26 Ekim 2012
Falcao'nun Evi Calderon
Atletico Madrid, Radamel Falcao'ya Ballon D'or adaylığı için bir destek videosu hazırlamış: "Kaplan'ın Evi:Calderon" Bu kulüp bu işi biliyor ve doğru insanlarla çalışıyor. İzleyin, söz sizde...
Hafta Sonu Futbol
26 Ekim Cuma
20:00 Kasımpaşa - Beşiktaş @Ligtv
20:00 Elazığspor - Eskişehirspor @Ligtv 2
21:30 Augsburg - Hamburg @TRT Haber
27 Ekim Cumartesi
14:00 Şanlıurfaspor - Adana Demirspor @TRT 1
14:45 Aston Villa - Norwich City @Ligtv 3
16:00 Mersin İY - İstanbul BŞB @Ligtv
16:30 Freiburg - B.Dortmund @TRT Haber
17:00 Arsenal - QPR @Ligtv 3
19:00 Real Betis - Valencia @NTV Spor
19:00 Galatasaray - Kayserispor @Ligtv
19:00 Sivasspor - Akhisar @Ligtv 2
19:00 Konyaspor - Rizespor @TRT Spor
19:30 Manchester City - Swansea City @Ligtv 3
21:30 Internacional - Palmeiras @Ligtv 2
23:00 Rayo Vallecano - Barcelona @NTV Spor
28 Ekim Pazar
15:30 Everton - Liverpool @Ligtv 2
16:00 Karabükspor - Gençlerbirliği @Ligtv
17:30 Stuttgart - E.Frankfurt @TRT Haber
19:00 Trabzonspor - Bursaspor @Ligtv
19:00 Gaziantepspor - Orduspor @Ligtv 2
19:00 Chelsea - Man. United @Ligtv 3
19:00 Karşıyaka - Göztepe @TRT Spor
19:30 Bayern Münih - B. Leverkusen @TRT Haber
20:45 Atletico Madrid - Osasuna @NTV Spor
22:30 Mallorca - Real Madrid @NTV Spor
29 Ekim Pazartesi
23 Ekim 2012
Tiyatro Okulu
Barselona'da bir Tiyatro Okulu'nun reklamı... Gayet şık ve akıllı bir iş. Bu ikisi kadar iyi "oyuncu" yetiştiriyorlarsa ne ala...
21 Ekim 2012
19 Ekim 2012
Hafta Sonu Futbol
19 Ekim Cuma
19:00 Bochum - Hertha Berlin @FogTV
20:00 Gençlerbirliği - Galatasaray @Lig TV
21:30 Hoffenheim - G. Fürth @TRT Haber
20 Ekim Cumartesi
12:30 Anzhi - Spartak Moskova @Lig TV 3
14:00 Dynamo Dresden - E. Braunschweig @FogTV
14:00 Boluspor - Torku Konyaspor @TRT 1
14:45 Tottenham Hotspur - Chelsea @Lig TV 3
16:00 Orduspor - Elazığspor @Lig TV
16:30 B. Dortmund - Schalke 04 @TRT Haber
17:00 Salzburg - R2 Pellets Wac @FogTV
17:00 WBA - Manchester City @Lig TV 3
19:00 Bursaspor - Fenerbahçe @Lig TV
19:00 Antalyaspor - Sivasspor @Lig TV 2
19:00 Real Madrid - Celta Vigo @NTV Spor
19:00 Gaziantep BŞB - Şanlıurfaspor @Trt Spor
19:30 Werder Bremen - B.Mönchengladbach @TRT Haber
19:30 Norwich City - Arsenal @Lig TV 3
19:30 Werder Bremen - B.Mönchengladbach @TRT Haber
23:00 La Coruna - Barcelona @NTV Spor
00:30 Gremio - Coritiba @Lig TV 3
21 Ekim Pazar
14:00 Tavşanlı - Karşıyaka @Trt Spor
14:30 Aalen - Energie Cottbus @FogTV
16:00 Eskişehirspor - Karabükspor @Lig TV
16:00 Kasımpaşa - Mersin İY @Lig TV 2
16:00 Inter - Catania @Trt Spor
16:30 Nürnberg - Augsburg @TRT Haber
17:00 Austria Wien - SK Rapid Wien @FogTV
18:00 QPR - Everton @Lig TV 3
18:30 Hamburg - Stuttgart @TRT Haber
19:00 Beşiktaş - Trabzonspor @Lig TV
19:00 Samsunspor - Erciyesspor @Trt Spor
19:00 Akhisar Belediyespor - Gaziantepspor @Lig TV 2
19:00 Denizlispor - Çaykur Rizespor @TRT Web
19:00 Adana Demirspor - Manisaspor @TRT Web
21:00 Atletico Mineiro - Fluminense @Lig TV 3
22:30 Real Sociedad - A. Madrid @NTV Spor
22 Ekim Pazartesi
19:15 TSV Munchen - FC Aue @FogTV
20:00 Kayserispor - İstanbul BŞB @Lig TV
20:00 Göztepe - Adanaspor @Trt Spor
16 Ekim 2012
Cassano&Nagatomo
Cassano: "İnter'de en iyi arkadaşım Nagatomo çünkü konuştuğumuzda birbirimizi anlamıyoruz. Sürekli birşeyler anlatıyor, ben de gülüyorum. Ben konuşunca o da gülmeye başlıyor. Anlaşabilsek, otomobillerden, kadınlardan konuşuruz da anlaşamıyoruz işte, ama olsun en iyi arkadaşım Nagatomo."
