7 Ocak 2011

Hafta Sonu Futbol

7 Ocak Cuma
18:15 Katar-Özbekistan @ Eurosport 2
18:30 Beşiktaş-Sivasspor ?
20:00 Trabzonspor-Schalke 04 @ Euro Futbol
8 Ocak Cumartesi
14:45 Arsenal-Leeds United @ NTV Spor
15:15 Kuveyt-Çin @ Eurosport 2
17:00 Sheffield United-Aston Villa @ NTV Spor
19:00 Galatasaray-Hannover 96 @ Eurosport 2
21:00 Real Sociedad-Sevilla @ NTV Spor
23:00 Deportivo La Coruna-Barcelona @ NTV Spor
9 Ocak Pazar
13:30 Sampdoria-Roma @ TV8 & Lig TV (HD)
15:15 Japonya-Ürdün @ Eurosport 2
15:30 Man. United-Liverpool @ NTV Spor
16:00 Catania-Inter @ Lig TV (HD)
16:00 Milan-Udinese @ TV8 & Spormax (HD)
18:00 Leicester-Man. City @ NTV Spor
18:15 Suudi Arabistan-Suriye @ Eurosport 2
20:00 Real Madrid-Villareal @ NTV Spor
21:45 Napoli-Juventus @ TV8 & Spormax (HD)(Yorum)
22:00 Levante-Valencia @ NTV Spor
10 Ocak Pazartesi
15:15 Hindistan-Avustralya @ Eurosport 2
18:15 Güney Kore-Bahreyn @ Eurosport 2
22:00 Hercules-A. Madrid @ NTV Spor

5 Ocak 2011

Mutu ve Sayısız Becali

Chelsea'de kokainden 7 ay, Fiorentina'da sakatlık sonrası fazla kilolardan kurtulabilmek için Ocak 2010'da yasak madde sibutramin... İlk yarının ortasında döndü ama ne fayda... Mutu, bugün Fiorentina kampını terketti ve film koptu. Teknik direktörü Sinisa Mihajloviç ile fotoğrafta görünen eski bir vukuatları var ama bu ayrılığın sebebi ikilinin yaşadığı problemler değil. Fiorentina, Cesena'ya kiralamak istiyor iddiası da var, bir de bol miktarda Becali konuşuyor. Bu Mutu haberlerindeki Becali sayısını ben çözemedim. Hepsini birbirine karıştırıyorum zaten, başkan olan var, menajer olan var, yaşlısı var, genci var...

Lutu

"Kim?" diye sordum hani renklere aldanıp Raul diyen de oldu da, ben de fotoğrafla karşılaştığımda tanımamıştım. Maşallah pat diye geldi cevap: İonut Lutu... Yeni Maradonalar gibi yeni Hagiler de vardı bir zamanlar. Bu arkadaş o seriden... Galatasaray'dan yolu geçmişti. Çelimsiz biriydi. Rıdvan Dilmen'in kopyası demişti birileri geldiğinde. 3 ayda yalan oldu. 17 yılda 19 takım değiştirmiş. Tam bir futbol emekçisi. Şimdi Romanya'da olabilecek en alt kademede hala futbol oynuyor 35 yaşında. Kürkçü dükkanı da Uni. Craiova. Tam 5 kere girmiş bu kulübün kapısından. O zaman önce Lutu birazdan Mutu...

Flores Fenerbahçe'ye?

Gökhan Ünal gitti, Güiza zaten var ama yok, Semih için yolu sonu. Eldeki tek golcü Niang. O da ilk yarının ikinci bölümünde sakatlık sonrası kendine gelemedi. Fenerbahçe'ye bir santrfor lazım. O zaman bu menajerin dün verdiği röportajı* dikkate almak lazım. Udinese'de fazla forma şansı bulamadığı için ayrılmak isteyen Floro Flores'in menajeri Paolo Palermo dün "Fenerbahçe, beni İstanbul'a davet etti" dedi. Fenerbahçe'nin oyuncusu için yapacağı teklifi kabul edilebilir bulduğu takdirde taklifi Udinese tarafına da iletecekmiş. Flores 27 yaşında, iyi golcüdür.

