırmızı gördü, Falcone'yi sollar yakında. Serie A'nın 3 bayrak adamı ve istikrarları... En çok forma giyenler (Aktif kariyer)
610 Paolo Maldini/ Milan
434 Giuseppe Favalli /Cremonese, Lazio, Inter, Milan
412 Javier Zanetti/ Inter
386 Francesco Totti /Roma
380 Enrico Chiesa /Sampdoria, Cremonese, Parma, Fiorentina, Lazio, Siena
377 Francesco Toldo/ Fiorentina, Inter
365 Giulio Falcone/ Torino, Fiorentina, Bologna, Sampdoria, Parma
362 Valerio Bertotto/ Udinese, Siena
354 Alessandro Del Piero/ Juventus
343 Alessandro Nesta/ Lazio Milan
En Çok Gol Atanlar
161 0,42 Francesco Totti /Roma

145 0,41 Alessandro Del Piero/ Juventus
140 0,51 Vincenzo Montella/ Sampdoria, Roma
138 0,36 Enrico Chiesa/ Sampdoria, Cremonese, Parma, Fiorentina, Lazio, Siena
138 0,55 Christian Vieri/ Torino, Atalanta, Juventus, Lazio, Inter, Milan, Fiorentina
136 0,53 Hernan Crespo/ Parma, Lazio, Inter, Milan
128 0,43 Filippo Inzaghi/ Parma, Atalanta, Juventus, Milan
110 0,63 David Trezeguet/ Juventus
106 0,42 Cristiano Lucarelli /Atalanta, Lecce, Torino, Livorno, Parma
98 0,32 Nicola Amoruso/ Sampdoria, Padova, Juventus, Perugia, Napoli, Como, Modena, Messina, Reggina

-2

Madrid medyasının bitti dediği lig puan farkı 2'ye inince yeniden alevlendi. Real Madrid ise hala fikstür avantajına güveniyor. Sezonun ilk yarısında Barça dahil bütün sert deplasmanlardan çıkan Real Madrid'in 7 iç saha 6 deplasmanı kaldı. Recreativo, Deportivo, Mallorca, Racing, Osasuna ve Zaragoza deplasmanlarına gidecek olan Real Madrid, Espanyol, Valencia, Sevilla, Murcia, Athletic Bilbao, Barça ve Levante ile Santiago Bernabeu'da oynayacak. Barça'nın ise 7 deplasmanı var: Atletico Madrid, Almeria, Betis, Recreativo, Deportivo La Coruna, Real Madrid ve Murcia ile dışarda oynayacaklar. Camp Nou'ya ise Villarreal, Valladolid, Getafe, Espanyol, Valencia ve Zaragoza gelecek. Form grafiği dibe vuran Atletico Madrid'i Barça deplasmanda deviremezse bu "-2" motivasyonu büyük bir yalan olur. Sevilla alttan bastırıyor. Atletico Madrid de bu maça fena asılacak. Kaybederlerse teknik adam değişimine giderler...

10 Yıl Önce

Şampiyonlar Ligi'nin 6 grupla oynandığı 1997-1998 sezonu. Grup birincileri ve en iyi 2 ikinci çeyrek finale yükselecek. Galatasaray, B.Dortmund, Parma, Sparta Prag'lı grupta sonuncu oluyor. Beşiktaş, Bayern Munih, PSG, Goteborg'lu grubu 3. sırada tamamlıyor. PSG'i 3-1 yendikleri sezon. Juventus, Manchester United'ın ardında; Leverkusen de Monaco'nun peşinden en iyi 2. ler olarak çeyrek finalde. Yarı finale gelenler Juventus, Monaco, Real Madrid ve B. Dortmund. Real Madrid, B.Dortmund'u 2-0 ve 0-0 ile Juventus da Monaco'yu 4-1 ve 2-3 ile kupa dışına itiyor. Final Amsterdam Arena'da. Kupayı getiren gol Mijatovic'den. Şampiyon Real Madrid'in onbiri: Illgner, Hierro, Seedorf, Redondo, Panucci, Morientes, Karembeu, Mijatovic, Roberto Carlos, Raul ve Sanchis. 10 yıl geçti aradan ama o 11'den kariyerine devam eden hala 5 futbolcu var. Hierro İspanya Futbol Federasyonu genel sekreteri, Mijatovic Real Madrid'in sportif direktörü. Suker, Sanchis, Illgner, Redondo, Karembeu nerdedir, ne yaparlar onu da yorumlara bırakıyorum...