13 Ekim 2012
12 Ekim 2012
Ben Daniel Rojo
Hayat benim için bir oyundu ve ben bu oyunu oynamayı çok seviyordum. Franco ölünce Barselona’da herkes Katalan kesildi, komünist oldu. 13 yaşındaydım. Lou Reed dinliyor. Bukowski okuyordum. 15 yaşında eroinman oldum. Babamın cebinden para çalıyor, mafia gibi giyinmeyi seviyordum. Güzel kızlarla çıkıyor, sokakta başım belaya girdiğinde belimden silahımı çıkartıyordum. Hayatın bir oyun olduğunu 16 yaşında koluma dövme yaptırdım. Sonra soygunlara başladım, evler, eczanaler, dükkanlar ve sonunda bankalar. 1986’da hapishanede hepatit kaptım, sonra da Aids oldum. İkisinden de yırtmayı başardım. Her çıktığımda bankalara dadanıyordum.Haftada beş banka soyduğum olmuştur. Bütün kariyerimde de 500 olmuştur galiba... Soygun da futbol gibidir. İdman yaparsın; oynadıkça,çaldıkça daha iyi olursun. Bana Milyoner lakabını taktılar. 1989’da La Modelo hapishanesinden çıktığımda bir kafeye gittim, 2 saat sonra bir başka bankayı soymaya karar verdim ve soydum. Şimdi 50 yaşına geldim. Barselona’da Zaragoza mahallesinde yaşıyorum. Artık temizim, uyuşturucu kullanmıyorum, içki içmiyorum, kendimi aileme adadım. Kendimi o hayattan kurtardığımda sene 1997 idi. Boyum 1.95 kilom 120. Yakın koruma olarak çalışıyorum uzun yıllardır. Rolling Stones’un İspanya turnesinde de yanlarında olan bendim. Futbol dünyasına Rijkaard sayesinde girdim. Benden futbolcuları Barselona’nın gece kulüplerinde arkalarını kollamamı istemişti. Çok içip kendi başına eve dönemeyecek olanları sırtlayıp evlerine bırakıyordum. Peşlerinde çok kadın vardı. Bir gün futbolculardan biri, gece kulübünde VİP bölümünde iki kızla sevişirken, kızlar telefonlarıyla fotoğraflarını çekmişler. O telefonları imha ettim. Benim işim onları Barselona’da temiz tutmaktı. Cruyff ve Neeskens hayranıydım çocukluğumda. Messi’yi idmanlara götürür getirirdim. Onun hayatta anlatacağı fazla hikayesi yoktur. Yemek yerken benim soygun maceralarımı dinlerdi. Messi bu yaşa kadar sadece futbol oynadı ve çalıştı. Hayatı keşfettiğini sanmıyorum. Belki bundan sonra tadını çıkartır hayatın. Rijkaard gidince işi bıraktım. Arada bir Barcelona maçlarına gidiyorum. Geçen yıl maç çıkışında futbolcuların çıktığı tünelde bekledim. Messi beni görünce sarıldı, Mascherano, karısı ve Messi’nin sevgilisiyle yemeğe gittik. Yemekten sonra arabayı Messi kullanıyor ben yan koltukta oturuyordum. Yerleri değişmiştik. Beni evime kadar bıraktı. Mutlu oldum... Ben Daniel Rojo... Bir zamanlar İan Dury’den, “Sex&Drugs&RocknRoll” dinlerdim... Artık “Milyoner” değilim... (La Gazzetta, La Razon, ABC)
8 Ekim 2012
5 Ekim 2012
El Clasico 7/10
Son yılların en çok siyasi mesaj içeren El Clasico'su olacağı kesin. Barselona'daki kampanyalar Pazar akşamı Camp Nou'yu arenaya çevirecek. Video'yu izlemek yeterli. "İki bayrakla gelin diyorlar. Koreografi de 98 bin kartonla Katalonya bayrağı....
Video:7/10/2012
Real Madrid: 1 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 3
Süper Kupa 2011
Barcelona: 1 Real Madrid: 1
Real Madrid: 0 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 1
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo
Video:7/10/2012
Real Madrid: 1 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 3
Süper Kupa 2011
Barcelona: 1 Real Madrid: 1
Real Madrid: 0 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 1
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo
Hafta Sonu Futbol

5 Ekim Cuma
19:00 Hertha Berlin - 1860 Münih @FogTV
20:00 Trabzonspor - Kasımpaşa @Lig TV
20:00 Karabükspor - Orduspor @Lig TV 2
20:00 Gaziantepspor - Antalyaspor @Lig TV 3
21:30 Augsburg - Werder Bremen @TRT Haber
22:30 Celta Vigo - Sevilla @Ntv Spor
6 Ekim Cumartesi
14:00 Tavşanlı Linyitspor - Kayseri Erciyesspor @TRT Spor
14:45 Manchester City - Sunderland @Lig TV 3
16:00 İstanbul BŞB - Gençlerbirliği @Lig TV
16:30 Bayern Münih - Hoffenheim @TRT Haber
17:00 Chelsea - Norwich City @Lig TV 3
19:00 Galatasaray - Eskişehirspor @Lig TV
19:00 Elazığspor - Akhisar Belediyespor @Lig TV 2
19:00 Samsunspor - Denizlispor @TRT Spor
19:00 Göztepe - Konyaspor @TRT Web
19:30 Schalke 04 - Wolfsburg @TRT Web
19:30 West Ham United - Arsenal @Lig TV 3
23:00 Real Betis - Real Sociedad @Ntv Spor
7 Ekim Pazar
14:30 Ingolstadt 04 - Kaiserslautern @FogTV
15:30 Southampton - Fulham @Lig TV 3
16:00 Sivasspor - Bursaspor @Lig TV 2
16:30 Mönchengladbach - E.Frankfurt @TRT Haber
18:00 Newcastle United - Manchester United @Lig TV 3
18:30 Hannover 96 - Borussia Dortmund @TRT Haber
19:00 Fenerbahçe - Beşiktaş @Lig TV
19:00 Mersin İY - Kayserispor @Lig TV 2
19:00 Adana Demirspor - Adanaspor @TRT Spor
20:50 Barcelona - Real Madrid @Ntv Spor
22:30 Atletico Madrid - Malaga @Ntv Spor
İtalya Serie A, Fransa Lig 1 ve İngiltere Federasyonu Kupası (FA Cup) maçları Tivibu ve TRT ekranlarından yayınlanacak.
