12 Haziran 2007

Memleketimden futbol manzaraları

Memleket futbolundan aklıma takılanlar:
Bonservis bedelleri ve futbolcuların yıllık ücreti
Avrupa'nın herhangi bir yerinde futbolcu transfer olduğunda ilgili haberde bonservis bedeli mutlaka yer alır. En fazla euro, dolar ya da sterlin olarak verildiğinde ufak bir kafa karışıklığı yaşanır. Türkiye'deki transferlerde ödenen bonservis bedelleri üzerine spekülasyon yürür gider. Biri kuyuya taş atar, 40 kişi toplar. Mesela Jardel, 16 milyona gelmişti. 4 yıllık ücreti dahil bonservisi 28 milyon diye 6 yıldır anlatıyorlar. Kim kaça geldi bilinmez, açıklanmaz. Futbolcuların yıllık kazançları sır gibi saklanır. Avrupa'da kim ne kazanıyor ufak bir araştırmayla bulunur, bizde bu muammadır.
Stadın kapasitesi kaç, kaç seyirci, hasılat ne kadar?
Eskiden gazetelerde maç raporlarının başında seyirci sayısı ve hasılat yazardı. 10 yıl geçmiştir üzerinden. Stadların kapasitesi muamma. Fenerbahçe'nin stadı numaralı tribünü yapılmadan önce de 55 bin kişilikti, sonra da. Maça kaç taraftar geldi bilinmez, "yer yer boşluklar vardı" ile tanımlanır seyirci sayısı. Hasılat nedir? O da bilinmez. Kaç kombine satılmış? O da bilinmez. Ne bilinir ki?
Şişirilmiş asist istatistikleri
Türkiye'den başka korner ve serbest vuruştan yapılan asistleri istatistiklere geçiren ülke var mıdır acaba? Ya da Avrupa'nın bütün asist kralları bizim ligde mi toplandı? En azından İtalya'da böyle olmadığını biliyorum. Duran toplardan asist yazılır mı?
İsabetli pas, altıpas, şut ve gol
Bütün sezon televizyonda bır bır konuşan istatistikçiler var. Appiah 1345 isabetli pas yaptı, Aurelio 879 top kaptı, Tuncay 987 top kaptırdı. Gerzekçe bulurum. 3 metre sağına pas atan adama isabetli pas yazılır -ki tribünü gıcık eden pastır bu-, Aurelio topu kaptı ama kaçını efektif olarak değerlendirdi, bilinmez, Tuncay kaptırdı da kaç kez topla buluştu, oyunu ne kadar domine etti? Ceza sahası koordinatlarına atılan her orta mı isabetli ortadır, yoksa takım arkadaşını gol pozisyonuna sokan orta mı? Topa sahip olma yüzdesi ne büyük saçmalıktır, çok isteyen alsın evine götürsün.
Türkiye ligini seyreden ülkeler ve dünyanın en büyük derbisi
Uydudaki yabancı kanalları bir kenara koyalım, ulusal kanallardan yayınlanan yabancı lig sayısı 8. Fazlası vardır eksiği yok. Peki Türkiye ligi nerede seyredilir? Hangi ülke naklen yayınlar? Kimse satın almaz Türkiye ligini, özet görüntüleri bile almazlar lakin dünyanın en büyük derbisi bizim Galatasaray-Fenerbahçe derbisidir. Lavuğun teki Esquire-Ing dergisinde yazmıştı bir zamanlar 3. derbi diye. Kendi kendimize bir numaraya çıkardık. Yazıyorum buraya ilk 10'a belki girer ama akıllı adam dünyanın ilk 5 derbisi arasına koymaz bu derbiyi.
İslam Çupi-Metin Oktay-Lefter-Yusuf
25 milyon Fenerli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı var. Kafadan 75 milyon eder, o kadar oldu mu Türkiye. Peki benim Eskişehirli dostum Ayhan İtalyan mı? Bu kadar futbolsever var; peki bu ülkede 40 yıldır neden Metin Oktay, Lefter, Yusuf Tunaoğlu biyografileri yazılmadı? Yoksa spor basınının eli kalem tutmuyor mu? Neden İslam Çupi'nin vefatının ardından eski yazıları kitap olur da bin tane bile satmaz? İclal Aydın'ı seven kadar futbolu seven de mi yoktur bu memlekette.

6 yorum:

Anonim dedi ki...

İtalya yı bilmiyorum ama duran toplardan gelen gol pasları heryerde assist sayılır.

Engin Gürses dedi ki...

Fantezi Futbol oynarken asist diye yazılıyor diye seviniyorum o ayrı ama korner kullanıpta gol olmuş asist yazılsa ne olur yazılmasa ne olur.

O değil de her sene her ligde yılın futbolcusu seçiliyor. Bizim ligde niye seçilmez bilmem. Her gazete ayrı değerlendirme yapar yıl sonunda . Hepsi birleşipte bir tane prestijli ödül oluşturamadılar.

Anonim dedi ki...

yazılanların hepsine katılıyorum,biz ülke olarak yalandan seviyoruz futbolu

Bu arada site sahibinin adını merak etmeye devam ediyoruz...

Anonim dedi ki...

Ingiliz liglerinde duran toplar asist yazilir. Hatta, direct freekick gol olursa faulun yapildigi kisiye asist yazilir. Ayni sey penaltilar icin de gecerlidir.

Anonim dedi ki...

her zaman duyuyoruz bu transfer isveçte yılın futbolcusu seçildi, ya da litvanya yılın en iyi kalecisi oldu... bizde de olsa ya

Anonim dedi ki...

güzel yazıymış. diğerlerine çok çok katılıyorum, yalnız istatistik için katılamayacağım. nba seyreden herkes istatistiğin değerini, sahadaki oyunu bayağı bir (tam olmasa da) anlattığını bilir. top kapma örneğin, ribaunt veya top çalma gibi bir özellik taşır. orada da o aldığın ribauntu ne yaptığın yoktur o istatistikte, ama kendi başına birşeydir ribauntu almış olman. aynı şekilde, o kaptığın topu ne yaptığını söylememesi top kapma istatistiğinin değersiz olduğunu göstermez. örneğin, 2005-2008 arası top kapma sayılarında ligde en başta ümit özat ve aurelio'nun gitmesi, onlar ayrıldıktan sonra fener'in oyunun hakimiyetini kaybeden bir takım olması raslantı değil.

bir de asist konusu bence uefa bünyesinde tartışılıp uzlaşılmalı. emin olduğum bir tek penaltıyı yaptırana asist yazılması gerekliliği. alex'in geçen yıl ŞL'nde adrese teslim kullandığı faullerin hakkını vermek kötü bir fikir olmayabilir.