Patronun Oğlu Giremez

Liverpool'da Amerikalı patronların yeni stad vaadi de barışı sağlamamış. Sağlamasın da zaten. George Gillett ve Tom Hicks 'in oyuncağı haline gelen Liverpool'da tribünlerin protestosu bu kez Anfield Road'da değil başka bir mekandaydı. Patronun oğlu, Liverpool'un kalesi puba adımını atmaya cüret ederse ne olur? Geldiğine, geleceğine pişman olur. Tom Hicks'in oğlu 3-2 kazanılan M.Brough maçını Anfield Road'da seyrettikten sonra Liverpool taraftarının maç öncesi ve sonrasında gittiği en popüler pub olan The Sandon'a geliyor. Tabii peşinde bol miktarda korumayla. Tipik Amerikalı ahmaklığı işte! Liverpool tribünlerinin ağır abileri de Hicks'un oğluna tezahüratlarla hakaretler yağdırıp, The Sandon'dan kovuyorlar.

Etiği Kemiğinden Ayıranlar

Arsenal'li Eduardo Silva'nın sakatlığı hakkında 6.5 satır yazmışım, gelen mesaj: "Dünya medyası bu görüntüleri yayınlamazken siz nasıl blogunuzda yayınlarsınız". Güler misin ağlar mısın? Ben maçı seyretmedim diyorum, sanki fotoğrafı gidip Birmingham'da ben çekmişim, foto Marca gazetesinden. Fotoğrafın kaynağını bile merak eden, fotoya bile bu intihaldir diyen garip bir kitle de var ya. Akşam spor programında artık kim dediyse "efendim Sky tekrar ekrana getirmemiş sakatlık anını". Kime ne anlatıyorlar anlamış değilim. İşte Times gazetesi- daha tonla gazetede bu fotoğraflar var-, adamlar sakatlığın fotoromanını yayınlamış. Bizim memlekette birileri kafasına göre "etik"i kemiğinden ayırma peşinde. Hep bir incelik, hep bir hassasiyet. Sıkıntı veriyor artık bunlar bana. Cisse'nin de Totti'nin ayağı kırıldığında benzer kareler yayınlandı tüm Avrupa'da. Futbola yapılan bu "seni pamuklara sararım" edebiyatı bıktırdı artık. Bırakın kardeşim futbola sahiplenmeyi...
***
Bu blogda gün gelir herhangi bir ülkenin gazetesinden, blogundan okunup kaleme alınmış haber yer alır, kimi zaman da futbol üzerine, bir adamın, bir fotonun, bir takımın, bir pozisyonun bu blogdan çıkma özgün hikayesi. Allah çok şükür vakıf olmadığım konularda ahkam kesecek kadar cahil cesaretim yok. Fakirin yazıp, çizdiği sadece futbol biraz hayat, biraz sokak. Onu da biliyorum demiyor, hergün yeni birşey öğreniyorum diyorum. Blogu doldurmak için kimsenin köşe yazısına, fikirlerine ihtiyacım yok. Hikayem bittiği gün blogu kapısına asarız "bitti"yi gideriz. Meseleyi algılamamakta ısrar edenler için: Van Basten'in Ajax'ın başına geleceği 5 dilde Avrupa'da yayındadır, bu haberdir. Ajax'ın son yıllardaki transfer politikasına örnekler verip "saçma" demek ise yorumdur. Barça'nın stadı kiralama fikri El Pais gazetesinin yayınladığı bir haberdir. EL Pais'in haberinde, "Barça'nın buradan kazanacağı 3 milyon euro önemli değil, mesele başka" satırları yer almaz. Herkes haberi kendi uslubunda yazabilir ama herkes sonunu aynı bağlamaz. Türkiye Gazetesi'nde Cahit Eroğul imzalı köşe yazısının varlığından da beni haberdar eden gelen iki yorum ve eksi sozlukte parma maniac'ın işbu entrysidir. "Cahit Eroğul sen misin?" diyen arkadaşlara cevabım hayır ben değilim. Olmak da istemem. Blogu yazmaya başladığımdan beri de kim olduğum hiç önemli olmadı. Olsaydı ilk günden sağ üst köşeye adımı yazardım. Cahit Bey'e "köşe yazarı" olmanın "dayanılmaz hafifliğinin"-yazısının başlığında olduğu üzere- keyfini çıkarmasını diliyorum, başka ne diyeyim ki...
***
Tottenham'ın kupa törenine sızan taraftar postuna bile Galatasaray-Fenerbahçe ekseninde yorum atanlara da pes diyorum artık. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin adının geçtiği satır yazmak azap veriyor artık. Bu blogda ben kimseye hakaret etmiyorum, comment adı altında da anonim ya da mahlas vererek 3. şahıslara hakaret edenlerin de satırlarına da yataklık etmek gibi bir misyonum yok. Hızını alamayanlar için bu alemde bol miktarda taraftar forumu, sözlüklerde başlıklar mevcut.

25 Şubat 2008

Doğal Fotomontaj

Juande Ramos bu sezonu da kupasız kapatmadı. Tottenham ile Carling Cup'ı kaldırdı ki Chelsea'nin kaybetmesi ayrı bir güzel. Kupa töreninde bir vatandaş sevince ortak olmuş ama kendisini tanıyan yok. Tottenham'ın ne antrenörü ne masörü ne de malzemecisi. Kaynağın kralını yapmış abi, kupayı kendi kazanmış gibi seviniyor. Doğal fotomontaj demek lazım buna...
Şampiyonlar Ligi'nde Bayern Munih maçı öncesinde 11 fotoğrafına dahil olan Karl Power'ın numarasından daha iyi değil ama...