4 Ekim 2012
Sabahattin Bey ve
Pep Guardiola
Lokantası hep doludur Sabahattin Bey’in. Balık satar İstanbul’un deniz görmeyen eski bir semtinde. Bir lord kadar şıktır, İtalyan papuçları, kruvaze ceketleri, beyaz pantolonu ve kimi zaman ipek fuları... Kapıda yakalamadıysa mutlaka masada bulur sizi ve selamını eksiz etmez ilk kez ayak bassanız bile dükkanına. İşini sever, dürüsttür, “deniz levreği” diyorsa o deniz levreğidir, sosa bulamaz mezelerini, sadede lezzzeti bulmuştur. Patrondur ama bir bakarsanız salatayı getirmiş, boşalan kadehi doldurmuş ve hatta kül tablasını değiştirmiş. Hafif mahcubiyet bile uyandırır müşterisinde bunlar... Sabah gün doğmadan gidip balığı halden seçer ya da oltacısı gelir bırakır, mutfağa girecek malzemesini özenle satın alır ve yıllardır değişmez... Hikayesi olan adamdır Sabahattin Bey.“Ben de yapabilirim” diyebilirsiniz, diyorlar zaten... Ne dükkanlar açılıyor ve ne işletmeler batıyor bu şehirde: “Ben de doldururum dükkanı, ben de kurarım bu düzeni.."
Sabahattin Bey’i, “Balıkçı Sabahattin” yapan neyse, Guardiola’yı da “Guardiola’lı Barcelona” yapan odur işte... “Barcelona’yı ben de çalıştırırım, benim de elimde Xavi-İniesta-Messi olsa ben de kazanırım...” Sabahattin Bey, dükkanı sana bıraksa üçüncü günde kasaya kurulur hesapları sayarsın, Guardiola da sana takımı emanet etse; bir hafta sonra soyunma odasında sesini duyuramazsın. O dükkanı oğluna bırakır; Guardiola da Tito Vilanova’ya... Gelenektir bu, dükkanları eskiten, tarihi müessese yapan... Bizim memlekette 10 yıl önce açılmış köfteci tabelasına “Tarihi” yazdığından idrak etmemiz zordur. Tarih böyle yazılır aslında, bir lokantanın kapısında ya da bir kulübün soyunma odasında... İsimler değişir; zaman yorar, tüketir adamları ama gelenek sürer. Rinus Michels’ten öğrendiklerini Cruyff koyar sahaya... Onun inandığı, mirasını bıraktığı Rijkaard gün gelir alır bayrağı... Sonra dükkanda servis aksayınca devreder Guardiola’ya... Sen ona “Genç teknik adam” dersin, önünü açtılar sanırsın ama o zaten yaşlanmıştır Camp Nou’nun duvarları arasında. Şen kahkahaların yükseldiği, kadehlerin tokuşturulduğu lokantalar kadar mesut ortamlar değildir ama futbol dünyası. Zirveye de çıksan tepede oksijen azalır, kazandığın kupalar bir oksijen maskesi olmaz sana. Dört yılda fotoğraf fotoğraf, çizgi, çizgi çöken Pep Guardiola’nın vedası da bundandır belki de... 

O nefes almaya gitti ama onun gibilerinin yolunu açarak... Ya da onun gibi olacaklarına inandıklarını takımlarının başına getiren kulüp başkanlarını terse yatırarak (!) ‘Ne kadar yaşlı, o kadar tecrübeli’den; ‘genç olsun ama Guardiola gibi yolu açık olsun’a dönen son yılların teknik adam tercihinde hadi peki trendinde, oltaya takılanların ağzından iğneyi alalım. Bakalım hangileri istavrit, çinekop hangileri kaya balığı?