* Palermo, conferma che domani incontrerà il Fenerbahce?
"Si, confermo. Andrò per una questione di cortesia, voglio capire di cosa si tratta. Pare che il Fenerbahce sia interessato. Se sarà così poi provvederò a mettere in contatto le parti, ovvero le due società".


Yukarıdaki satırların ardından bugünkü gelişme ilginç. Flores'in menajeri Fenerbahçe'nin oyuncunun kontratının sezon sonunda sona erdiğini sandığını ve ortada bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş... Şimdilik bu defter kapanmıştır. Belki yine açılır.

Agüero=45 Milyon Euro

Simao'nun Beşiktaş'a gidişi sonrasında ilk maçta sahaya kaptan çıktı. 5 yıldır Atletico Madrid'de. "İyi Güney Amerikalı'yı artık 18'inde kapıyorlar"ın son yıllardaki en iyi örneği Sergio Kun Agüero, 157 maçta 60 gol attı. Sözleşmesini de resmen 2014 yılına kadar uzattı. Bu takımda kaldığı sürece muhtemelen şampiyonluk nedir öğrenemeyecek. La Liga'da şampiyonluk 10 yıllık vadede iki takım dışına gitmeyecek gibi duruyor. Agüero'nun bonservisinde 60 milyon Euro veren alır yazıyordu. Yeni rakam 45 milyon Euro...

4 Ocak 2011

Bir Başka Galatasaray

Bu hayat sırtımıza sırtımıza vururken ahlaklı ve onurlu kalmaya çalışıyoruz ya hani kimimiz... Çocukların boğazından geçeni kazanırken, yeni yetmeliğimizde anne-babanın verdiği harçlığı harcarken, bir kale direği kadar dik kalmaya çalışıyoruz ya bu topraklarda. Zengin olmaktan daha zor ve makbul olan da budur...

Futbol fena halde hayata benzer ya hani, Cristiano Ronaldo bu yüzden sevilmiyor işte... Hep bir sahte tarafı var değil mi? Sempatik dediğin Messi oluyor... İyi profesyonel, geceleri en fazla pizza yiyip, Playstation oynayan bir ergen... Taraftar da kendini ceza sahasında yer atanlar yerine formasını terden sırılsıklam olmuş adamlar görmek istiyor sahada. O biletin, o kombinelerin parası kolay kazanılmıyor. Hayata küstah doğmuş adamları kimse görmek istemiyor sevdiği formanın, armanın altında...


Ronaldinho'yu yollayan Barcelona'nın haklı sebepleri vardı. Adriano'dan vazgeçen Inter'in de. Onların futbol yeteneğini tartışan delidir de; yetenekten kime ne! Barcelona eğer Ronaldinho sonrası, Adriano gibi bir adama formasını giydirseydi Katalanların alayı ayaklanır, onun atacağı, attıracağı gollerden vazgeçerlerdi. Şimdi bu iki adamın da yolu aynı...

Kazım ve Galatasaray'ın hikayesi de budur. Bir kulüp zirvelerde de dolaşır, dibe de vurur... Bir takıma sevdalanmak, acıyı da gerektirir zamanı geldiğinde. "Yenilsen de yensen de"dir, "Yağan yağmurda ıslanmadık mı"dır taraftarlık. Bir duruş ister taraftar kulübünden; kupalar gelir, gider, asaletin yeter diye bağırdığında önce kendi inanmalıdır. Galatasaray'ın da yitirdiği budur...

Bir zamanlar Avrupa Gol Kralı olmuş Tanju Çolak'ı, tabanca ile poz verdi, Hülya Avşar ile aşk yaşadı diye kapının önüne koyma cesaretini gösteren kulüp, sadece Kazım ile değil, öncesinde aldığı kararlarla da "Bir Başka Galatasaray" olduğunu gösterdi bu ülkenin futbol tarihinde....