Udinese Sapığı

Geçen sezon doping testinde yakayı ele verince sezonun geri kalanını evinde geçirmişti Marco Borriello. Milan adı lekelenen golcüyü elden çıkarıp işin içinde sıyrılmayı tercih etti. Bence Milan forvetinde her zaman iş yapardı bu adam. Geno'ya sattılar Borriello'yu. Bu sezon kafayı Udinese'ye taktı Borriello. Ligin ilk yarısında 3-2 kazandıkları maçta hat-trick yapmıştı Udinese'ye. Dün de deplasmanda 5-3 kazandılar, yine hat-trick yaptı. Bir sezonda bir takıma 2 kez hat-trick yapan kaç golcü vardır ki bu dünyada. 15 golle gol krallığında Trezeguet ile en tepede. Del Piero Euro 2008'i evinden izler, Borriello da milli takım kampına gider.

Philip Lahm

Zambrotta gibi sağ ayaklı ama o da sol kanadı mesken tuttu. 2006 Almanya'nın en klas adamlarındandı. Philip Lahm için şimdi 2 talipli var. Manchester United ve Barcelona. Alex Ferguson, Gabriel Heinze'yi elden çıkarttığından beri bir adam arıyor o kanada. Barcelona'da Zambrotta'nın son sezonu. Muhtemelen gelecek sezon Milan forması giyecek. İngilizlerin teklifi 13 milyon euro. Barça'nın alması için bu teklifin üstüne çıkması lazım.

Nike Abartınca

Nike ile Fransa Milli Takım arasındaki anlaşma haberine ne demek lazım? Vay anam vay neler dönmüş Serhat ya mı? Adidas ve Fransızların 36 yıllık evliliğine son noktayı Nike'ın akıllara ziyan teklifi koydu. Yıllık 42.6 milyon euro. Fransızlar, Euro 2008 ve 2010 Dünya Kupası'nda da Adidas giymeye devam edecekler. 2011-2018 arasını kapsayan dönem için Nike sezon başına 42.6 milyon euro ödeyecek ki bu da bir rekor. Umbro'nun İngilizlere ödediği 30 milyon euro neyse de Nike'ın Brezilya'ya ödediği 10 milyon euro artık komik kalıyor. Türk milli takımının Nike'dan aldığı rakamı bilen varsa yazsın lütfen...

Real Madrid vs Galatasaray

Real Madrid, Valladolid'e 7 attı, Galatasaray, Manisa'ya 6. Real Madrid Şampiyonlar Ligi'nde Roma'ya mağlup oldu hafta içinde, Galatasaray, B. Leverkusen'e. Real Madrid, Madrid'in ufaklığı Getafe'ye sahasında 1-0 mağlup oldu. Galatasaray, İstanbul'un ufağı Kasımpaşa'ya 1-0 yenildi Ali Sami Yen'de. Getafe'yi çalıştıran eski Real Madrid'li Michael Laudrup, Kasımpaşa'yı çalıştıran eski Galatasaraylı Uğur Tütüneker.
***
La Liga için 15 gün önce ne dediysem çıkmadı, tebrik ediyorum kendimi. Sevilla, Şampiyonlar Ligi'ne zor gider dedim, Atletico Madrid'in ensesine yapıştılar. 4. sıra için puan farkı 2. Real Madrid ile Barça arasındaki puan farkı 2'ye indi.

Clausura 2008: 3.Hafta

Velez ve Estudiantes kayıpsız gidiyor. San Lorenzo 3. haftayı da gol atamadan kapadı. Bu hafta Estudiantes geliyor. Bu maçı da kaybederlerse teknik direktörü kovarlar.
Estudiantes 5 2 Newell`s
Lanús 5 1 Colón
Racing 0 0 Gimnasia (J)
Argentinos 2 0 Gimnasia
Vélez 3 0 Banfield
Rosario Central 2 0 Independiente
Tigre 1 2 Huracán
River 2 0 San Lorenzo
Arsenal 1 0 Olimpo
San Martín (SJ) 0 2 Boca
Puan Tablosu:Clausura 2008

Eduardo da Silva

Maçı seyretmedim, Eduardo da Silva'nın ayağının kırıldığı pozisyon için Bay Y. ilginç bir yorum yaptı. "İngilizler, Euro 2008'e gidememenin intikamını aldılar Hırvatlardan" dedi. Kraliçe mi emir vermiş Martin Taylor'a; "kır ayağını onun" diye dedim ben de. Hırvatlar Euro 2008'nin sürpriziydi benim için. Eduardo da Silva'sız çok zor. Aynı pozisyonda Cisse ve Totti'nin da bileği kırılmıştı...