Luis Enrique, Guardiola gibi Barcelona’nın alt yapısında çalışmış ama iş A takım hocalığına gelince önce Katalan olmadığı için kaybeden sonra doğru zamanda doğru yerde olamadığı için valizi toplayan bir futbolcu eskisi. Çiçeği burnunda bir teknik adamdı Roma’ya geldiğinde asabi Luis Enrique. Atletico Madrid’in teklifini kabul etmeyen ve Roma gibi kadrosunda “Totti ne isterse o olur” kalibresinde bir kaptana sahip kulübe gelmek pek akıl karı değildi. Roma, Guaridola modelinden etkilenmiş, futbolculuk kariyerinin heybetiyle İspanyol’a güvenmişti. Olmadı... Luis Enrique bu işe soyunan kendisi gibi tecrübesiz isimlerin bunu ilk kendi ülkelerinde başardıklarından haberdar değildi galiba (!) Kendisi gibi Guardiola modeli olan Roma eskisi Montella’dan bayrağı teslim alan Luis Enrique, “İspanyollar, İtalya’da başarılı olamaz” klişesinin altına bir çentik daha attırdı ve evine döndü. Oysa ki o da Guardiola gibi alt yapıdaki oyuncuları en usta şeflerin lokantalarına götürüyor bir ağabey gibi seviliyordu Barcelona’da. Niye acaba? Leonardo, sambacılar arasında Avrupa kariyeriyle en saygı gören isimlerden biriydi. Milan da onun eviydi. 12 yıldır futbolcu, sportif direktör kartvizitiyle çıkmadığı Milanello tesislerinde gün geldi Ancelotti’den boşalan koltuğu oturdu. İtalyan medyası “yok artık” dedi. Kariyerinde takım çalıştırmamış Brezilyalı, sahada ne kadar efsane olursa olsun, Çizme’nin devinin başına nasıl geçerdi? Inter’den yediği 4 golü, Real Madrid’e 3 atarak belki telafi etti ama Manchester United ile eşleşmeden 180 dakika tabelaya 7-2 yazınca, patron Berlusconi bileti kesti. Leonardo, Guardiola olamadı ama Judas oldu! Büyük ümitlerle Inter’e getirilen Rafael Benitez gönderilince devre arasında kovulmanın intikamını, Milan’a ihanet ederek aldı ve şehrin öteki renklerine bağladı kendini. Fakat sadece altı aylığına. İtalya Kupası’nı kazanmasına rağmen, Mourinho artığı takımdan kaçmayı uygun gördü ki soluğu sportif direktör olarak Paris Saint Germain’de aldı. Futbol dünyası küçük... Bir zaman sonra da koltuğuna oturduğu Ancelotti’yi kendi getirip teknik adam yaptı Katar sermayesiyle uçan kulübe. Leonardo da, Guardiola olamadı. Neden acaba? İz bırakmayan bir futbolcunun büyük teknik adam olması, en damardan olanı, Mourinho’nun hikayesi, uzun ve başkadır ama onun öyküsü bizzat Mourinho ile başlar. Andre Villas Boas, Porto’da 17 yaşındayken rakip takımları izleyip analiz videolarını hazırlayan beyindi. Mourinho, Şampiyonlar Ligi’ni ilk kez kazanırken de rakiplerin eksilerini onun raporlarından okudu. “Çocuk”, Chelsea yıllarının ardından Mourinho’dan koptu ve alttan başladı. Academica’da vitrine çıktı ve Porto’nun başına geçip sezon sonunda dünyaya “Benim adım Andre Villas Boas beyler” dedirttiğinde sadece 32 yaşındaydı. Guardiola modelinin en parlak temsilcisi olacak” denilen Boas, doğduğu toprakları çok erken terkedip, entrikalarla tarihi yazılmış Ada’nın yolunu tuttu ve... Chelsea’de takımın ağır ağabeylerine söz geçiremedi, kendi futbolunu oynatamadı ve gönderildi... Bıraktığı takım, bir başka genç teknik adam DiMatteo ile Şampiyonlar Ligi’ni kazanırken; Boas, parlak zekasının kredisinin hatrına, şimdi Tottenham’ın başına geçti. Londra’da bir başka kulüpte olursa ne ala... Olmazsa neden acaba? Ranieri’yi gönderen İnter Başkanı Moratti onu göreve getirdiği ismini kulüpte bile bilmeyen vardı hiç şüphesiz. Andrea Stramaccioni, 25 yaşından beri Roma ve çevresinde alt yapılarda çalışmış ve iki seneden daha bir az zamandır da Inter alt yapısında görev yapan bir teknik adamdı. Leonardo’ya burun kıvıran gazeteler onun için de patırtı kopardı elbette. Guardiola modelini bir de Inter denese fena mı olurdu. Pro Lisansı bile olmayan bu genç teknik adam, Milano derbisinde Milan’ı devirip ezeli rakibinin şampiyonluk yoluna koca bir taş koyunca, Inter taraftarından geçer not aldı ama yeni sezonda işi zor. İhtiyarlar heyetinin olduğu Inter soyunma odasında bu “tüysüz” delikanlı ne kadar dayanabilecek, onun tahminini yapıyorlar şimdi İtalya’da... Leonardo’dan sonra Stramaccioni de olmazsa, neden acaba? Kaya balıklarının en akılda kalanları bunlar. Peki ağızda tat bırakanlar? Genç yaşta çalıştıkları kulüplerin müzelerine yeni raf taktıran tek adam Guardiola değil elbette. Dört ülkede de şampiyonluk gören Jose Mourinho ondan önce yola çıktı ama son dönemde Bayern Münih gibi bir devi iki kaz alt etmeyi başaran B.Dortmund’un futbol aklı Jürgen Kloop, takımın başına geldiğinde 41 yaşındaydı. Onu buraya getiren ise 30’ların başında yönetmeyi başladığı Mainz’dı elbette. Conte orta karar bir takım bile çalıştırmadan küllerinden doğan Juventus ile sezonu namağlup şampiyon tamamladı. Boas ile dikiş tutturamayan Chelsea’nin “geçici” teknik adamı Roberto Di Matteo, Abramovich’in kabusu olan Şampiyonlar Ligi’ni kazanıp takımın başında kalmaya hak kazandı. Liverpool bu sezon Guardiola kadar genç birini tercih etti. Swansea City’de parlayan Brendan Rogers... Roberto Martinez de Wigan’a geldiğinde Guardiola’nın bayrağı teslim aldığı yaşta değildi. İstavrit de olsalar, çinekop da olsalar hiçbiri Guardiola gibi bir lüfer değil... Neden acaba? Belki de her şey değil ama çok şey saha dışındaki yaşanmışlıklar... Biraz hayat bilgisi, biraz felsefe, biraz cesaret, biraz şefkat, biraz disiplin, biraz özgüven, biraz ihanet, biraz aşk, biraz keder, biraz tutku, biraz inat, biraz vefa, biraz müzik (Viva La Vida/Coldplay) biraz şiir, biraz roman...