Menajerlik şirketine ortaklıktan dolayı federasyondan ceza alan Serdar Özkan ile o gün yollarını ayıramayan, rakibi haince tekme atan Barış Özbek ile yeni sezona giren Galatasaray'la, sezon başında disiplinsiz diye Keita'yı gönderen, otobüste güldü diye Misimoviç'e valiz toplatan Galatasaray aynı Galatasaray...

Ezeli rakibin formasının değerini bilmeyen ve kovulan Kazım'ı alan, resmi sitesinden transfer haberini iki gencin imza haberinin sonuna sıkıştırıp, utancından aynalara bakamayan Galatasaray da, işte bu Galatasaray! Lakin bu Galatasaray, 14 yıl şampiyonluk hasreti çeken, Sefer'ler, Fettah'larla tribünde ömür tüketen, yeteneği kısıtlı, ama adam Cüneyt Tanman'ı kaptan bilen taraftarın Galatasaray'ı değil...

Kaybeden bu Galatasaray değil! Kaybeden "Başka Galatasaray yok" diyenler... Başka bir Galatasaray var, varmış... Birileri bir başka Galatasaray yarattı. Bugün Kazım transferine isyan eden taraftar için acı olan, bu "başka Galatasaray", onların Galatasaray'ı değil... Ve takımsız ve sevdasız kalmak ne demektir; bunu işte kimse bilemez...

3 Ocak 2011

Barcelona'ya Yeni Forma

Barcelona'nın klasik forması güzeldir ama yenilik lazım demiş Nike. Bu iki forma önerilmiş... Sağdaki forma, Inter'de olduğu gibi degrade (İki renk arası geçişlerin yumuşatılması). Soldaki forma hiç futbol forması gibi durmuyor... Görselleri yayınlayan El Mundo Deportivo...

1 Ocak 2011

Sezonun Virajları

Türkiye
29-30 Ocak: Fenerbahçe-Trabzonspor/Bursaspor-G.Saray
20 Şubat: Beşiktaş-Fenerbahçe
6 Mart: Beşiktaş-Trabzonspor
20 Mart: Galatasaray-Fenerbahçe
3 Nisan: Fenerbahçe-Bursaspor
10 Nisan: Galatasaray-Trabzonspor
17 Nisan: Trabzonspor-Bursaspor
1 Mayıs: Beşiktaş-Galatasaray
8 Mayıs: Bursaspor-Beşiktaş
Avrupa
16 Ocak: Liverpool-Everton
13 Şubat: Manchester United-Manchester City
26 Şubat: Tottenham- Arsenal
1 Mart: Chelsea-Manchester United
13 Mart: Roma-Lazio
20 Mart: Atletico Madrid-Real Madrid
3 Nisan: Milan-Inter
17 Nisan: Real Madrid-Barcelona
30 Nisan: Arsenal-Manchester United
7 Mayıs: Manchester United-Chelsea

31 Aralık 2010

İyi Bakın Kendinize ve Onlara...

Eskisi kadar yazmıyor, yazamıyorum. 2010 geride kalırken, 2008'in üçte biri kadar post birikmiş blogda. Gazeteye yazacağını yazma, gazeteye yazdığını ertesi gün bloga yazma, ekranda söyleyeceğini yazma, yayında söyledikten sonra yazma... Ne düşünüyorsan düşün, bir mecrada ifade ettikten sonra, tekrarı rahatsız ediyor insanı... Bir de önce profesyonel hayat... Gazetecinin blog yazması kırk ton etik gerektiriyor. Gazeteciler de zaten bu ülkede blog yazmıyor, yazsa da bir zaman sonra kepenkleri indiriyor. Önce iş deyince eskisi gibi olmuyor. İki oğlum var, bu blog da 3. çocuk gibi. Büyük olandan ufak, küçük olandan büyük... Biliyorum 2011'de de bu tempoda gidecek... Gittiği yere kadar zaten...

Bu adresten yolu geçen herkese mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum. 2010'da beynime işleyen, yaralayan, bir erkek olarak boynumu büken ve utandıran bir kadının; bir annenin, Ayşe Paşalı'nın bu çaresiz, bu hüzün akan bakışlarıdır. O artık yaşamıyor... Kendinize iyi bakın, ama en çok da annelerinize, kadınlarınıza, sevdiklerinize iyi bakın...

Hafta Sonu Futbol

1 Ocak Cumartesi
14:45 West Brom-Man. United / Spormax
17:00 Stoke City-Everton / Lig TV
17:00 Liverpool-Bolton / PL TV
17:00 Man. City-Blackpool / Spormax
19:30 Birmingham-Arsenal / Spormax (Yorum)
2 Ocak Pazar
15:30 Chelsea-Aston Villa / Spormax
18:00 Wigan-Newcastle / Lig TV
19:00 Barcelona-Levante / NTV Spor
21:00 Sevilla-Osasuna / NTV Spor
23:00 Valencia-Espanyol / NTV Spor
3 Ocak Pazartesi
21:00 A.Madrid-Santander / NTV Spor
23:00 Getafe-Real Madrid / NTV Spor
4 Ocak Salı
22:00 Man. United-Stoke City / Spormax
5 Ocak Çarşamba
20:00 Trabzonspor-W.Bremen / Euro Futbol
21:45 Arsenal-Man. City / Spormax
6 Ocak Perşembe
13:30 Juventus-Parma ?
16:00 Cagliari-Milan ?
21:45 Inter-Napoli (Spormax) (Yorum)

30 Aralık 2010

Mauro Formica

Menajeri Fabian Basualdo kesin konuşuyor: "Biz Galatasaray ile anlaştık. Newell's ile Galatasaray arasında ufak bir pürüz var." Pürüz dediği kulübün istediği artı 200 bin Euro ise bu iş bitmiş demektir. Ole Gazetesi de transferde gelen-giden listesinde transfer bitmiş gibi Formica'yı Newell's dan gitti olarak gösterdi. Geride kalan sezon bizde naklen yayınlanmadığından ben Formica hakkında bir yazı yazılacaksa en iyisini Arjantin'de son 3 yılda tribünlerde tonla maç izleyen Emre Atasoy'un (ich) yazabileceğini düşündüm. O da sağolsun, yazdı, yolladı...