Josep Guardiola: Neden acaba?
Barcelona altyapısının çalıştığı ve “Mini” olarak bilinen tesislerde 30 yıldır bir taraftar her gün genç oyunculara destek veriyordu. İşi olmayan Cristobal uzun yıllardır Barcelona kulübü idareciler, teknik adam ve futbolcuların yardımıyla hayatını idame ettiriyordu. Guardiola, 25 yıldır tanıdığı bu yaşlı adamı, Camp Nou’da yedikleri yemeklere davet etti. Cristobal artık takımla birlikte yemek yerken, Guardiola futbolcuların “Başkan hayatlar”ı keşfettikleri söylüyordu. Camp Nou’da 2009’da kazanılan Real Madrid maçı sonrasında soyunma odasında sevince Cristobal da ortak oldu. Birkaç saat sonra mutlu bir şekilde hayata veda etti.
Barcelona’ya geldiği günden bu yana sakatlıklar boğuşan Arjantinli stoper Gabi Milito’ya daha kulübe resmen hoca olmadan önce hastanede ziyaret etti ve dibe vurmuş futbolcuya sahip çıktı. Üç saatlik görüşmenin ardından medyanın karşısına geçti ve “Milito’yu sahada görmeyi, kupa kazanmaya tercih ederim” dedi.
Rijkaard’dan boşalan koltuğu oturan Guardiola’yı, Barcelona’da teknik direktörün çalıştığı odada ufak bir televizyon bekliyordu. Göreve geldiği ilk gün Barselona’da kendi cebinden büyük ekran bir televizyon ve kayıt cihazları aldı, kulübün faturayı ödeme teklifini reddetti.
Barcelona’nın sponsoru Audi, teknik direktör ve futbolculara her sezon başında birer otomobil hediye ediyordu. Guardiola otomobili, teknik ekibindeki antrenörlere de verilmediği için kabul etmedi ve “Biz bir ekibiz” dedi.
Barcelona’da takım içi disiplinine uymayan futbolcular takım arkadaşlarına yemek ısmarlıyordu. Guardiola bu geleneği de değiştirdi. Dört galibiyet arka arkaya aldıklarında takımı yemeğe kendi cebinden götürdü ve futbolcuların ödeyeceği para cezalarının Rett sendromuyla savaş veren bir vakıfa bağışlanacağını açıkladı.
2008 Kasım’nda teknik ekibi içinde kaleci antrenörü olarak görev yapan Juan Carlos Unzue’nin babası vefat etti. Barcelona’nın ertesi gün maçı olmasına rağmen Guardiola, kulüp idarecilerine tüm takım ve teknik kadronun Barselona dışındaki cenazeye katılacağını söyledi. Cenazede “Günlük yaşıyoruz. Bugün burada olmamız gerekiyordu. Yarın maça bakarız” dedi.
Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona’nın rakibi Manchester United’dı. Finale bir hafta kala Katalanlar, Roma’ya çıkartma yapmaya hazırlanırken, Guardiola, kulüpte 33 yıl boyunca masörlük yapan Angel Mur’un bileti olmadığını öğrendi. Genç hoca, çocukluğundan beri tanıdığı yaşlı masörü özel davetlisi olarak Roma’ya götürdü.
Roma’da kazanılan Şampiyonlar Ligi kupasının rehavetiyle ligde şampiyonluğu garantileyen Barcelona sezonun son haftasında Deportivo La Coruna deplasmanına gitti. 1-1 biten maçın ardından Guardiola, kafiledeki masörden, malzemeciye, futbolcudan, yöneticiye kadar herkesi sürpriz bir yemeğe götürdü. La Coruna’da rezerve ettiği restoranda masa ıstakoz ve şampanyalarla donatılmıştı.
Kral Kupası’nda 3. Lig ekibi Cultural Leonesa ilk maçı sahasında 2-0 kaybetmiş, Camp Nou’ya ümitsiz gelmişti. Zayıf rakibini 5-0 mağlup eden Barcelona’nın soyunma odasının kapısında dünya yıldızlarından forma almak isteyen Cultural Leonesa’lı futbolcuların beklediği gören Guardiola, soyunma odasının kapısını ardına kadar açtı ve misafir takım oyuncularına “Lütfen girin ve evinizdeymiş gibi rahat olun” dedi.
Pardon, total futbol mu dediniz?.. (4-4-2 // Eylül 2012)
Ramos-Mesut-Mourinho
Barcelona hakem desteğiyle Sevilla deplasmanından çıktığında puan tablosundaki fark 11 idi. El Clasico’ya bir hafta kala Real Madrid, Deportivo La Coruna karşısına çıktı. Sergio Ramos bir yıl aradan sonra ilk kez sağ bekteydi. Manchester City maçında kesik yiyen ardından Mourinho ile kapışması bir hafta manşetlerden düşmeyen “Reis”, elektrik kablolarının kesildiği Vallecano maçında da yedekti ama bir gün sonra oynanan maçta onbirde çıkmıştı. Real Madrid o akşam 0-1 geriye düştüğü maçta pek de iyi oynamadan 4-1 kazandı. Hikaye maçın devre arasında soyunma odasında yaşanmış. Kriz döneminde “Mourinho hocamdır. Saygıda kusur olmaz”, “Ramos’u severim, iyi çocuktur” ile geçiren ikili yine kapışmış.