************
Diego Armando Maradona 2010 Dünya Kupası hezimeti için ısınma turları atarken Panama ile oynanacak hazırlık maçına sadece Arjantin'de oynayan futbolcuları davet etmişti. Ezeiza'da bulunan Arjantin Milli takım kampında çoğu kişinin gözü o sezonun en formda futbolcularından
biri olan Mauro Formica'nın üstündeydi. Formica'nın parladığı gibi Dünya Kupasına gitmesini hiç kimse beklemiyordu, ama takımın başındaki isim Maradona gibi ne yapacağı belli olmayan biri olunca ne olacağı da belli olmazdı! Masalı burada keselim, Formica sakatlığı yüzünden ilk
kez giyeceği Arjantin formasını naftalinleyip sandığına kaldırdı ve Dünya Kupasını evinde izledi. Ama ertesi sezon kaldığı yerden oyununa devam etti.
Bu yıl Huracan'da oynayan ağebeyi Lautaro gibi Newell's Old Boy altyapısından çıkan Formica defansta oynayan ağebeyinin aksine iki forvetle oynayan Newell's takımında klasik 10 numara gibi oynuyor. Yaratıcı futboluyla altyapısından çıktığı takımında kısa zamanda 33 numaradan 10 numaraya terfi etti. Genellikle mücadele sevmeyen Arjantin 10 numaralarının aksine ayağını her tarafa sokması ve rakipten çaldığı toplarla dikkat çekiyor. Kafasını sürekli yukarıda tuttuğu için kalecilerin en küçük hatalarını bile gözünden kaçırmıyor. Klasik sadece forvet arkası oynayan bir 10 numara dersek haksızlık olur. Oyun sıkıştığı zaman Arda gibi ters ayağı ile sol tarafa geçebilir. Muhtemelen Galatasaray, Hagi'nin kullanacağı bu özelliği ile Arda, Formica ve Pino'nun dahil olduğu bir çarkla sürekli değiştirebileceği bir opsiyon kazanacak. Lakabı "El Gato" yani Kedi. Topla aniden hızlanıp durabiliyor olması rakip defanslar için de muhtemelen problem yaratacağı bir diğer özelliği.Formica'nın şu an en büyük avantajı ve dezavantajı aynı potada eriyor. İlk yarısını sekizinci bitirdiği ligde taraftarın baskısı nispeten daha az olacaktır. Yeni stada geçişle beraber bir ivme kazanağını tahmin ettiğim Galatasaray ligin geri kalan beş aylık bölümünde pek tanınmayan Formica'ya en az bir sezon kazandıracaktır. Öte yandan Misimovic'i kanunlara kurban veren ve bir şey anlayamayan taraftar Formica'da Carrusca'nın kumaşını dokuyan çocuğun izlerini gördüğü an isyana başlayacaktır ve ülkeleri dışında çok kolay demoralize olan Arjantinlilerde olduğu gibi Formica en kısa sürede kaybedilecektir. Arjantin basını 4 Milyon Avro civarı bir bedelle transferin bittiğini yazıyor. Daha bu yaz başı 4.2 milyon Avro veren River Plate'in
kapısından dönen Formica için Adnan Sezgin kasaya şimdiden +200.000 yazabilir!

İnsafın Yok mu Premier Lig

Tamam biz değil birçok ligde devre arası, sayelerinde futbolsuz kalmıyoruz da. İngilizlerinki de iş değil. 4 günde iki haftayı yediler, hani insan oturup skorları saysa birbirine karıştırıyor. Bu ligin temposunda 48 saat aralıkla maça çıkmak delilik. Noel sonrası Boxing Day ile Manş Tüneli giriyor ve yeni yılın 2. günü çıkıyorlar. Kim öle kim kala! Geride kalan dört günün en karlı takımları Manchester City ve Tottenham oldu zirvede. City, kağıt üzerinde zor görünen Newcastle deplasmanında ilk 5 dakikada iki golle 3 puanı kolayladı, ardından beleşçi Balotelli’nin hat-trick yaptığı maçta Aston Villa’yı dörtlediler. Aston Villa büyük komada. Tottenham karşısında 60 dakika 10 kişi oynayan rakibe bile çaresiz kaldılar aslanlar gibi taraftarı önünde. Hakem, Tottenham’ı kesti ama Aston Villa, Van der Vaart’a yenildi. Hollandalı, Tottenham’ı bir üst seviye takım haline getirdi. Transferin son günü, son saatte ancak bu kadar güzel adam alınır. O gazla da City’e çarpılmış Newcastle’a 2 attılar.Manchester United, Giggs’in bu yaşında yine uçtuğu maçta Sunderland’e 2 atıp, ardından dün gece son dakikada Birmingham’a takıldılar. 48 saatin faturası işte. Chelsea’da Ancelotti gitmeyecek açıklamalarına rağmen bu gece Bolton maçı öncesi nereye kadar diye soruluyordu. Bolton’un Londra’da gol bulacağını tahmin ediyordum. 3 maç arasında git-gel olunca pek de uzun cümleler kurmamak lazım ama golü yakaladım. En son Fulham’ı yenen takım en sonunda kazandı. Haftalardır aynı golü yiyorlardı. Göbekten gelen savunmayı yarıp geçiyordu. Ancelotti de elbette durumun farkında. Ama sol şeritte giderken lastik değiştiremiyorsun. Transferde mutlaka saldıracaklar aksi takdirde daha çok sallanırlar. Arsenal en sonunda büyük maç kazandı ama sonra gitti bir çuval inciri berbat etti. Wigan, Wolverhampton deplasmanında 3 puan almıştı. Yeter artar bile o takıma. Çevirdikleri maçta yine 2 puan yaktılar. Ve son olarak Liverpool. Mazareti de yok. Pazar günü maçları ertelenmiş, yorgun değiller. Rakip Wolwerhampton deplasman garibi. Oldu mu oluyor... Öyle Gerrard yok Torres yok maçı da değil... Kaybettiler. Blackburn’de Big Sam gittiyse, Roy Hodgson için de valizi toplama zamanı... Takım da ondan ümidi kesmiş gibi oynuyor. İki gün solunacaklar ve hafta sonunda yine santra... İnsan izlerken yoruluyor, bu adamlar bir haftada 270 dakika oynayıp, 30 kilometre koşuyorlar...
İspanyollar, Pazar ve Pazartesi maçlarıyla geri dönüyorlar, İtalyanlar da gelecek hafta Perşembe-Pazar sahada ve iki sağlam maç var: Inter Napoli ve 3 gün sonra bugünden biletleri biten Napoli-Juventus...

28 Aralık 2010

İspanyollar'ın 1 Nisan'ı

Bugün İspanya'nın 1 Nisan'ı. (el dia de los Santos Inocentes) Onlar açısından keyifli bir gün ama dünya medyası açısından da tehlikeli. Geçmişte 28 Aralık tarihli birçok haber ertesi gün medyada yer bulmuş, ardından İspanyollar iyi makara yapmıştı. Bu yılın en iyi işi Sport'tan. Guardiola'nın imzasını taşıyan bir parfüm çıkartacağı haberine afiş de yapmışlar, güzel bir isim de bulmuşlar:"Filosof'eau"
Schumacher'in Ferrari'ye döneceğini yazan da var. İbrahimoviç'in Real Madrid'e geleceğini de. Barcelona'nın gelecek sezon beyaz forma giyeceğine elbette kimse inanmaz. Alejandro Amenabar, Javier Bardem ile yeni bir film çekecek diye bir haber okursanız da inanmayın...

Benjamin Aguero

Dede Maradona... Baba Kun Aguero... Benjamin Agüero Şubat ayında 2 yaşında olacak. Büyüğünde ne olacağı şimdiden belli. Benim ufaklık da en az bunun kadar yetenekli ama:) Benjamin sağ ayağıyla vuruyor topa... video budur...

Naklen Yayınlar

28 Aralık Salı
17.00 Tottenham – Newcastle /LİG TV)
17.00 Man. City – Aston Villa / SPORMAX / PL TV
19.30 West Ham – Everton / PL TV
22.00 Birmingham – Man.United / SPORMAX / PL TV
29 Aralık Çarşamba
21.45 Wigan – Arsenal / LİG TV
22.00 Liverpool – Wolverhampton / SPORMAX / PL TV