Sergio Ramos, felaket bir ilk yarı oynayan ve oyundan çıkmayı sonuna kadar hakeden Mesut Özil ikinci yarıya çıkmayınca, mesaj derdine düşmüş. Mesut’un formasını içine giyen Sergio Ramos’un bu protestosunu maçın ertesi günü farkedemediler ama bir gün sonra patladı medyada. Ramos, gol atacağımı hissettim ikinci yarıda bunu da Mesut’a moral vermek için ona hediye edecektim dese de bu pek inandırıcı bulunmadı. Has adamı Mesut’un kenara gelmesine bozulan Ramos, Mourinho’ya bir kez daha gider yapmıştı...
Bu Ramos’un Mourinho ile ilk dalaşması değil elbette. Geçen sezon yaşananları hatırlatmakta fayda var. El Clasico’yu kaybetmiş olmasına rağmen Ocak ayına 5 puan farkla giren Real Madrid, Kral Kupası’nda Katalanlara elenmişti. Ardından Jose Mourinho ve Ramos arasındaki dialog dışarı sızınca da kıyamet kopmuştu. Real Madrid’de futbolcular ve teknik adam arasındaki krizin sebebi de, kaybedilen maçların ardından Mourinho’nun medya karşısına çıktığında futbolcuları suçlaması, “Sahadaki benim takımım” değildi demesi...
Geçen sezon ne olmuştu? (Ocak 2012)
Mourinho: Maçtan sonra röportajlarda beni batırmışsınız.
Ramos: Hayır “Mister”, Siz sadece gazetelerin yazdığı kadarını okudunuz. Bizim söylediklerimizin hepsini değil..
Mourinho: Doğrudur, siz İspanyollar, Dünya Kupası kazandınız ve gazeteci arkadaşlarınız sizi kolluyor. Kaleci gibi!!!..
Casillas: (Bu muhabbetten 30-40 metre uzakta diğer kalecilerle çalışıyor). Mister, burada her şey adamın yüzüne söylenir!
Mourinho: Sergio (Ramos), Puyol’un golünde neredeydin?
Ramos: Pique’yi marke ediyordum.
Mourinho: Puyol’u marke etmen gerekiyordu.
Ramos: Evet ama Pique çok boş kalıyordu biz de markajı değiştirmeye karar verdik.
Mourinho: Ne oluyor? Şimdi de teknik direktör mü oldunuz?
Ramos: Hayır ama sahada şartlara göre olur bu değişiklikler. Bazen bunu yapmak lazım. Siz hiç futbolcu olmadığınız için bazen saha içinde ne döndüğünü bilmezsiniz…
Real Madrid: 1 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 3
Süper Kupa 2011
Barcelona: 1 Real Madrid: 1
Real Madrid: 0 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 1
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo
Sergio Ramos, felaket bir ilk yarı oynayan ve oyundan çıkmayı sonuna kadar hakeden Mesut Özil ikinci yarıya çıkmayınca, mesaj derdine düşmüş. Mesut’un formasını içine giyen Sergio Ramos’un bu protestosunu maçın ertesi günü farkedemediler ama bir gün sonra patladı medyada. Ramos, gol atacağımı hissettim ikinci yarıda bunu da Mesut’a moral vermek için ona hediye edecektim dese de bu pek inandırıcı bulunmadı. Has adamı Mesut’un kenara gelmesine bozulan Ramos, Mourinho’ya bir kez daha gider yapmıştı...
Bu Ramos’un Mourinho ile ilk dalaşması değil elbette. Geçen sezon yaşananları hatırlatmakta fayda var. El Clasico’yu kaybetmiş olmasına rağmen Ocak ayına 5 puan farkla giren Real Madrid, Kral Kupası’nda Katalanlara elenmişti. Ardından Jose Mourinho ve Ramos arasındaki dialog dışarı sızınca da kıyamet kopmuştu. Real Madrid’de futbolcular ve teknik adam arasındaki krizin sebebi de, kaybedilen maçların ardından Mourinho’nun medya karşısına çıktığında futbolcuları suçlaması, “Sahadaki benim takımım” değildi demesi...
Geçen sezon ne olmuştu? (Ocak 2012)
Mourinho: Maçtan sonra röportajlarda beni batırmışsınız.
Ramos: Hayır “Mister”, Siz sadece gazetelerin yazdığı kadarını okudunuz. Bizim söylediklerimizin hepsini değil..
Mourinho: Doğrudur, siz İspanyollar, Dünya Kupası kazandınız ve gazeteci arkadaşlarınız sizi kolluyor. Kaleci gibi!!!..
Casillas: (Bu muhabbetten 30-40 metre uzakta diğer kalecilerle çalışıyor). Mister, burada her şey adamın yüzüne söylenir!
Mourinho: Sergio (Ramos), Puyol’un golünde neredeydin?
Ramos: Pique’yi marke ediyordum.
Mourinho: Puyol’u marke etmen gerekiyordu.
Ramos: Evet ama Pique çok boş kalıyordu biz de markajı değiştirmeye karar verdik.
Mourinho: Ne oluyor? Şimdi de teknik direktör mü oldunuz?