24 Aralık 2010

Milano İntikam Haftası

Herkes bir intikam peşinde, sıcak ya da soğuk. Leonardo ve Moratti'nin Milan ile bir hesabı var. Biri koltuğundan oldu, diğeri de eski golcüsünü kaptırdı. Aslında ortalıkta pek de hırs yapılacak, ihanet kokan hikayeler yok. Milan için İbrahimoviç, ilk eski İnter'li değil sonuçta. Geçmişte Ronaldo ve Vieri örnekleri de var. Bu kez hedefi 12'den vurdukları kesin. Sezon başında İbra'nın Barcelona'da bileti kesilince onun yıllık ücretini ödeyebilecek Avrupa'da 2 bilemedin 3 kulüp vardı. Mancini, eski adamını almadı Manchester City'e. Manchester United, bir adama yıllık 9 milyon Euro verse o genç takıma ayıp olurdu. Geriye Milan kalmıştı, o da Milano'ya geri döndü, en iyi bildiği şehre.
Leonardo, bir Guardiola projesiydi. 12 yıldır Milano kulübünde olan Brezilyalı zaten profesyonel yöneticilik yapıyordu. Barcelona'da tutan plan Milan'da tutmadı. Milan'ın yaşlı kadrosu ve farklı formasyonlara izin vermeyen yapısı Leonardo'yu yedi. O peki saha kenarında parladı mı? Milan ne kadar kötüyse o da o kadar kötüydü. Bugün İnter'e evet diyorsa sene başında İtalyan medyasına verdiği röportajların da payı var. Başta Berlusconi olmak üzere Milan için öyle laflar etti ki biz buna gemileri yaktı diyoruz.
Mourinho sonrası ne kazanırsan, başarılı kabul edilirsin? Avrupa Süper Kupa'yı en azından kaybetmeliydi Benitez. Bu yüzden kötü başladı. 2010 Dünya Kupası sonrasında Bayern Münih ile birlikte post-kupa sendromuna yakalanan ve yorgunluk yüzünden dibe vuran bir başka büyük oldu İnter. İspanyol, Mourinho'nun taktiğini pek değiştirmeden başladı ama rotasyon İtalya'da pek tutmadı. Mecburdu, kadroyu çok kurculadı, Maicon'u kaybetti. Yeri dolmazdı, dolmadı. Samuel sakatlandı, onun da yeri dolmadı. Lazio mağlubiyetin aslında filmin sonuydu. Ev sahibi olduğu derbiyi kaybettiği gün de filmi geriye sarmaya başladı İnter Başkanı Moratti. Milano'da günde 60 bin Euro kazanmış Benitez. Güle güle harcasın... İtalyan medyası da çok üzerine geldi. İspanyol'a Mourinho'ya yalakalık yapmak için bol bol saldırdılar. Abarttılar da abarttılar. O dünya bilmemne kupasını takan yok. Serie A şampiyonu olacaksın, Şampiyonlar Ligi'ni kaldıracaksın. Benitez bir yerden başlar, yine bir hikaye yazar. Leonardo'nun işi resmiyet kazanmadı ama olacaksa da çok zor. İnter kadrosu yenilenmek zorunda. Bunu da sakatlıklar yüzünden 7 aydır top oynayamayan Kaka'yı transfer ederek başlayamazsın. Milano'daki ezeli rekabette Kaka büyük bir hançer olur Milan tarafına. Berlusconi için mezar taşında "Kaka'yı satan Milan Başkanı" yazacak diyorlardı orada. Milan taraftarının taptığı adam, bu cesareti gösterir mi? Real Madrid'in ondan kolay vazgeçer. Mesut kısa zamanda çok yol aldı ve kimseye "Kaka yok" dedirtmedi. Bütün intikam hikayeleri Noel tatili sonrası son noktasını bulacak.... Gelecek hafta moda değil intikam haftası Milano'da. Olur ya da olmaz...

23:30/ Leonardo, İnter'in yeni teknik direktörü...................

Hafta Sonu Futbol

26 Aralık Pazar
14:00 Fulham-West Ham United / Spormax
17:00 Man. United-Sunderland / Spormax
19:30 Aston Villa-Tottenham / Spormax
27 Aralık Pazartesi
22:00 Arsenal-Chelsea / Spormax

21 Aralık 2010

Engelli

Dün gece izleye izleye gözümüzden yaş getiren performans... Blog, Pazar günü 4 yılı geride bırakmış. Bunu da yeni farkettim. Yarın uzun yol var, hafta sonuna kadar kepenkleri indirme vakti..

Naklen Yayınlar

21 Aralık Salı
18.00 Trabzonspor – Gaziantep Belediye / TRT 1
20.00 Karşıyaka – Bursaspor TRT Anadolu / KANAL 35
20.15 Fenerbahçe – Bucaspor / TRT 1
22 Aralık Çarşamba
18.00 Beşiktaş – Konya T. Şeker / TRT 1
20.15 Gaziantepspor – Galatasaray / TRT 1

20 Aralık 2010

Real Madrid Barça'yı Nasıl Yakalar?

Real Madrid, Barcelona'yı nasıl yakalar? İşte böyle!.. Bundan sonra Santiago Bernabeu'da rakibin iki kalesi olacak. Seç, beğen, at (!)
****
Mourinho'nun icadı bu. Sevilla maçı öncesi sahaya getirilen yedek kalelerde Casillas ve Palop ısındı. Amaç altıpas zemininin ısınma süresi boyunca yıpranmaması...

19 Aralık 2010

Napoli Pes Etmez!

İtalya'da uzatma dakikalarının artık "Napoli dakikaları" ya da "Mazzarri zone" olarak anılıyor. Avrupa Ligi'nde 4 gün önce +92'de Cavani'nin attığı golle kazanan Napoli bugün de +93'de yine Cavani'nin golüyle Lecce'yi devirdi. Cavani en sonunda yıkacak San Paolo Stadı'nı... La Gazzetta, geçen sezondan bu yana Napoli'nin son çeyrek ve uzatmalarda attığı golleri listelemiş. Ne demek lazım. "Asla pes etme" mi?

Serie A 2010-2011
12/09/2010 Napoli-Bari 1-1 Cannavaro 87’ 2-2
19/09/2010 Sampdoria-Napoli 1-0 Hamsik 83’ e Cavani 86’ 1-2
26/09/2010 Cesena-Napoli 1-1 80’ Hamsik, 88’ e 92’ Cavani 1-4
03/10/2010 Napoli-Roma 1-0aut. Juan 81’ 2-0
25/10/2010 Napoli-Milan 0-2 Lavezzi 78’ 1-2
31/10/2010 Brescia-Napoli 0-0 Lavezzi 77’ 0-1
07/11/2010 Napoli-Parma 1-0 Cavani 86’ 2-0
10/11/2010 Cagliari-Napoli 0-0 Lavezzi 94’ 0-1
21/11/2010 Napoli-Bologna 3-1 Cavani 75’ 4-1
06/12/2010 Napoli-Palermo 0-0 Maggio 95’ 1-0
19/12/2010 Napoli-Lecce 0-0 Cavani 93' 1-0
Avrupa Ligi
30/09/2010 Steaua-Napoli 3-2 Cavani 97’ 3-3
15/12/2010 Napoli-Steaua 0-0 Cavani 92' 1-0
Geçen sezon
18/10/2009 Napoli-Bologna 1-1 Maggio 91’ 2-1
25/10/2009 Fiorentina-Napoli 0-0 Maggio 88’ 0-1
28/10/2009 Napoli-Milan 0-2 Cigarini 91’ e Denis 93’ 2-2
31/10/2009 Juventus-Napoli 2-2 Hamsik 83’ 2-3
6/12/2009 Napoli-Bari 2-2 Quagliarella 89’ 3-2
12/12/2009 Cagliari-Napoli 3-2 Bogliacino 96’ 3-3
20/12/2009 Napoli-Chievo 1-0 Quagliarella 87’ 2-0
24/01/2010 Livorno-Napoli 0-1 Cigarini 91’ 0-2
28/02/2010 Napoli-Roma 0-2 Denis 75’ e Hamsik 90’ 2-2
25/03/2010 Napoli-Juventus 2-1 Lavezzi 88’ 3-1
10/04/2010 Napoli-Parma 1-2 Hamsik 78’ 2-3
02/05/2010 Chievo-Napoli 1-1 Lavezzi 86’ 1-2
09/05/2010 Napoli-Atalanta 1-0 Quagliarella 83’ 2-0