Ramos: Hayır ama sahada şartlara göre olur bu değişiklikler. Bazen bunu yapmak lazım. Siz hiç futbolcu olmadığınız için bazen saha içinde ne döndüğünü bilmezsiniz…
Real Madrid: 1 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 3
Süper Kupa 2011
Barcelona: 1 Real Madrid: 1
Real Madrid: 0 Barcelona: 2
Real Madrid: 1 Barcelona: 1
Barcelona: 5 Real Madrid:0
Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0
Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico'da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo
Serie A Yıllık Ücretler 2012-2013
Her yıl yayınladığım La Gazzetta dello Sport'un Serie A'da yıllık ücretler tablosu. Rakamlar, net milyon Euro'dur. Geçen 3 yılın rakamları da blog arşivinde mevcut. Dijital kopyalar mevcut olmadığından bu sezon gazeteden fotoğraflayıp aktardım. Bu da kusurum olsun, affedin...
29 Eylül 2012
28 Eylül 2012
Hafta Sonu Futbol
![]() |
El secreto de sus ojos |
28 Eylül Cuma
20:00 Orduspor - Galatasaray Lig TV
21:30 Fortuna Düsseldorf - Schalke 04 TRT Haber
29 Eylül Cumartesi
13:00 Zenit - Lokomotiv Moskova Lig TV 2
14:45 Arsenal - Chelsea Lig TV 3
15:00 Kayseri Erciyesspor - Adana Demirspor TRT Spor
16:30 Werder Bremen - Bayern Münih TRT Haber
17:00 Bursaspor - Gaziantepspor Lig TV 2
17:00 Norwich - Liverpool Lig TV 3
17:00 Fulham - Man. City Lig TV 3
19:00 Kasımpaşa - Fenerbahçe Lig TV
19:00 Akhisar - Karabükspor Lig TV 2
19:00 Rizespor - Samsunspor TRT Spor
19:00 Karşıyaka - 1461 Trabzon TRT Web
19:30 Borussia Dortmund - B.Mönchengladbach TRT Haber
19:30 Man. United - Tottenham Lig TV 3
23:00 Sevilla - Barcelona Ntv Spor
30 Eylül Pazar
12:30 CSKA Moskova - Dinamo Moskova Lig TV 2
15:00 Şanlıurfaspor -Ankaragücü TRT 1
15:00 Kartalspor - Boluspor TRT Web
16:00 Eskişehirspor - İstanbul BŞB Lig TV
16:30 Eintracht Frankfurt - Freiburg TRT Haber
18:00 Aston Villa - WBA Lig TV
18:30 Wolfsburg - Mainz TRT Haber
19:00 Trabzonspor - Mersin İY Lig TV
19:00 Antalyaspor - SB Elazığspor Lig TV 2
19:00 Manisaspor - Bucaspor TRT Spor
20:00 Gençlerbirliği - Kayserispor Lig TV 3
20:50 Real Madrid - La Coruna Ntv Spor
22:30 Espanyol - Atletico Madrid Ntv Spor
00:30 Gremio - Santos Lig TV 3
1 Ekim Pazartesi
20:00 Beşiktaş - Sivasspor Lig TV
20:00 Denizlispor - Göztepe TRT Spor
22:00 QPR - West Ham United Lig TV 3
27 Eylül 2012
Guardiola&Baggio
Yakın arkadaşı röportajda adresi göstermiş, ne kadar doğru çıkar bilinmez. İki Milano kulübünden biri. Pep Guardiola'nın Inter ya da Milan'ın başına geçme ihtimalinden daha önemlisi yardımcı tercihi. Roberto Baggio.. Olur olmaz ama olursa fotoğrafı bile güzel olur o kulübenin...
Roberto Baggio
Roberto Baggio
26 Eylül 2012
Katalan Mahallesi
Messi ile Iniesta misket oynadığın arkadaşın, arka mahalleye kavgaya gideceksen Pedro ile Alexis'i alacaksın yanına.
Puyol, ağır abi, dayağı yersen mahalleden adam çağırmaya gittiğinde okeyi bırakan abi...
Busquets, bakkalın oğlu, top onun, patladığında bi koşu alıp gelir yenisini, hem gazozlar da beleş.
Xavi, sınıfın çalışkanı, sözlülerde tahtadan inmez, arkadaşlarını kurtarır. Defterlerini de kendi kaplar.
Mascherano, mahalleye sonradan taşınan çocuk, misketlerin efendisi, morsta herkesi ütüyor. Pique'yi seven kızı seviyor ama söylemiyor.
Fabregas, liseyi yurt dışında okumuş mahallenin çocuğu. Enerji içeceği içiyor toprak sahada, arkadaşları ise hala Ankara gazozu.
İbrahimoviç, Laz müteahhitin oğlu, babasının inşaatına yakın olsun diye taşındılar mahalleye,misketlerini ütenleri döver, maçta pas vermezdi.
Henry, pazar Büyükada vapurunda Comanchero çalan müzik setini omuzlamış genç. Kahvede pis yedili oynarken elleri fazla uzun.
Galatasaray'a Çileğin Faydaları
Geçmişi çok meraklıları dışında bilinmediği ve Galatasaray camiasında da tanınmadığı için X adamdı Ünal Aysal kulübüne başkan seçildiğinde. Başarılı bir işadamının ağzından dökülen kurumsallaşma, görevlerin profesyonellere devri ülke futbolunda ilk kez duyulan vaadler değildi. Bir de ekranlarda çok görünmeyeceğini ve kulübün idaresiyle uğraşacağını söyledi ilk günlerde. Pek tuttuğu söylenemez. Onun döneminde futbol şubesi ayağa kalktı, basketbol taraftarı tribüne döndü ama burada teknik adam ve koça yazılan kredinin kaç olduğu da takip edenlerin takdiri. Bu yaz döneminde Hamit, Burak, Umut gibi üç kaliteli yerli isim, üstüne yılan hikayesine dönmüş Amrabat ve ülke standartlarında maliyeti ucuz, iş yapar Dany alınmışken taraftarını mutsuzluğa iten ve son güne kadar beklentiye sürükleyen de Ünal Aysal oldu. Ne metaforsa bu, 3 ay boyunca manşetlerden düşmedi: Çilek... En çok seveni için bile keçiboynuzu tadı veren bir meyve haline geldi çilek. Aysal, pastanın tabanını, kremasını tamam etmişti, ona göre bir çilek eksikti. Ortada ne 6 yabancı hesabı vardı ne de taktik. Teknik kadronun da bu hesaplar içinde olduğunu sanmıyorum. Fernando Torres’den Kaka’ya uzanan yolda onca isim geçti çilek için. Ve transfer dönemi kapandı. Galatasaray ligin 5. haftasında ligin lideri ve kulüp başkanı yine devre arasında çilek transferinden bahsediyor. Elde 25 oyuncudan oluşan bir kadro var. Bir kere hala çilek demek bu kadroya hakaret, iki; Hakan Balta’nın sakat sakat oynadığı bir takıma elde 4 santrfor varken, oyun kurucu da Selçuk İnan iken hala çilekten bahsetmek hangi futbol aklının eseridir bilinmez. Ünal Aysal, derin futbol bilgisine sahip olmak zorunda değil. Çevresinde danışmanları var. Biri de çıkıp, takımın konsantrasyonunu bozuyorsunuz, özgüvenlerini zedeliyorsunuz demiyor mu? Galatasaray bu sezon şampiyonluğun en büyük adayı. Bu şampiyonluğu da kaybederse bunun sebebi çilek dedikoduları ve devre arasında pastanın üzerine dikilecek çilek olur.
Strese iyi gelir, sakinleştirici etkisi vardır,Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.Çocuk felci ve ağız-deri yaralarına yol açan virüsleri öldürücü etkisi vardır,Kansere yakalanma riskini azaltır,Mide ve bağırsak zayıflıklarını giderir,Safra kesesi hastalıklarına iyi gelir,Yüksek ateşi düşürür,Dişlere ve diş etlerine iyi gelir, diş taşlarının oluşmasını engeller,Cilde canlılık kazandırır.
22 Eylül 2012
Red Bull Street Style
Dünya Finali
İtalya'da gerçekleşecek Red Bull Street Style Dünya Finali, 22 Eylül C.tesi, 22:15'de www.redbull.com.tr'de!
Kneegrab (Diz tutma), Shoulder Slide(Omuz Kaydırağı) - Dünyanın dört bir yanındaki en iyi serbest stil futbolcular, topu vücutlarının üzerinde yerçekimine kesinlikle aykırı bir stilde dans ettirirler. En iyileri de bunu sanki hiçbir çaba harcamadan yapıyorlarmış gibi gösterir. Futbol hiçbir zaman yalnızca futbol değildir; bazıları için kendini ifade etme biçimidir. Serbest stil futbolcular futbol topuyla dans edercesine yaptıkları gösterilerle izleyenlerin nefeslerini kesip imkansız diye bir şey olmadığını ispatlamaya çalışır..
Red Bull Street Style dünyanın dört bir yanından “futbolun yalnızca futbol olmadığına” inananları bir araya getiriyor. Futbolun ateşli ülkeleri Brezilya, Arjantin ve Almanya da dahil 50'den fazla ülke, 22 Eylül Cumartesi akşamı gerçekleşecek Red Bull Street Style Dünya Finali'nde tüm hünerlerini gösterecekler. İçlerinde ünlü futbolcular Filippo Inzaghi, Fabio Cannavaro ve Edgar Davids gibi isimlerin bulunduğu jüri ise Yaratıcılık, Kontrol ve Stil kriterlerinde yarışmacıları değerlendirecek.
Her yıl daha iyi serbest stil futbolcuların sahneye çıktığı Türkiye’de, en son 2010’da yapılan Red Bull Street Style Dünya Finali’nde ülkemizi Fatih Şaşmaz temsil etmişti. Bu sene ise Türkiye Şampiyonu Erkan Yetim ülkemizi İtalya, Lecce'de gerçekleşecek Dünya Finali'nde temsil ediyor olacak. Erkan'a öncelikle elemelerde, elemeleri geçtiği taktirde de finalde başarılar diliyoruz.
RedBull Street Style Nedir?
Red Bull Street Style futbolla ritim ve stili birleştiren heyecan verici bir spor... Son yıllarda dünya çapındaki futbol kalelerinde büyük bir popülerlik kazanmış olan bu sporun kuralları son derece basit: 3 dakika, 2 oyuncu ve 1 top. Sporcular teke tek mücadele ediyor. Bir yandan kendilerini ifade ederken bir yandan da gövdeleriyle çeşitli top numaraları sergiliyorlar. Jüri, sporcuların müzikle kombinasyon halindeki stilini, tekniğini ve yaratıcılıklarını değerlendiriyor. Her bir mücadele aynı formatta gerçekleşiyor: Her bir serbest stil futbolcu 20 saniye boyunca jüri üyelerini etkilemeye çalıştıktan sonra topu rakibine veriyor. Red Bull Street Style kadın erkek demeden bütün serbest stil futbolcuları yeteneklerini ispatlamaya çağırıyor!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








.jpg)
























